Syn. ÜNAL,
       Halkın oylarıyla o saygın makamı temsil etmektesiniz. Basına vermiş olduğunuz demeç şahsımı ve kamuoyunu üzmüştür. Görülüyor ki halkın yanında olmanız gerekirken şirketin yanında konumlanıyorsunuz. En son söyleyeceğimi  önden söyleyeyim: Bölge halkından özür dileyin. Hatta çağdaş ülkelerde olduğu gibi derhal İSTİFA EDİN!!!
       Niye mi syn. Ünal? Önce açıklamanızı maddelere ayırıp sonra da analiz yapalım:
       MADDE 1: Tosyalı Gübre Fabrikasının yatırım planı var. Bunun da en kısa sürede sonuçlanmasını bekliyoruz. Mahkeme sonucunun kesinleşmesinin ardından hemen temeli atılacak.
       MADDE 2: Çevreciler her şeye karşı ve tepki gösteriyor. Ancak teknoloji ve sanayi o kadar ilerlemiş ki her türlü fabrika kurulabilir. Bunlar dünyanın her yerinde var.
        MADDE 3: Bandırma’daki gübre fabrikasına bizzat gittim. Filyos bu zamanki teknolojiyle Bandırma’dan memnunsa şimdiki teknolojiyle Filyoslular da memnun olacaktır.
        MADDE 4: Bizim sanayi yatırımına ihtiyacımız var. Sanayi bölgesinin elimizde olması, turizmin de gelişmesi anlamına geliyor.
        Açıklamanız böyle ama 3. madde efsane olmuş sayın başkan! Madde madde satır aralarına bakalım:
        MADDE 1: Fabrikanın temeli “hemen” mi atılacak? Bir durup düşünüp halk meclisi kurarak yani halka sorarak bir referandum yapılabilirdi. Kararınızı vermişsiniz belli ki. Halkın ne kadarı ne düşünüyor, bu önemli değil mi? Çok kararlı ve hızlı gördüm sizi “maşallah!”
         Peki, Sayın Ünal! “Kurulacak tesis, Türkiye’nin RAMSAR Sözleşmesi olarak bilinen ( Su kuşları yaşama alanı olarak uluslararası öneme sahip sulak alanlar hakkında sözleşme) ie Bükreş Sözleşmesi olarak bilinen ‘Karadeniz’in Kirliliğe karşı korunması Sözleşmesi’ne de aykırıdır.Danıştay, kararın iptali gerekçesinde ; bu sözleşmede Zonguldak ve çevresinin taşıdığı kirlilik yükü nedeniyle sıcak bölge olarak tanımladığını, devletin bu kirliliği azaltma sözü verdiğini  , dolayısıyla yeni kirlilik kaynağı yaratacak tesisler kurulmasının uluslararası hukuka aykırı olduğuna vurgu yapmıştır……………”
          Görüldüğü üzere iç hukuka da dış hukuka da aykırıdır. Dolayısıyla bu proje hukuka uygun değildir. Mahkemenin nihai kararını biz de sizin gibi bekleyeceğiz.
           MADDE 2: “Çevreciler her şeye karşı…”  vecize gibi bir laf etmişsiniz, aslında bu cümleyi aktüel ve esprili bulmadım değil hani. Çevreciler dediğiniz halkın taaa kendisi, önce bunun altını çizelim. Elbette insanlar çevre katliamı olasılığı varsa karşı olacaklar. Siz ne yapmalarını bekliyordunuz, sussalar mıydı?
           Ülkemizin ve dünyanın politik duruşu ve geçmişi olan nadide ve muteber spor kulüpleri var; doğal olarak bunu tiribünlere yansıtan taraftar grupları… “Çarşı” bunlardan belki de en önemlisi, en dinamik olanı. Ankara’nın “Gecekondu”sundan tutun Bursaspor’un “Teksas” grubuna varıncaya dek o kadar çok ki!
            “Çarşı”yı anlatmaya gerek yok, herkes biliyor zaten. “Teksas” grubu 2015 yılında pek çok fabrikada gerçekleşen işçi eylemlerine destek verdiğini biliyor muydunuz? Grev, iş yavaşlatma ve protesto eylemlerinde “Türk Metal Sendikası”na karşı işçi lehine   mücadele verdiklerini biliyor muydunuz? Size de garip geldi mi: Bir futbol taraftar grubu işçiyi savunmadığını düşündüğü bir sendikayı(üstelik Türkiye’nin en büyük sendikası) protesto ediyor. oldukça ironik!  Bunlar sadece küçük birer örnekti. Fırsat bulursanz şu kulüplerin tarihine ve taraftar gruplarına bakabilirsiniz: Zonguldakspor, S.Etiene, St. Pauli, Vallecano, Schalke, Boco Juniors,Adana Demirspor, Liverpol, İnter… Say say bitmez.
           MADDE 3: Geldik efsane 3. maddeye. Okudukça gülüyorum.
 “Filyos, şu zamanki teknolojiyle Bandırma’dan memnunsa şimdiki teknolojiyle Filyoslular da memnun olacaktır.”
       Kemal Sunal’ın ünlü bir repliği var:”Ne dedi, ne dedi?” Anlatım bozukluğu var ama ben daha çok anlama takıldım. Sayın başkanım, siz Bandırma’daki tek teknolojiden pek memnun gibi görünmiyorsunuz ya da ifadeniz net değil. Filyosluların Bandırma’daki teknolojiden memnun olduğunu varsayıp şu anki teknolojiyle (Sanırım yeni, son teknoloji demeye çalıştınız.) bundan dolayı da Filyosluların rıza göstereceğine dair kişisel temenni de bulunuyorsunuz. Ben yorumu Filyoslulara bırakıyorum ; siz Bandırmadaki fabrikanın çevreye zararından ötürü kaç kez ceza yediğini biliyor musunuz? Bir dönem haberlerden hiç inmeyen Marmara’daki müsilajın müsebbibini biliyor musunuz? Bölgedeki fauna ve flora ölümlerinin, kanser vakalarındaki korkunç artışın sebeplerini biliyor musunuz? Bandırma için üzülmemem mümkün değil; ancak Filyos’u da düşünmeden edemeyiz. Bu fabrika açılırsa ne olacak, eyvah tüh bile diyemeyeceğiz. İş işten geçmiş olacak.
       Bandırma Gübre Fabrikasına gitmişsiniz. Tespitlerinizi kamuoyuyla paylaşır mısınız? Filyos’un örnek alıp memnun kalacağı malum fabrikayla ilgili kamuoyunun tesbitlerini biliyor musunuz?
             a. Deprem fay hattında olduğunu
             b. Güney Marmara’ya ve çevresine hem denizine hem havasına ciddi gaz salınımının olduğunu
            c. Marmara’dan Karadenize uzanan bir hatta  müsilaja yol açtığını
            d. Meclise soru ve araştırma önergesi verildiğini cezalar aldığını, bir süre kapatıldı
ğını
            e. Teknolojisinin geri olduğunu
            f. Tarımsal alan ve üretime zarar verdiğini
            g. Yerleşim yerlerine yakın olmasının yasaya aykırı olduğunu
biliyor musunuz?
         

Sayın Ünal,
Hukuken ve bilimsel olarak savunulan bazı noktaları aşağıda sıralıyorum:
       1. Kimyevi gübreler çevreye zarar verir ve bu gübrelerin üretimi sırasında kabaca şu maddeler, kimyasallar kullanılır: Arsenik, azot, amonyak, nitrik asit, sülfürik asit, fosforik asit, potasyum, nitrat, kükürt, antikek, potasyum klorür, asbest… Say say bitmiyor.
        Sahile doğru esinti olduğunda oldukça rahatsız edici kokular oluşacak.Sağlığı, çevreyi etkileyip yaşam kalitemizi düşürecek.
         2. Ülkeye döviz girdisi sağlamayacak. Finans kaynağının %30’u iç kaynaklardan %70’i ise İngiltere ve Körfez ülkelerinden sağlanacak.Kireçtaşı dışı daki tüm hammadde ithal edilecek. Teknoloji, tasarım, proje, sermaye, hammadde dışarıdan sağlanacak. Sizce ne kadar yerli ve milli?
        3. Uluslararası sözleşmelere aykırı:RAMSAR, NACE…
        4. Zemin etütleri yapıldığında kurulması planlanan fabrikanın olası sel ve taşkın riski taşıdığı nettir. Batı Karadeniz’in tamamı bu sorunla boğuşmaktadır. Ayrıca orman ve tarım arazisine değil daha uygun bir coğrafyaya kurulmalıdır. Yerleşim yerlerine yakın kurulmamalıdır. Bu madde bahsi yapılan durum TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odasınca 51. Türkiye Jeoloji Kurultayı Çaycuma Formasyonu ve Filyos Deltası ile ilgili olumsuz rapor vermiştir.
        Geldik sizin demecinizin son maddesine:
“Bizim sanayi yatırımına ihtiyacımız var.”  demecinizde tek katıldığım cümle bu. Sanayi yatırımı istemeyen yoktur herhalde, ancak bunu gerçekleştirmek için bilimin, hukukun, vatandaşın, sivil toplum örgütlerinin, odaların… onay ve rızasını almanız gerekiyor.
         Sanayinin Filyos turizmine katkı sağlayacağını iddia etmişsiniz. Dışarıdan göç alacağı için esnaf açısından olumlu etkisi olacaktır ; ama turizm kelimesine katılmak mümkün değil. Oldukça kısa olan Karadeniz turizm sezonu çok getiri sağlayamaz. Kış turizmi, sağlık, panel/konferans vb turzmi Zonguldak’ta yok.
         Sayın Ünal,
          Temsil şansı bulduğunuz makamın gereğini yapmanızı, gelişmiş çağdaş ülkelerde olduğu üzere İSTİFA ETmenizi, özür dilemenizi size öneriyorum…

Emekli Öğretmen/ Şener Bostancı


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.