Bizde alışkanlık oldu, bir konu gündeme girer, önce seyrederiz bakarız kim ne söyleyecek, kim konunun ne tarafında yer alacak vb. kısaca uzaktan seyrederiz. Yani kavgaya girmek istemeyiz daha çok da kavgayı izleyen bir alışkanlığımız oluştu.

Hatta öyle olunur ki, ekonomik, psikolojik bir nedenle çatıya, köprüye çıkmış ve yaşamına son vermek isteyen bir insan için bile “haydi atla, atla” diye de yüksek sesle bağırırız.

Şimdi konuyu Fevkani Köprüsüne bağlayacağım. Bu konu farklı alanları ilgilendiren bir anlamda kent insanının gelişmişlik derecesini de açığa vuran bir konu.

Köprü konusunda filmler de izleyerek yol’un insan yaşamındaki yerini anlamamıza da yarayan olumlu şeyleri de, Çaycuma’da yaşanan köprü faciasında yaşanan can kayıplarını da yaşayarak geliyoruz. Böyle olunca sadece bir köprü deyip geçemiyoruz.

Birde buna kent kimliği, kentin geçmiş ile bağını, toplumsal hafızayı da ekleyince iş sadece bir demir yığını olmaktan çıkıyor başka başka şeylere bürünüyor.

Fevkani Köprüsü de böyle bir şey. Yani ne bir demir yığını, ne bir sadece trafiği kolaylaştırıcı bir hizmet alanı, nede altında ticaret yapılan ve bugün kangren olmuş bir esnaf ilişkisi.

Yani nereden baktığınıza bağlı. Kimimiz esnafların o dükkânları kendi malına çevirmelerinden dolayı tepki nedeniyle seyirci iken, kimimiz olası bir teknik sorunda üzerimize yük kalır misali basit bürokrasi tutumu nedeniyle bas imzayı yıkılsın diyen cinsten kimimiz ise, seçimden seçime oy almak ve iktidara gelmek üzere yapılan planlar vb.

Tüm bunlar günlük, çıkarcı ve kendini düşünen tutulardan öteye gitmez. Yani toplusal bakış açısından uzak, hatta insandan uzak ve metalaşmış, donmuş, duygudan ve vicdandan arınmış bir insanlıkla buluşmasından.

Dikkat ediyorum bu Fevkani köprüsü tartışması yıllardır var.

İki teknik grup farlı baktı.

Makine Mühendisleri yıkılmalı, tehlike arzediyor derken, Mimarlar koruma adına sürekli öneriler getirdi.

Yani TMMOB bu konuda birlikte tutum alma konusunda sınıfta kaldı.Politik partiler daha çok seçim zamanları bunu bir pazarlık durumuna getirerek hatta esnafın ağırlıklı kısmı AK Partiye oy veren olması düşüncesiyle, CHP’nin köprüyü yıkmaz düşüncesi oyların CHP’den yana kullanıldığı söylenir.

Bugün gelinen noktada AKP  Belediyesi olarak düğmeğe basıldı ve Fevkani Köprüsü’nün yıkım ihalesi gerçekleşti.

Belediye Başkanı Vali Tutulmaz’ı da yanına alarak oluşturduğu buna ‘Yıkım komitesi’de denebilir esnafa Ağustos Ay’ı bitmeden dükkanları boşaltması için Vali Tutulmaz’a karar çıkartıldı.

Giden Vali bu kararla anılarak birde veda yemeğinde CHP’li davetlilere yer ayırmayarak protokol krizi yaşatılarak kentten ayrıldı.

Bu son karara kadar kentte bu konuda ısrarla köprünün sadece bir demir yığını yada Belediye’nin Ulaşım hattını sağlayan bir güzergah yada, esnaflardan oluşan bir grubun alanı olmadığını Maden Mühendisi araştırmacı Yazar Ekrem Murat Zaman’dan başka ısrarlı konuya getiren az insan oldu.

Ama Ekrem Murat Zaman’ın bu farklı, teknik, bilimsel, kültürel birçok açıdan konuyu gündemde tutması bugün CHP Milletvekillerini, Sosyalist Partilileri uykularından uyandırdı.

Sol Parti bu kadar gürültüye sesiz kalamadı, izlemekten sıkıldı ve basın açıklaması yaparak konuya dahil oldu.

Başta söyledim ne zaman kavgayı göze alırsak kentin ve toplumsal mücadelenin yönüne o derece katkı sağlamış oluruz.

Ne zaman izleyici durumda olursak daha çok yıkılacak, yerine konulamayacak eser olduğunu önümüze ve gözümüze battığı zaman göreceğiz.

Bu durumdan çıkmak çok bir şeyi değil, düşündüğümüzle yaptığımız arasında ki uyumu sağlamakla ilgili.

Nasıl yaşıyorsak öyle düşündüğümüzü unutmayalım.

CHP’de Kongreler devam ediyor

CHP’de ilçe kongreleri yavaş yavaş tamamlanmaya başlıyor. Ereğli, Kilimli,Çaycuma,Kozlu Kongreleri gerçekleşti.

En tartışmalı geçen iki kongreden biri Ereğli diğeri de hafta sonu gerçekleşen Kozlu CHP kongreleri oldu.

Ereğli’de yeni bir ekip geldi.

Kozlu’da ise ne kadar eski ekip varsa birleşti yeni genç kadın adayı başkan yaptılar.

Her Başkan seçilenin şimdi önünde iki acil konu var. Birincisi hangi il başkanını destekleyecek ikincisi hangi ismi kurultay delegesi yapacak.

Pazarlıklar burada şimdilik.

Kongrelerin belki de kırılma noktası merkez ilçede yaşanacak.Şimdi görünürde üç liste (Kırmızı,Beyaz (Sarı destekli) ve Yeşil  harıl harıl çalışıyor.

Listelerin iki tartışmalı ucu var.

Biri kırmızı liste- diğeri Beyaz liste.

İkisi bir anlamda kanlı gibi.

Yani Listenin bir ucunda Şenol Şanal(Beyaz) diğer ucunda Ebru Uzun (Kırmızı) Beyaz Listeyi aday olarak Osman Zaimoğlu yürütüyor, Zaimoğlu’nun sağ (DY) kökenli oluşu, CHP’de bir handikap ama o bu durumdan rahatsız değil. Mücadeleyi sürdürüyor.

En karışık Yeşil nerede durduğu kimi aday göstereceği belli değil yani pazarlık grubu gibi duruyor.Yani en tehlikeli diyebiliriz nereye oynarsa orası kazanacak. Bakalım.

Sağlıcakla kalın


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.