Küresel sistem boyuna dayatıyor.Ne yememiz, ne içmemiz, nasıl düşünmemiz gerektiğini dikte ediyor.

Sistem, kurduğu mekanizmalar sayesinde, sınırları anlamsızlaştırıp, inanç ve kültürlerin içini boşaltıyor/boşaltmaya çalışıyor. Ekonomi silahı ile milletleri teslim alıp aile bütünlüklerini parçalıyor.

Küresel sistem beslenme alışkanlıkları ve zihinsel faaliyetler açısından ‘obez toplumlar’ oluşturuyor. Toplumların refleksleri çürütülüyor bu süreçte. Nesiller, küresel ‘kahramanlar’ın peşinden koşuyor çılgınca. Ailesinin, dostlarının, toplumunun sevinçleri ve üzüntüleri değil, televizyonlarca şişirilmiş kimliklerin ‘ne olacağı’ sorusu insanları meşgul ediyor.

Küresel sistem insanlığı topyekün balık hafızasına mahkum ediyor. Tarihsiz, sanatsız, kültürsüz bir insanlık! Hazcı, derinliksiz kuşaklar!

İnsanlığın bugünkü günde yaşamakta olduklarının özeti aşağı yukarı böyle.

Bu sürecin kuşkusuz en önemli aracı medya. Televizyonlarla ge- niş kitleler, gazetelerle de toplum önderleri evriliyor.

Geçtiğimiz günlerde sonuçları açıklanan bir araştırma, Türkiye’nin ABD ile paylaştığı bir birinciliği anlatıyor. Türkiye, kişi başına televizyon izlemede dünya sıralamasında ön safa yerleşmiş. Giderek daha çok izleyen, deyim yerinde ise seyirci kalan bir toplum olduğumuzun tespiti adeta.

Buna karşın, Anadolu’da elinize aldığınız hangi gazete olursa ol- sun bu ülke insanına, ülkeye dair bir şey bulursunuz.

Haberi yazan muhabirin dünya görüşü, patronun fikri, yazarın dü- şüncesi sonuçta yaşanan toprakların kokusunu taşır.

Yerel basının sayfalarına sokaktaki insanın kaygısı yansır.

Bir yerel gazeteye ‘eviniz’ rahatlığı ile girebilirsiniz. Hesap sorabilir, fikir ileri sürebilir, takdir bildirebilirsiniz.

O halde yerel basın güçlü olmalıdır.

Neden?

Yerel basın güçlü olmalıdır çünkü; toplumun reflekslerinin ifade aracıdır. Yerel basın güçlü olmalıdır çünkü; küresel saldırılara karşı direnç odağı olabilir.

Yerel basın güçlü olmalıdır çünkü; yerele karşı yapılacak haksızlıklara ‘dur’ denilebilecek bir mekanizmadır. Yerel basın güçlü olmalıdır çünkü; yönetilenin sesi, yönetenin sağduyusu olabilir.

Bu nedenledir ki yerel basın güçlendirilmesinin gereğini bir defa daha ifade ediyoruz. Bu amaçla yapılması gereken mevzuat düzenlemelerine ivedilik kazandırılmasını talep ediyoruz.

Ülke geneline yayın yapan basın organlarındaki tekelleşme olgusu ,sermayeyi güçlendirme aracı olarak kullanılması, sermayeden beslenmesi aslında milletimizin geleceği açısından da kaygılanılması gereken bir tabloya neden olmaktadır.

Gerek bu olguyu dengelemek gerekse toplumsal dinamikleri ayakta tutmak, yerel demokrasiyi güçlendirmek adına atılması gereken adımlardan geri durmamak gerekmektedir.

ALGI SORUNU

Yerel basından bahsedilirken korunup kollanması gereken ama bu amaçla çok da adım atılmayan, dahası fazlaca dikkat edilmesine gerek duyulmayan bir mecra algılamasına şahit oluyoruz.

Bu bakış açısının mutlak surette değişmesine ihtiyaç var. Milli Mücadele Basını’ndan söz ederken aynı zamanda yerel basını konuşmuş oluyoruz.

Yerel demokrasinin güçlenebilmesi de ancak güçlü bir yerel basının varlığı ile mümkün olabilecektir. Olayların arka planlarını ortaya koyabilecek, doğru bilgi ile kamuoyunu buluşturabilecek bir yerel basin aynı zamanda demokrasinin sağlıklı bir zeminde yürümesine de aracılık edecektir.

Bu durumda yerel basına evin küçük çocuğu, idare edilecek bir mecra gözü ile bakmak en basitinden haksızlıktır.

YAYGIN BASIN-YEREL BASIN

Keskin tanımlar, ayrıştırmalar yapmaktan yana olmamakla beraber yaygın basınla yerel basın arasındaki farkı ortaya koymamızda fayda var. Deyim yerinde ise yaygın basın hormonlu bir yiyecektir. Hormonlu gıdalar dikkatli alınmazsa insan sağlığı üzerinde kalıcı hasarlar bırakabilir. Hatta gıdanın üretimi aşamasında kullanılan hormonun yarılanma süresi tamamlanmadan piyasaya sunulmuş ve tüketilmişse bu hasarlar kesindir. Tohumlarının genetikleri ile oynanmış olması tehlikesi de göz önünde bulundurulması gereken bir tehdittir. Söz konusu gıdalar obezite başta olmak üzere, kalp-damar hastalıkları, karaciğer hastalıkları ve burada sayamayacağımız kadar çok hastalığın davetçisidir. Örneğin, hormonlu bir domatesin dış görünüşü mükemmeldir. Parlak bir renge sahiptir. Ne var ki kokusu yoktur. Süngersi bir yapıya sahiptir. Yerken lezzet alamazsınız.

Buna karşın organik tarımla üretilmiş gıdalar sağlık için son derece faydalıdır. Belki hormonlu gıdalar kadar albenisi yoktur. Ama lezzetlidir. Kendine has kokusu vardır. Emekle üretilmiş olmanın, içine sevgi katılmış olmanın izlerini taşır.

İşte, mahalli basın da böylesi bir sevginin ve doğallığın ürünüdür. Belki yaygın basın kadar, kaliteli bir baskıya, albeniye sahip değildir. Ama genleri ile oynanmamıştır. Bu toplumun rengini ve tadını taşımaktadır. Buram buram Anadolu, sevgi kokmaktadır. Demokrasi ve yerel değerlerin hayata geçmesinde katalizörlük eder. Yaygın basındaki gibi tek seslilik ve tekelleşme olgusu yerel basında yaşanmamaktadır ki bu özelliği üzerinde belki en çok durulması gereken yönüdür. Küresel sermaye ve küresel kültür saldırılarının tesirlerinden olabildiğince uzaktır. Bu yönü ile toplumun savunma mekanizması, kalkanı görevi üstlenmektedir.

YEREL BASIN NE YAPAR?

Demokrasi kültürünün yaygınlaşması ve yerel demokrasinin güçlenmesine aracılık eder.

Halk adına denetim görevi yerine getirir.

Yönetenle yönetilen arasındaki ilişkide yönetenin mesajını karşı tarafa iletir. Yönetenle yönetilen ilişkisinde yönetenden yana hak savunuculuğu görevi yerine getirir. Haberdar etme, bilgilendirme işlevini yerine getirir.

Hoşça vakit geçirme işlevini yerine getirir.

Yaygın basında hiçbir zaman haber olamayacak, ancak, ilgilisi için önemli olan detayları haber yapar. Düğün, ölüm, açılış gibi haberlerle ilgililerinin mutlu olmasını sağlar.

Yaygın basının bir şehrin veya grubun, kişinin üzerine haksız yere gelmesi durumunda hak savunuculuğu yapar. Yerel sorunların takipçiliğini yapar. Kamu yatırımlan konusunda hak talebinde bulunur.

Yeni yazar ve düşünce adamlarının yetişmesine uygun zemin hazırlar .Ekonomik haberleşme ve markalaşma sürecine aktif katkıda bulunur.

Hemşehrilik bilincini yayar.

Sivil toplumun güçlenmesine aracılık eder.

YEREL BASININ SORUNLARI NEDİR?

Yukarıda da vurguladığımız üzere yerel basının algı sorunu yeterince ağırlığını hissettirememe sonucunu beraberinde getirmektedir.

Yerel basın ağır ekonomik sorunlarla karşı karşıyadır. Yetişmiş ve yeterli eleman sıkıntısı çekmektedir.

Kurumsallaşamama sorunu yaşanmaktadır.

Anadolu’nun çoğu şehrinde yerel gazeteler, matbaaya ilave iş ve basın ilan gelirleri için çıkmaktadır ki bu da kaliteyi düşürmektedir. Gecekondu gazeteler ve seçim dönemlerinde çıkan gazeteler yerel basının saygınlığına gölge düşürmektedir. Haber kaynaklarının kısıtlılığı, yerli yersiz konulan demeç yasakları haber almanın önündeki en büyük engeller olarak durmaktadır.

Güçlü ekonomik ve kurumsal yapıların tesis edilememiş olması reklam verenle haberci ve kurumu arasındaki ilişkilerde sağlıklı olmayan bir yapıyı ortaya koymaktadır.

Ceza Yasası ile birlikte hayata geçen yaptırımlar yerel basının kaldırabileceği düzeyin çok üzerindedir. Şu ana kadar bu konuda ciddi bir sorun yaşanmamış olmakla birlikte, düzenlemelerin mutlak surette gözden geçirilmesi ihtiyacı vardır.

Sık sık resmi ilan tanımlaması sorunu yaşanmaktadır.

YEREL BASININ SORUNLARININ ÇÖZÜM YOLLARI NELER OLABİLİR?

Yerel basın gerçekte gördüğü işlev ve taşıdığı öneme mukabil bir algı düzeyine erişmelidir. Bu, saygınlık, etkinlik, etkililik, yasama ve yürütmenin tasarruflarına da doğal olarak yansıyacaktır. Bu çerçevede yerel basının vazgeçilmezliği kabul edilmelidir.

KOBİ statüsüne alınan yerel basının bu statüden etkin ifadesinin önü açılmalıdır. Makine ve teçhizat alım ve ithallerinde muafiyetler getirilmelidir.

Gazetecinin haber toplamasını kolaylaştırma adına telefon, internet bağlantısı gibi giderlerinde indirim sağlanmalıdır.

Sarı Basın Kartı sadece renkli bir kart olmaktan çıkarılmalı, işlevsel bir kimlik haline dönüştürülmelidir. Yaygın basın için önemli olmayan kart, yerel basın için son derece önemlidir.

İletişim Fakülteli öğrencilerin stajlarının yerel basında yapılması sağlanmalıdır. Bu amaçla çıraklık eğitiminde olduğu gibi öğrenci ve işletmeler teşvik edilmelidir.

Gazetecilik meslek örgütleri kamu yararına dernek statüsüne alınmalı, eğitim amaçlı tesis yapabilmeleri için arsa ve bina yapımı konusunda teşvik sağlanmalıdır. Meslek örgütlerinin eğitim, denetim, ombudsmanlık yapabileceği, rekabeti destekleyebileceği bir yapıya kavuşması sağlanmalıdır.

Yaygın meslek örgütlerinin yapılarında yerel basın daha etkin temsil edilmelidir. Bu vurgulaya geldiğimiz algı ve ağırlık sorunları bağlamında hayati bir gerekliliktir.

Yerel basın kuruluşlarına sigorta prim teşviki sağlanmalıdır. Enerji kullanımlarında tarife kolaylığı sağlanmalıdır.

Kağıt temini konusunda kolaylıklar sağlanmalıdır.

Bilgisayar program desteği sağlanmalıdır.

Basın kanunundan kaynaklanan ağır para cezaları gözden geçirilmelidir.

Basın savcılığı sistemi güçlendirilmeli, cevap ve düzeltme haklarının istismarı önlenmeli, bu hakların kullanımı sırasında, hüküm, titizlikle incelenerek verilmelidir. Gibi Eğitim faaliyetlerine ağırlık verilmelidir. Bu programda olduğu İletişim Fakülteleri ile meslek mensuplarının ilişkileri artırılmalıdır.

Yurtdışı eğitim imkanları verilmelidir.

Basın-Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü’nün finansmanı karşıladığı sayfa düzeni eğitimleri verilmeli ve uygulamaları hayata geçirilmelidir.

2 yılda bir Yerel Basın Şurası toplanmalıdır.

Haber alma özgürlüğünün önündeki engeller kaldırılmalıdır. Bilgi verme ile demeç verme arasındaki ayırım mülki amirlere iyi aktarılmalıdır.

Meslekte rekabeti artırıcı özendirme yarışmaları düzenlenmelidir. Kahvehane ve çay bahçelerine gazete alınmasını zorunlu kılan yönetmeliğin hayata geçmesi sağlanmalıdır.

MUSTAFA ARSLAN/NE HABER


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.