Zonguldak Emek ve Demokrasi Güçleri ((CHP, Sol Parti,Yeşil Sol Parti,EMEK Partisi, TİP,TKP)’nin de yer aldığı ayrıca Meslek ve kitle örgütlerinin de destek verdiği platform (siz bunu yıllardır Zonguldak Demokrasi Platformu olarak biliyorsunuz) işte onun değişik bir versiyonu.

AKP İktidarının hayatın her alandaki ekonomik politikası sonucunda ortaya çıkan yüksek zamlar Zonguldak Merkez ilçede birçok kalemde olduğu gibi ulaşım alanında da yaşama darbe vurdu.

AKP’li Belediye Başkanı Sayın Ömer Selim Alan 2019 Yılında seçim propagandasında özellikle kangren olmuş Özel Halk Otobüsü ve Dolmuşçu esnafı arasındaki sorunu çözeceğini vaat etmiş ve gerekirse toplu taşımayı belediyenin kendisinin yapacağını defalarca dile getirmişti.

Göreve gelince bu işin dışarıdan görüldüğü gibi kolay olmadığını anladı ama iş işten geçti.

Dediğim gibi iktidarın ekonomik politikasının yüklediği zam furyası (farklı nedenlerden dolayı) özellikle 14-28 Mayıs sonrası tam bir yağmur gibi halkın üzerine yağmaya başladı.

Bu zam furyasının ana temel gıdası akaryakıta gelen zamlar olunca bundan birinci derecede etkilenen ulaşım hizmetleri de payını almış oldu.

Kanun gereği Belediye Toplu Taşıma Hizmetleri’ni yapmakla yükümlü olduğundan, Özel Halk otobüsleri firması akaryakıta gelen zam nedeniyle taşıma ücret ve hizmette yeniden güncellemeye gitmek istedi ve bir anlamda Başkan Alan’ı köşeye sıkıştırdı.İstediği olmadığı taktirde hizmeti durduracağını hissettirdi.Bunu daha öncede yapmış ve bu boşluğu o günkü durumda Sayın Alan Dolmuş-Minibüs esnafıyla çözmeye çalışmış ve sonuca gidememişti.Gel zaman git zaman Belediye Meclisi’nin Eylül oturumunda Toplu taşımanın firmasının istediği rakamı (Minübüs esnafının itirazın rağmen) Başkan alan meclisteki çoğunluğu nedeniyle Özel Halk Otobüslerine zam yaptı.İşte dananın kuyruğu burada koptu.

Buna karşılık Şoförler ve Otomobilciler Odası’da dolmuş fiyatlarını 10 TL’den 17 TL’ye çıkardı. Hayat bir anda kilitlendi.Bu duruma Zonguldak Emek ve Demokrasi Güçleri sesiz kalmayarak “Ulaşım Zammını geri Al” mottosuyla Gazipaşa Caddesinde İmza kampanyası başlattı, Zonguldak halkı kampanyaya kısa zamanda oldukça yüksek destek verdi, 5 bin 492 kişi’de bir anlamda Başkan Alan’a kırmızı kart gösterdi ve “Zammı al başına çal” dedi.

Fakat bu toplanan imzaların yerine ve muhatabına ulaşmasında bana göre eksik (yanlış demeyeyim dostlar alınıyor) planlama ve propaganda oldu.

Yani Emek ve Demokrasi Güçleri Platformu mücadelenin sivri ucunu bence yanlış yere yönelttiler.

1-)Öncelikle bu gelen zammın direk adresi AKP iktidarı. ve onun ekonomik politikaları. Oysa imzacılar propagandasının ana yönünü Başkan Alan’a yönelttiler. İşi siyasi kavgadan yerel yönetime çevirdiler.

2-) Yani bu imza kampanyasını “Ulaşım zamları geri alınsın” tamam ama asıl neden zam geldi ve sorumlusu kim? konusu biraz ötelendi

3-) Bu bir kampanya idiyse bunun bir kaç ayağı olmalıydı. Örneğin İmza kampanyası stant kurma, Zamları ve Hayat Pahallılığını Protesto Miting ve yürüyüşü vb.  ve propagandanın içeriği. Toplanan imzalar sonrası, asıl sorumluların siyasal temsilcileri yani AKP İl Başkanlığı. Örneğin buraya bir siyah çelen vb gibi.

4-) Şoför esnafı ısrarla zam oranına karşı çıktı yani 17 TL değil 15 olsun dedi.Yani bir diğer Muhatap Şoförler Odası, o da hiç gündeme alınmadı.

5-) İmza kampanyasının teslim etme, muhataba derdini anlatma ve halkın taleplerini iletmenin yol yöntemleri konusunda da baskın siyaset uygulandı.Belediyenin önünde basın açıklaması vs. Doğal olarak muhataba teslim edilmesi gereken ve dertleri karşılıklı konuşma, sorunları Yerel yönetici ile paylaşma diyalogu ortadan kalkmış oldu,imzalar sıradan bir evrak gibi kayıttan geçirerek ilgili yerel ulaştırılmış oldu.Yani Resmi evrakın cevap kısmı açık kaldı.

Oysa böylesi durumlarda diplomasi trafiğine ihtiyaç var.En azından Platformun içinde yer alan CHP’nin mecliste azımsanmayacak bir grubu var.Platformunda belirleyeceği isimlerden oluşan ve CHP’li Meclis üyelerinin de yada grup başkan vekilinde içinde yer aldığı bir komite randevu trafiğini düzgün yürüterek toplanan imzaları Belediye Başkanı Selim Alan’a ulaştırıp konuyu değerlendirme fırsatı yaratılabilirdi. Yapılmadı, yapılamadı.

6-) Bir diğeri ise halkın gösterdiği desteği, Emek ve Demokrasi Güçleri’ni oluşturan parti ve örgütlerinin basın açıklaması sayısal azlığı ise başka bir değerlendirme konusu.

Kısaca halkın konuya yaklaşımıyla, dertleriyle platform üyelerinin dertleri üst üste düşmedi. Bu konuda anlaşılan daha çok alacağımız yol var demektir. Yani başa dönersek, adınız ne olursa olsun, ismimizi ne ile değiştirirsek değiştirelim gerçeği değiştirmeyeceğimizi bu eylemde de görmüş olduk.

Son Söz;

“İnsanlık tarihi bir mücadeledir ama ırklar ya da bireyler değil, sınıflar arasında. / Karl Marx ”

Sağlıcakla kalın


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.