HÜDA PAR ve Yeniden Refah Partisini de yanına alan AKP %35,6 oy alarak TBMM’ye girdi ve AKP 268, CHP 169, Yeşil Sol Parti 61, MHP 50, İYİ Parti 43, Yeniden Refah Partisi 5 ve Türkiye İşçi Partisi 4 milletvekili ile temsil hakkı kazandı.

CHP’nin 169 milletvekilinin 15’i DEVA, 10’u Gelecek, 10’u Saadet ve 3 milletvekili Demokrat Partili olduğundan partilerine geçtiler Millet İttifakı kapsamında.

Böylece son yüzyılın en sağcı ve dinci TBMM’si oluşmuş oldu! Böylece Türkiye halkının yüzü ilkçağa doğru döndürülecek hale getirilmiş oldu…!

Genel yönünü ilkçağa dönem lider parti HÜDA PAR Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu “Hizbullah terör örgütü değildir demişti. Ve Ağustos 2023 sonunda Güney Doğu Anadolu’da Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda yaptığı kongrelerde okullardaki karma eğitime karşı olduğunu ve gençlerin birbirini taciz edebileceğini bile söyleyebilmiştir.

İstanbul Medeniyet Üniversitesi’nin Resmi Gazetede yayınlanan ilanında “Üniversitenin Eğitim Fakültesi Anabilim Dalı” için alınacak öğretim üyesinin “Doktorasını din eğitimi alanında” yapmak şartı getirilmiştir. Yine aynı üniversitenin “İktisat Bölümü” için alınacak doçentin “İslam iktisadı alanında çalışmalar” şartı aranmıştır.

Diğer yandan HÜDA PAR’ın Ağrı Kadın Kolları Başkanı Saliha Adıgüzel’in ardından HÜDA PAR Diyarbakır İl Kadın Kolları Başkanı Habibe Güzel de tekstil firmalarından tesettüre uygun kıyafet bulmakta zorluk çektiklerini, tekstil firmalarının “modaya uygun değil Allah’ın emrettiği tesettüre uygun kıyafetler istediğimizde, yoktur yanıtıyla karşılaşıyoruz”, diyor.

Peki, tüm bu din ile yaşam arasındaki çelişkileri neden yaşıyoruz? Kadınlar neden bilimsel eğitimden, üretimden, sosyal ve kültürel hayattan koparılmak isteniyor? Gerçekten bu günkü yaşam tarzı ahlaklı, bilimsel, adaletli bir yaşamın önünü kapatıyor mu da bu sıkıntıları yaşıyoruz? Evet, din ile tüm bu saydığım alanlarda çelişkiler var. Peki, neden var? Gerçek din öğretilmiyor, bilinmiyor ve uygulanması için çaba sarf edilmiyor.  Çünkü ibadet edenler kendi dillerinde değil Arap dilinde yani Arapça okuyorlar, söylüyorlar ve ne okuduklarını, ne söylediklerini bilmiyorlar. Yani Kuranı Kerimin ne anlatmak istediğini bilmiyorlar. (Kuranı Kerim Araplara anadilleri Arapça olduğu için Arapça indirilmiş; Hindistan’a inseydi Hintçe olacaktı.) Eğer öğrenirlerse kapitalizm ayakta duramaz, eğer öğrenirlerse savaşlar olmaz ve barış tüm insanlığı kapsar, insanlık bilim âlimi olur. Çünkü İslamiyet sosyalizmi öngörmektedir; çünkü Muammer Kaddafi Libya’ya sosyalizmi ve bilimi bunun için getirmişti 1977 yılında. Çünkü Mustafa Kemal Atatürk; hayatta en hakiki mürşit ilimdir” demiştir. Ve ben bu söze “ve insanı mutlu eden” sözcüklerini de ekliyorum. 

Ne demişti Hz. Muhammed? “Ben sizin ahlakınızı tamamlamak için görevlendirildim ve bilim Çin’de de olsa gidin alın”. Çünkü o çağda Çin, tıp biliminde dünya lideriydi.

Ne demişti Sovyet Generali Afganistan’ı işgal ettiklerinde? “Biz sizin ahlakınızı güzelleştirmek için geldik”.    

Ne diyor ayette Allah?: “Komşusu açken tok yatanlar bizden değildir”.  Bende ekliyorum: madem komşusu açken tok yatanlar dinsiz ise; çalışanları açken tok yatan tüm işverenler de dinsizdir.

                             XXXXXXXXXXXXXXXX

16.4.2023 tarihli Anayasa değişikliğiyle olan yıkıma devam edelim:

Madde 76: Değişikli kanunu 25 olan seçilme yaşını da 18’e indirdi ve askerlik yapmış olma şartını da kaldırdı. Hâlbuki daha önceleri seçme yaşı 20, seçilme yaşı 30 idi. Böylece seçme ve seçilme yaşı 18 oldu.

 Nüfusun genç bir yapıya sahip olması nedeniyle seçme hakkıyla seçilme hakkı böyle olması gerektiği gerekçesiyle…

Peki, 18 yaşını doldurunca seçilen kişi hangi bilgi ve tecrübeyle eylemde ve söylemde bulunacak; ne kadar bölge, ülke ve dünya bilgisi var? Nasıl istediğine evet, istemediğine hayır diyecek? Hangi kurulda, nasıl görev alacak, nasıl çalışacak? Yoksa yönetiminin aldığı kararlara muhakeme ve muhasebe yapmadan, yapamadan evet mi diyecek? Yani milletin mi vekili olacak yoksa parti yönetiminin mi vekili olacak?

Biz özgür iradesi olan, sadece kendi aklına, vicdanına ve halkına karşı sorumlu olan vekiller istiyoruz; aynı hâkimler gibi, kapı kulu değil!


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.