Yerel seçimde gözler, her ne kadar Merkez ilçe,Ereğli-Kozlu ve Kilimli’ye çevrilmiş olsa da bölgenin dinamiği, bir anlamda kentin çıkış-kurtuluş kapısı olarak görünen Vadi bölgesine kilitlenmiş durumda. Vadi, Çaycuma merkezli, Gökçebey ve Devrek ilçelerini içine alarak, hem nüfus yoğunluğu hem de ekonomi-politika açısından ağırlıklı bir bölge haline gelmiştir. Yerel

seçimde bu dönemin ana çekim merkezi, Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı’nın etrafında bir yörüngede buluşmaktadır. Bu durum, Cumhur İttifakı’ndan çok CHP’nin bölgede giderek daha da güçlenmesine katkı sağlamaktadır. Gökçebey Belediye  Başkanı Vedat Öztürk’ün de katılmasıyla iki ilçe ve beldeleri de kanatları altına alarak 2024 yerel seçiminin galibi olarak görünmektedir.

CHP örgütünün Devrek’te demokratik uygulama yerine, bir anlamda atama yaparak mevcut Başkan Çetin Bozkurt’u aday göstermesinin, seçim atmosferine girildikçe daha somut sonuçları ortaya çıkaracağına inanmaktayız. Şu anki belediyelerde CHP’nin elinde olanları koruyacağı gibi yeni belediyeleri de kazanması muhtemeldir.

Örneğin, Vadi’nin kültür, turizm ve giderek ekonomik merkezi durumundaki Filyos, yıllardır AKP yönetimindedir. CHP’nin Çaycuma ağırlıklı merkezi çalışması, bu dönem Filyos’u da saflarına katmaya yöneliktir.

Filyos’ta örgütün dinamik ve bütünlüğü, ilçeyle olan iyi iletişimi ve ilçe merkez belediye başkanıyla olan dayanışması, Filyos’u CHP’nin lehine döndürebilir.

Filyos’ta üç adaylı bir yarış görünse de ibrenin Kadir Uzun‘dan yana olduğu, geleceğin Filyos’unun yaratılmasında kilit isim olarak görünüyor.Kamuoyunun

ağırlıklı olarak AKP’den Filyos’u alma isteğine odaklandığı belirtilmektedir. Parti merkezinin bu yönde adım atması gerektiği ifade edilmektedir.

CHP dışında önemli bir güç olan Cumhur İttifakı (AKP-MHP) Bloğu, Vadi bölgesinde var olan noktaları kaybetmemek üzere çaba sarf etmekte ve bu dönemin taktik çalışmasını özellikle belediye ve il genel meclislerine odaklamaktadır.

Örneğin; Çaycuma’da AKP-MHP’nin adayı Bünyamin Bostancı’nın gövde gösterisi, seçimin baştan CHP’ye ve Bülent Kantarcı’ya tepside sunulması olarak algılanmaktadır. Cumhur İttifakı tabanının, Kantarcı karşısında adayın seçim alma şansının olmadığını bildiği ve meclis üyelikleriyle muhalefet görevine şimdiden hazırlandığı görülmektedir.

Bölgede gelişen işçi sınıfı ve emekçi halkın nesnel varlığına rağmen hiç hissedilmeyen grupların başında sosyalistler-devrimci demokratlar geliyor.

Önümüzdeki günlerde tüm parti adaylarıyla konuları daha açık ve net tartışma ve kamuoyuna duyurma çabasını sürdüreceğiz.

 (Susma/Çaycuma)


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.