Birol Üzmez/İzmir

“Bu fotoğrafı 3 Ocak 1991 günü çekmiştim. O zamanlar Cumhuriyet Gazetesi’nin Zonguldak muhabirliğini yapıyordum. Her günkü gibi geniş kitleler, sendikanın sokak arasında toplanmıştı. Mahşeri bir kalabalık vardı. Aylar boyunca kent içinde süren grev protestolarından bir sonuç çıkmadığından, sendika başkanı Şemsi Denizer Ankara’ya gitme kararını açıklayacaktı. Her günkü gibi farklı olarak, kadınların yüzünde büyük bir öfke birikimi okunuyordu. Ben kapının ağzında konumlandım ve hafifçe yere doğru eğildim.

Sendikanın üst katında pencereden Denizer seslendiğinden, insanların yukarıya doğru bakması fotoğrafa çok büyük bir anlam kattı: “Hazır ol Çankaya, geliyoruz Ankara. Bugün burada, yarın Ankara’da.” Ertesi günü Cumhuriyet’in manşetinden de anlaşılacağı gibi, Ankara’ya gitmek için bin otobüs, 250 minibüslük bir araç konvoyu hazır bekliyordu. Özel arabalar da cabasıydı.

4 Ocak sabahı ne olduysa oldu ve güvenlik güçleri madencilerin Ankara’ya hareket etmesine izin vermedi. Öfke, nefret ve kin daha da büyüdü. Sonra kimsenin hayal bile etmediği bir şey oldu. Ellerinde çıkınları hazırlamış, yola koyulmayı bekleyen madenciler, eşleri ve çocukları hep bir ağızdan bağırarak “Ölmek var, dönmek yok, gemileri yaktık, geri dönüş yok” sloganları atarak yürümeye başladı.

Bir fotoğrafçı olarak benim hayatımda yaşadığım dönüm noktalarından biri olan bu eylemi başından sonuna kadar takip etmiş ve fotoğrafla belgelemiş biri olarak kendimi şanslı addediyorum.”


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.