Dr.Kemal Yurtbay
Gerçekte bütün dinlerin ortak paydası iyi ahlak sahibi olmak, milliyetçiliğin ana teması da yurtseverliktir. Bu nedenle din ve milliyetçilik, siyaset üstü olması gereken, toplumların ortak değerleridir.
Bu kavramlar siyasete alet edildiği taktirde, esas amacından saptırılacak ve toplumu ayrıştıran, düşman kamplara bölen enstrumanlara dönüşecek, dahası siyasi ve ekonomik çıkarların aracı haline gelecektir.
Bu bağlamda milliyetçiliği siyasetlerinin merkezine koyanlar kendilerini vatanın gerçek sahibi, kendilerinden olmayanları vatan hayini sayacaklar; dini siyasetlerinin merkezine koyanlar ise kendilerini İslamın hamisi, kendilerinden olmayanları kafir sayacaklardır.
Ülkemizde uzun zamandır iktidarı elinde tutan iki siyasi partiden biri sünni İslamı referans almış, öbürü Türk milliyetçiliğini.
Bu ikili iktidarın bugüne kadarki uygulamaları dikkate alındığında görünen manzara şudur; dindarlık, ahlaki yönü terkedilerek dinciliğe dönüşmüş; milliyetçilik ise, yurtseverlik rafa kaldırılarak, siyasi ve ekonomik çıkarların aracı haline gelmiş.
Şöyle ki, din referanslı parti, İslamın yasak saydığı, yalanı, kul hakkı yemeyi, liyakatsizliği, adaletsizliği olağanlaştırmış; Milliyetçilik iddiasında bulunan ortağı ise, andımızın, kurumların başındaki TC ibaresinin kaldırılmasına, ülkenin kaynaklarının yabancılara peşkeş çekilmesine, yurdun yabancıların istilasına uğratılmasına ses çıkarmayıp, iktidarın nimetlerinden nemalanmayı amaç edinmiş ve bu amaca dönük olarak ülkücü etiketli organize suç örgütleriyle yan yana görünmekten de çekinmemiştir.
Özet olarak, din gibi, milliyetçilik gibi toplumun ortak değerlerinin siyasete malzeme yapılması bir ülkeye yapılabilecek en büyük kötülük olmuştur.
Bundan en büyük zararı da bu ortak değerler görmüştür.

sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
