KESK’e bağlı Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen), 8 Mart Uluslararası Kadınlar Günü öncesinde tüm eğitim emekçilerini, toplumsal cinsiyet eşitliği eğitimi için bir ders saatini ayırmaya davet ediyor. Sendikanın Kadın Sekreterliği konuyla ilgili basın açıklamasında, eğitim sisteminin toplumsal cinsiyet eşitsizliklerinin sürdürülmesinde oynadığı rol vurgulanarak çeşitli sorunlar ele alındı.

Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği ve Eğitim Sistemi
Eğitim-Sen, Türkiye’de toplumsal cinsiyet rollerinin aile, okul, hukuk, ahlak, din ve medya tarafından sistemli bir şekilde inşa edildiğini belirterek, eğitim sisteminin bu eşitsizlikleri sürdürmedeki rolüne dikkat çekti. Özellikle resmi ve yazılı olmayan gizli müfredatın, öğrencileri toplumsal cinsiyet temelinde ayrıştırdığı ifade edildi.
Cinsiyet Eşitsizliği ve Politik İktidarın Rolü
Sendika, siyasi iktidarın muhafazakâr ve gerici cinsiyet anlayışının, eğitim politikaları üzerinden toplumsal cinsiyet algısı ve eşitsizliği derinleştirdiğini savundu. Ayrıca, resmi ve örtük eğitim müfredatının cinsiyetçi bir anlayışla hazırlanarak kadınların toplumsal cinsiyet rollerini meşrulaştırdığına vurgu yapıldı.
Eğitimde Dinselleşme ve Cinsiyetçilik
Eğitim-Sen, özellikle AKP iktidarı döneminde eğitim sistemine dini faaliyetlerin, MEB, Diyanet İşleri Başkanlığı, dini vakıf ve cemaatler aracılığıyla örgütlenmeye çalışıldığına dikkat çekti. Bu anlayışın kadınlara ve kız çocuklarına dayattığı yaşam tarzının, eğitim sistemi aracılığıyla kadını dışlayarak, yok saydığı belirtildi.
Eğitim Müfredatı ve Cinsiyet Eşitsizliği
Sendika, Milli Eğitim Bakanlığı’nın geleneksel kadınlık rollerini İslami kurallarla meşrulaştırmaya çalıştığını, ders kitapları aracılığıyla aile yaşamını kutsayan ve kadını bu denklemde yok sayan politikaların sürdürücüsü olduğunu ifade etti. Eleştirel düşünceyi engelleyen eğitim müfredatının, cinsiyet eşitsizliğini yeniden ürettiğine vurgu yapıldı.
Eğitimde Meslek Liseleri ve Cinsiyet Ayrımcılığı
Eğitim-Sen, meslek liselerinde yaşanan cinsiyet ayrımcılığına da değinerek, kız çocuklarının belirli alanlara yönlendirildiğini ve kalıp roller dayatıldığını belirtti. Cinsel yönelim farklılıklarının ise yok sayıldığına dikkat çekildi.
Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Eğitimi İçin Çağrı ve Etkinlikler
Eğitim-Sen, tüm eğitim emekçilerini 8 Mart’ta bir ders saatini toplumsal cinsiyet eşitliği eğitimi için ayırmaya davet ediyor. Sendika, bu çerçevede planlanan etkinliklerin çocukların bilincini artırıcı ve eleştirel düşünceyi teşvik edici olduğunu belirterek, toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelesini sendikal platformlardan sokaklara kadar genişleterek sürdüreceklerini vurguluyor.
Eğitim-Sen, toplumsal cinsiyet eşitsizlikleri inşa eden ve sürdüren uygulamalara karşı iş yerlerinde, sokaklarda ve yaşamın her alanında eşitlik ve özgürlük mücadelesini büyüterek sürdüreceklerini belirterek, tüm kadınların 8 Mart Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü’nü kutladıklarını ifade etti.

sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
