NEREYE GİDİYORUZ (17)

Kadına yönelik şiddetin en sık görünen şekli partneri tarafından istismar edilmesidir.Kadına yönelik şiddet, yapılan antropolojik çalışmalara göre Papua Yeni Gine’de yerli topluluklar dışında neredeyse her toplumda görülmektedir. Gelişmiş ve az gelişmiş ülkelerde kadınların üçte biri ile üçte ikisi eşi tarafından dövüldüğü beyan edilmiştir. ABD’de yapılan araştırmada 8000 kadının yüzde 52’si çocukluğunda yetişkin fiziksel saldırısına uğramış ve her yıl 1,9 milyon kadın şiddetle karşılaşmaktadır. Küba’da ise kadına karşı şiddet yok gibiymiş! Çünkü tüm temel ihtiyaçlar devlet tarafından karşılanıyor ve şiddet uygulayanlara ağır cezalar veriliyormuş. Avrupa’da da kadınlara 1/3, 2/3 oranlarında şiddet varmış.

Konuyu öncelikle aile nedir, nasıl olmalıdır; anaların, babaların görev ve fonksiyonları, çocukların pozisyonları nelerdir bağlamımda araştırmaya çalıştım. Çünkü bu gibi olumsuz sonuçlar nasıl doğuyor, idealleri nedir, diye öğrenmenin yolunu uzman kaynaklardan anlamanın faydalı olacağını düşündüm. Elimde Prof. Dr. Özer Ozankaya’nın toplumbilim kitabından “Aile Kurumu” bölümünden faydalandım.

“Aile temel toplumsal birim olup, tarih boyunca köklü değişimler geçirmekle birlikte şu temel işlevleri karşılamaktadır: insan türünün üretilmesini düzenleyip kuşakların sürekliliğini sağlamak; cinsel yaşamı düzenlemek; bireyler arasında işbirliği ve onlara birincil küme doyumları sağlamak.

Aile demek kadın demektir. Öylesine ki, bir toplumdaki aile kurumunun özellikleri, orada kadının konumunun (statüsünün) damgasını taşır.

Günümüzde sanayi-kent toplumundaki aile yaşamında başarının temel koşulları araştırılmakta, evlilikte başarının öngörülmesine çalışılmaktadır.

Ailenin Tanımı ve İşlevi:

Aile içinde insan türünün belli bir biçimde üretildiği, topluma hazırlanma sürecin belli bir ölçüde ilk ve etkili biçimde cereyan ettiği, cinsel ilişkilerin belli bir biçimde düzenlendiği, eşler ve ana-babalarla çocuklar (aile biçimine göre başka yakınları) arasında belli bir ölçüde içten, sıcak, güven verici, ilişkilerin kurulduğu, yine içinde bulunulan toplumsal düzene göre ekonomik etkinliklerin az ya da çok bir ölçüde yer aldığı bir toplumsal kurumdur.

Bu bağlamda çocukların bakımı yapılır, ana ve baba ekonomik, sosyal ve konularda işbirliği yapar, çocuklar da yaşları ve yeteneklerine göre bu alanlarda gereken desteği verir, aile dayanışması, bilgi ve kültür zenginleşmesi, gerekiyorsa uygulamaları yapılır.

Aile kurumunun en temel öğesi kadın, yani annedir. O kadar ki aile demek kadın demektir. Bu nedenle de herhangi bir ortamda ailenin niteliğini belirlemede en temel öğe, kadının aile ve toplum içindeki konumudur.

İnsanlığın ilk çağlarında uzun dönemler anaerkil aile düzenini yaşadığını biliyoruz. Ana tanrıça Kibele’nin yurdu Anadolu, anaerkil ailenin de anayurtlarından birisi olmuştur. (Bu arada Amazonları da unutmayalım)

Aile binlerce yıl boyunca aynı zamanda asıl olarak bir ekonomik üretim birimi olmuştur. Bugün de birçok yerlerde bu özelliği süregitmektedir. Ancak çağdaş kent sanayii toplumunda aile ekonomik açıdan artık bir tüketim birimidir.

 Çağdaş toplum, aileye başka birçok bakımdan da değişik özellikler kazandırmıştır: Çekirdek aile, tek eşli aile; eş seçiminde kişisel beğenilerin ağırlık basması; eşlerin evlenme öncesi birbirlerini tanımaları. Çağdaş aile erkeğin adını taşısa da karı koca ilişkisi astlık-üstlük ilişkisi olmayıp, asıl olarak eşitlik ilişkileridir. Aile içinde görev ve hak dağılımı cinsiyet ve yaşa göre olmaktan uzaklaşır; mümkün olduğu kadar eşit olmalıdır, çocuklara karşılıksız sevgi gösterilir, eğitim korkutmayla değil ikna yoluyla, güzel örnek olma yoluyla yapılması yaygındır. (Burada asıl olan sevgi ve saygıdır.)

Ailenin eşlerin boşanması yoluyla sona ermesi durumu da pek çok toplumca öngörülmüş ve bunun koşulları da belirlenmiştir.

Aile kurumunun başarılı bir şekilde yaşamı Batı Avrupa ve Kuzey Amerika’da sağlanmış ama diğer ülkeler bu başarılıların emperyalist baskısı altında olduklarından aynı başarıyı gösterememişlerdir, hâlâ ortaçağdadırlar.”

Bizim halkımız devletimizin kuruluşundan itibaren çok başarılı gelişmeler göstermiş olsa da 1980 yılından bu yana üçüncü dünya ülkesi yolunda olduğundan olumsuzluk gelişmesinde zirveye ulaşmıştır.

Son 20 yılda geldiğimiz seviye örnekleri de şöyledir:

Veriler                                         2002 Yılı                        2022 YILI

Nüfus (2000)                    67.803.927                     85.279.553                            

Kadın cinayeti                          66                                    334  

Boşanma                               95.323                          180.954   

Kadınların işe katılımı    %  27.9                            %   33.1

İcra Dosyası                          8.613.759            (2023) 33.375.000

İşsiz  (dar tanımlı %)             10,3                                  9,1

Gelir Dağılımları(emekçi %)    28,3                             29,7

Gelir dağılımı (sermaye %)      53,8                             50

Nüfusun % 1’nin serveti %      39,4                             54,3

Nüfusun %99’nun serveti %    60,6                             45,7

Eğitim sınıf ortalaması              6                                   9,2

Bir soru: Fullbright Eğitim Komisyonu nedir, ne işe yarar?

Bu sonuçlardan anladığım şu: Hükümetler 2002 krizini örnek alarak bu güne kadar aynı sonuçları almak üzere politikalar uygulamışlar ve zengini daha zengin, fakiri daha fakir yapmaya çalışmışlardır. Bunu asgari ücreti aşağılara çekerek net olarak göstermişlerdir.

Toplumdaki kadına şiddetin önlenmesi için yapılması gereken ilk yöntemlerden birisi evlenme sırasında nikah cüzdanlarına tarafların uyması gereken temel kuralları medeni kanun ve ahlak kurallarına bağlı olarak özet halinde bir iki sayfada yazılmasıdır.

İkinci konu, cinsel yaşam ile ilgili olarak mümkünse eğitim almaları ve ilgili kitaplardan faydalanmalarıdır. Avrupa’da bu konuda okullarda eğitim verilmeye çalışıldığı bilinmektedir. Bunun için ülkemizde de bir öneri geldi ve yıldırım hızıyla geri çekildi ama şu bir gerçek eğitim ve öğretimden geçmeyen hiçbir konuda hesap sorulamaz!

Diğer yandan Türkiye de İstanbul Sözleşmesine girmesine rağmen çok kısa bir süre sonra çıkmıştır Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kararıyla.

Sonuç olarak şu ortaya çıkıyor: Devlet ve sermaye işbirliği yaparak, topluma maliyeti ne olursa olsun zengini zengin, fakiri fakir yapıyor. Sonuçta tüm olumsuzluklar topluma yansıyor ve bedelini yoksullar ödüyor. Bu durumda tüm olumsuzlukların, davaların hesabı, yasama, yürütme, yargı ve sermayeye sorulmalıdır.

Televizyonlarda reklamlar çok yüksek yoğunluktadır ve tüketilmediği halde satın almayı tahrik etmektedir; yarı yarıya azaltılmalıdır. Üretimde yüksek kalite standartları gelmeli ve tüketim miktarı en aza indirilmeli. Televizyonlardaki programlar mücevher vitrini olmamalıdır.

Türkiye’de 33.5 milyon silah olduğu bilgisi var ve bunun 30 milyonu sivil toplumda, çoğunluğu da ruhsatsızmış! Bu alanda ABD ile aynı durumdayız.

Türkiye halkı ve devleti 40 yıldır PKK ile savaşıyor; maliyeti nedir, ne kadar acaba? Silah icat oldu, mertlik, ahlak bozuldu; savaşlar ve sınıflı toplum geldi.

Zafer Partisi başkanı Ümit Özdağı’ın yaptığı açıklamaya göre Türkiye Suriyeli ve diğer göçmenlerle diğer ülkelerdeki insanlara 2012-2022 yılları arasında 80 milyar 268 milyon dolar insani yardım yapmış ve Dünyada ABD’den sonra ikinci seviyedeymiş yardımda!

Anladığım kadarıyla kadına şiddet sorunu tüm dünyayı kaplamış ve bu saldırı şekli de sınıflı toplum, bugün için kapitalizmden beslenmektedir. Çünkü bilim kapitalizmindir, üretim kapitalizmindir, adalet kapitalizmindir, ahlak kapitalizmindir, barış kapitalizmindir ve din de kapitalizm emrindedir.

Peki, ne yapmalı? Sosyalizme geçmeli. Sosyalizmde bilim doğanındır, üretim doğanındır, adalet doğanındır, ahlak doğanındır, barış doğanındır ve din de doğanındır. Ne kadar doğa bilim, o kadar güzel insan!

Bilimsel bilgi arttıkça mutlulukta artar, huzur da…! Kişisel olarak ekonominin ağırlığı ise insana yüktür; mutsuz da yapar, huzursuz da…


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.