Konumuz eğitim felsefesi değişikliği ve sonuçları..
Herkes gider Mersin’e biz gideriz tersine misali…
Cumhuriyet Gazetesi 6 Mayıs 2024 – Prof. Dr. Dilek Gözütok ile iklim Öngel söyleşisi: Kulluğun sonu ortaçağ.
“Cumhuriyet 1924’ten itibaren ümmetten vatandaş, padişahın mülkünü vatana çevirdi, kulu ulus yaptı.
AKP iktidarına kadar din dersi seçmeliydi ama zorunlu oldu, FETÖ’cüler eğitimi yönetir hale getirildi. Ulus tekrar ümmet haline getirilecek. MEB’in yeni eğitim programında ise bilim sözü 43 kez, ahlak 61 kez, erdem 46 kez, değer ise yüzlerce kez geçiyor. Evrim demekten, gelişim demekten vazgeçmek için yerine tekamül, bilim yerine ilim denmekte. Felsefeye 67 sayfa ayrılırken, din öğretimine 572 sayfa ayrılmış. Şimdi bütün okulları imam hatip ruhuyla götürmeye çalışıyorlar. Din dersi tamamen Emevi öğretisine dönüşmüş(cehalet ve vahşet), diğer dinlerden hiç söz edilmiyor.
Metin ülkeyi toptan dincileştirmeyi amaçlamakta, bilimin ürünlerine, doğaya, evrime, integrale bile karşı olup, uygulamadan çıkarıldığı görülüyor.
2005’ten itibaren uygulanmakta olan bütün programlar, Türkiye halkını ortaçağ karanlığına götürmeyi hedefliyor. Köklü Cumhuriyet değerlerini savunun kuruluşların direnmesine karşı gericileşmede büyük adımlarla yol alınıyor. Cumhuriyetin kurduğu kurumlar yıkıldı, değerler altüst oldu. Hile hurda ile seçim kazanıldı. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin yönetim biçimi ortaçağa döndü. Cemaatler bu ülkenin kaynaklarıyla mahalleler, hastaneler, üniversiteler, okullar ve holdingler kurdu!
Manzara çok karanlık. Eğitim uygulaması bilimsel ve laik değil. Tarihi, Türkçeyi ve bilim alanlarını hatta dini bile yanlış öğretiyor. Getirilen yenilikler ihmaldir, istismardır, çocuklara uygulanan zihinsel, duygusal ve bedensel şiddettir.
Bugün örgün eğitim yaşındaki 2 milyon çocuk eğitim dışına çıkarıldı. Açık öğretimde eğitim görenler çırak, hafızlık kursu öğrencisi, ucuz işçi olarak çalışıyor. Fakir çocukları imam hatip okullarına gidiyor genellikle.
Bu eğitim sistemiyle-programıyla sorgulamayan, eleştirmeyen, öğrenmeyen, bilimsel düşünmeyen, okuduğunu anlamayan biat eden nesiller yetişir ancak.”
Ayakkabı sektöründe şok düşüş:
Artan maliyetler ve ithalat yüzünden 3 bin firma kapanma tehlikesinde. Yılda 500 milyon çifte yakın üretim kapasitesi olan Türkiye ayakkabı sektörü yüksek maliyetler ve artan ithalat nedeniyle alarm veriyor. Son bir yılda sektörde 14 bin olan işletme sayısı 10 bine kadar düşerken çalışan sayısı 100 bin kişi azaldı. Önlem alınmaması halinde işletmelerin yüzde 30-40 daha kapanacak 6 milyar dolar büyüklüğe ulaşan sektörde..
Sektörde 2023 yılında bu kapasite düşüşüne rağmen 1,41 milyar dolarlık ithalat yapılmış.
Vietnam’da 11 dolara üretilen bir çift ayakkabı maliyeti bizde 17 doları buluyor. Deri ayakkabıda Portekiz ile aynı fiyattayız. 39 dolara sattığımız ayakkabı Portekiz’de 40-41 dolar. Güney İtalya’da 37-38 dolar.
Vatandaşımız neden ortalama 3-5 bin liraya ayakkabı alıyor öyleyse?
Hazırgiyimdeki küçülmeye atıf yapan TGSD Başkanı Ramazan Kaya, yeterli destek istiyor. Yüzde 65-70 faizle çarklar dönmez, döviz enflasyona ezdirilmemeli, borçlar orta ve uzun vadeli olarak yapılandırılmalı, işçi başına SSK desteği 750.- liradan 1.500 liraya çıkmalı diyor. İhracatın % 5-10 düşüşle 17,3 milyar dolar olacağını, deprem bölgesi ihracatının yüzde 5,7 düşerek 147,8 milyon dolara düştüğünü söylüyor.
İliç’teki maden kazası sonrası siyanürlü toprak temizliğinin 36 aya kadar uzanacağını, maliyetinin de 250-300 milyon dolar olacağını öğreniyoruz.
Diğer taraftan, Eski Maden Mühendisleri Odası Başkanı Mehmet Torun, CHP milletvekili Ömer FARHİ Gürel’in soru önergesine Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın verdiği yanıta atıf yaparak 2019 yılında 24 ruhsattan elde edilen 39 ton altından devlete sadece 93,5 kilogram verdiklerini vurguluyor; bu yüzde bir bile değil, diyor.
Bir de 860 bin ara eleman sorunu var. Ara eleman meslek lisesi, meslek yüksek okulu mezunu ve Halk Eğitim kurumlarınca yetiştirilen elemanları kapsıyor.
Peki, bu duruma neden düştük? İleriyi görememe, plansızlık ve kötü niyetli kurgulanan eğitim sistemi yüzünden.
2004 yılında toplam lise öğrencisi 1 milyon 941 bin, 2000 yılı meslek lisesi öğrencisi 916 bin, 2004 yılı imam hatip lisesi öğrencisi 85 bin. 2022 yılında toplam lise öğrencisi 4 milyon 977 bin, meslek lisesi öğrencisi 1 milyon 848 bin, imam hatip lisesi öğrencisi 515 bin olmuş.
İmam hatip lisesi öğrenci sayısı 84 bin 898 iken 2022 yılında 514 bin 630’a çıkmış ve 10 liseliden biri imam hatip liseli olmuş ve toplam liseli sayısı 4 milyon 977 bin 344 olmuş.
İşte sorun burada; ekonominin, sosyal ve kültürel hayatımızın ihtiyacı olan yetişmiş insan sayımızı artıracağımıza üretime hiçbir katkısı olmayan alana, dinsel bilgi birikimi ağırlıklı insan eğitimine doğru yönelmişiz; teknik meslek elemanını 2 kat artırırken dinsel bilgi sahibi elemanı 5 kat artırmışız.
Hâlbuki Türkiye’de 85 bin cami var; yarısı bile yeteceğine rağmen! Bu kadar cami için yıllık 10 bin imam hatip mezununa ihtiyaç varken 125 bin mezun verir hale getirmişiz.
Sistem kapitalizm(emperyalizm) insanlığın cahil kalması için çalışıyor, yoksa sömürü olmaz. Dindarlar bildiği dilde ibadet etmelidir. Yoksa yaptığı ibadetin anlamı çok zayıf. Ne diyor Kuranı Kerim’de? Biz sizi kolay anlayasınız diye sizin dilinizde indirdik.
Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle demişti 4 yıl önce: 2030 bambaşka Türkiye ve dünya olacak! Ve 2020 yılında 3 haber okudum basından. 1- Dünyada 5 milyar insan olsa iyi olur, 2- dünya da 3 milyar insan olsa daha iyi olur, ve 6 ay sonra, dünyada 500 milyon insan olsa çok iyi olur.
İşte plan bu… robotlar gelecek insanlığın ihtiyaçlarını karşılayacak. Onun için sadece zenginler kalsın ve onlara da robotlar hizmet etsin; plan bu!
Yalnız o zenginler unutmasınlar: robotlar hizmet ettikleri gibi insanlığı da yok edebileceklerdir.
Onun için cahil bir toplum yaratılacak ve onlar için eğitime ve sağlığa gerek yok.
Ne demişti Hz. Muhammed? Ben sizin ahlakınızı tamamlamak için gönderildim ve bilim Çin’de olsa gidin alın. Kuranı Kerim’deki ayetlerde ne diyor? Denizler mürekkep olsa 7 kere dolsa boşalsa bizdeki kitabı yazmaya yetmez. Rızkın en hayırlısı emektendir…Bilim insanlarına göre insanlık halen “evren bilimin” yüzde 2’sine ulaşabilmiş. Bilim yoksa hiçbir şey yok!
Kuranı Kerim’de EVRİM: Hicr Suresi, ayet 86: Kuşkusuz senin rabbin, evet O, Hallak’tır, hiç durmadan yaratır; en iyi şekilde bilir… Yanlış mı anlıyorum?

sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
