Tabiat ve Kültürel Mirası koruma gönüllüleri, Çaycuma’nın Kadıoğlu Köyü’nde bulunan ve yok oluşa terk edilen bin 750 yaşındaki Roma Villası’ndaki Lykurgos – Ambrosia ve çeşitli kaliteli mozaiklerin teşhire açılması için Arkeolog Selahattin Aydın öncülüğünde bir dizi ziyaret gerçekleştirdi.
Çaycuma’nın Kadıoğlu Köyü’nde katılımcılar konuyla ilgili görüşlerini paylaştı. CHP 23- 24 Dönem CHP Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk’de ziyaret sırasında düşüncelerini paylaştı ve çağrı yaptı.
Köktürk Kadıoğlu Mozaikleri önünde yaptığı konuşmada şu görüşleri dile getirdi; “Öncelikle kıymetli Arkeolog Selahattin Aydın kardeşime, çok teşekkür ediyorum. Gerçekten hem kendi bölgesine hem de tüm insanlığın ortak varlıklarına sahip çıktığı için çok teşekkür ediyorum. Onun çağrısıyla bugün toplandık. Ben burada birlikte olmaktan gerçekten onur duyuyorum.
Kültür ve Tabiat Varlıklarının Önemi
Sevgili kardeşimin ifade ettiği gibi, kültür varlıkları ve tabiat varlıkları, öncelikle o bölgede yaşayan insanların, ama genel olarak baktığımızda tüm insanlığın ortak mirasıdır. Bunlara sahip çıkmak, hem o bölgede yaşayan insanların, toplumların, devletlerin ve hatta uluslararası örgütlerin ortak sorumluluğudur. Çünkü bu sorumluluk, geçmişimizi bilip gelecek kuşaklara aktarmamızı, böylece geleceğimizi daha sağlıklı inşa edebilmemizi sağlar.
Eğitim ve Bilinçlenme
Ben İstanbul Üniversitesi’nde okurken, fakülteyi bitirdiğimde, kamu hukuku yüksek lisans yaparken bir ders konulduğunu öğrenmiştim: kültür ve tabiat varlıklarının korunması. Bu ders, o zaman toplumda çok da yaygın olmayan bir bilinç oluşturuyordu. Avrupa’da kültür kaçakçılığı daha erken başladı ama biz uyanamadık ve pek çok varlığımız Avrupa’nın önemli müzelerine kaçırıldı. Bu durum bizi çok üzdü. O derse, idare hocamızla birlikte bir uzman geliyordu ve anlattıklarını hayranlıkla dinliyorduk. Hocamız, Roma örnekleri vererek, dünyanın değişik yerlerindeki tarihi ve kültürel varlıkların nasıl korunduğunu anlatıyordu. Biz o yerleri göremedik ama hocamızın anlatımlarıyla kültür varlıklarının ne kadar önemli olduğunu, insanlığın ortak değeri olduğunu anladık.
Mecliste Kültür Varlıkları İçin Mücadele
Milletvekili olduğumda, bu bilinci Meclis’te çoğu kez gündeme getirmeye çalıştım. Filyos antik kenti, bizim için en az Amasra kadar kıymetlidir. Oradaki termik santrale karşı mücadele ederken, Orman Bakanlığı’nın Filyos’a bir santral kurulması teklifi olmuştu. O zaman, Hürriyet’te ana manşette çıkan bir demeç vermiştik: “Amasra bizim için ne kadar kıymetliyse, Filyos antik kenti de o kadar önemlidir.” Filyos antik kenti, Karadeniz’in Efesi olarak bilinir ve gün ışığına çıkartılmayı bekleyen çok fazla yapısı vardır. Kültür Bakanlığı’ndan ödeneklerin artırılması için çabalar gösterdik ama bu çabalar maalesef yeterli olmadı.
Toplumsal Hassasiyetin Yaygınlaştırılması
Ancak sevgili Aydın kardeşimizin ve buradaki arkadaşlarımızın gösterdiği hassasiyeti daha geniş kitlelere yayabilirsek, bu konunun toplumun ortak sorunu haline geleceğini düşünüyorum. Tarihsel mirasımız, ekonomimizin de temel dayanaklarından biridir. Ağrı’ya gittiğimizde İshak Paşa Sarayı’nı ziyaret ettik ve orada Japonya’dan gelen turistlerin büyük ilgi gösterdiğini gördük. Kendi değerlerimize sahip çıkamadığımızı o an anladım. Kültür turizmi, ülkemiz ekonomisine büyük katkı sağlayabilir.
Çağrı ve Sonuç
Çağrımız tüm siyasi partilere ve özellikle ülkeyi yöneten Adalet ve Kalkınma Partisi’ne: Bu tarihi eserlerin gün ışığına çıkarılması ve gelecek kuşaklara aktarılması için ödeneklerin artırılması gerekiyor. Kültür varlıklarımıza sahip çıkmak, çocuklarımızın geleceğine sahip çıkmaktır. Bu mücadeleyi çoğaltalım ve sesimizi yükseltelim” diye ifade etti (Susma/Çaycuma)

sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
