Madenci Anıtı’nda Basın Açıklaması Zonguldak Demokrasi Platformu, Sivas Katliamı’nın 31. yılında Madenci Anıtı’nda basın açıklaması yaptı. Açıklamayı Demokrasi Platformu sözcüsü Erdoğan Kaymakçı gerçekleştirdi. Meslek Kitle Örgütleri ve Siyasi Parti temsilcileri İl Başkanları düzeyinde açıklamaya destek verdi.
Adalet Mücadelesi Devam Ediyor Kaymakçı açıklamasında, “33 aydının diri diri yakılarak can verdiği Sivas Katliamı’nın üzerinden 31 yıl geçti. Katliamın davası 31 yıl boyunca türlü hukuksuzluklarla devam etti. 31 yıldır bıkmadan, usanmadan adalet arayan ‘İnsanlık suçlarında zamanaşımı olamaz’ diyenlerin mücadelesi bugün de her yıl olduğu gibi devam ediyor” dedi.
İnsan Hakları İhlalleri ve Tekçi Politikalar Kaymakçı, din ve inanç özgürlüğü, düşünce ve ifade özgürlüğü gibi evrensel insan hakları prensiplerini yok sayan, farklılıkları çoğulculuk unsuru olarak görmeyen tekçi ve baskıcı politikaların Sivas Katliamı’na yol açtığını vurguladı.
Unutmaya Karşı Toplumsal Hafızayı Diri Tutma “31 yıl önce, 2 Temmuz 1993 günü insanlık tarihine bir utanç eklendi. 33 şair, yazar, müzisyen Pir Sultan Abdal Etkinliği’ne katılmak için gittikleri Sivas’ta kaldıkları Madımak Oteli’nde, etraflarını çeviren gözü dönmüş gerici güruh tarafından yakılarak katledildiler. Yıllar geçse de bu vahşi katliamı, bu katliamda hayatını kaybedenleri unutmayacağız, unutturmayacağız” ifadelerini kullandı.
Katliamların Tekrarını Önlemek İçin Mücadele “Bizler katliamların bir daha yaşanmaması için unutmaya karşı koyarak toplumsal hafızayı diri tutmaya devam edeceğiz. Yaşanan katliamları anlatacağız, aktaracağız; çünkü bu ülke topraklarında yaşayan insanların dini, dili, farklı diye, etnik kimliği, düşünceleri, inançları farklı diye, kendi sözlerini söyledi diye, haksızlığa karşı durdu diye ayrımcılığa, şiddete, katliama uğramalarına son vermek için mücadelemizi sürdüreceğiz.”
Zihniyet ve Pratiklerle Mücadele “Bu katliamları yaratan zihniyetle mücadele etmezsek, bu zihniyetten türeyen pratikleri teşhir etmezsek, bunları karşımıza almazsak ‘Madımak’ yakmaya devam edecek ve yeni katliamlar kaçınılmaz olacaktır.”
Dönemin Siyasi Açıklamaları Kaymakçı, acı olayın yaşandığı gün sekiz saat boyunca otel çevresindekilere herhangi bir müdahale yapılmadığını, dönemin başbakanının “Çok şükür otel dışındaki yurttaşlarımız bir zarar görmemiştir”, dönemin cumhurbaşkanının “Olayda ağır tahrik vardır. Olay münferittir, halk galeyana gelmiştir”, dönemin içişleri bakanının ise “Aziz Nesin’in halkı tahrik etmesi sonucunda galeyana gelen halk bu olayları çıkarmıştır” sözlerinin halen akıllarında olduğunu belirtti. Dönemin siyasilerinin ve yöneticilerinin bu açıklamaları, failleri koruyan ve linç kültürünün yerleşmesini sağlayan sonuçlar doğurmuştur.
Katliamın Hukuki Süreci “Katliamın hukuki süreci olayı aydınlatıp faillerin cezalandırılmasından ziyade olayı örtbas ederek, katil ve failleri aklama sürecine dönüşmüştür. 22 Ekim 1993’te başlayan ceza yargılaması sonunda olayın asıl failleri yargılanmadığı gibi, yargılananlar için de zamanaşımı sebebi ile dosya kapatılmış ve dönemin başbakanı zamanaşımını ‘Milletimize hayırlı ve uğurlu olsun’ diyerek karşılamıştır.”
Tarihsel Gerici Faşist Katliam Zinciri “Sivas katliamı, geçmişten bu yana yapılan gerici faşist katliam zincirinin önemli bir halkasıdır. Ülkemizin aydınlık beyinlerini Madımak’ta yakan gericiliğin katliam sicili, 1930 yılındaki Menemen-Kubilay olayından 1969 yılında İstanbul’da Kanlı Pazar’a, 1978 yılında Kahramanmaraş’a, 2015 yılında Urfa Suruç’a, Ankara Garı’na, 2017 yılı başındaki Reina katliamlarına dek uzanmaktadır. Gerici faşist güçler, toplu katliamların yanı sıra birçok aydınımızı da öldürmüştür. Bu katliam ve cinayetlerle, toplumun aydınlanma kanalları ile toplumsal muhalefetin önünün terörle kesilmesi amaçlanmıştır.”
Eğitim ve Gericilik “Din-mezhep, inanıp inanmama, etnik köken, siyasi düşünce ve kadın-erkek farklılıklarını halk arasında düşmanlık tohumları ekmek için kullanmak, sömürü ve baskı düzeninin sürekliliğini sağlamada başvurulan daimi bir politikadır. Milli Eğitim Bakanlığı’nın müfredat değişikliklerinde laik ve bilimsel eğitimi geri plana iten, bütün ders kitaplarında ‘milli ve manevi değerler’i merkeze alan ve halen süren kadın cinayetlerinin beslendiği kaynak da aynı gericiliktir.”
Siyasal İslamcı Gericilik ve Laiklik Mücadelesi “1950’lerden itibaren emperyalist güçlerin ve onların yerli işbirlikçileri olan gerici iktidarların özel destekleriyle beslenen siyasal İslamcı gericilik, laikliğin başlıca düşmanıdır. Bu nedenle günümüz Türkiye’sinde aydınlanma, laiklik, eşitlik, demokrasi, adalet ve hukuk mücadelesi her zamankinden daha fazla önem taşımaktadır. Bugün laiklik büyük ölçüde tasfiye edilmiş ve düşmanlaştırıcı bir dinselleştirmenin tahakkümü kurulmaya çalışılıyor olsa da toplumdaki laiklik savunucusu güçlü ilerici damarlar kurutulamamıştır, aydınlık Türkiye mücadelesi sürmektedir.”
Zonguldak Demokrasi Platformu olarak, Sivas katliamını yaratan düşünceyi lanetliyoruz. Demokratik, laik, emeğin ve bilimin aydınlattığı başka bir Türkiye mücadelesine kararlılıkla devam ediyoruz. 2 Temmuz 1993 tarihinde gerici güruhların Sivas’ta Madımak Otelinde diri diri yaktığı toplumcu, demokrat yazar ve ozanlarımızı sevgiyle, saygıyla anıyoruz. Onları unutmadık, unutturmayacağız.” diye ifade etti
Basın açıklaması sonrası topluluk Maden Mühendisleri Odası Lokalinde Katliamın yaşandığı gün ile ilgili sinevizyon gösterimi gerçekleşti.



sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
