Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan ve aralarında Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK)’nun da bulunduğu 19 Kamu İktisadi Teşekkülü’nü (KİT) ilgilendiren KİT Reformu taslağı, kamuoyunda tartışılmaya devam ediyor. Bu kez tartışmaların odağında kamudan emekli olanların hak kayıpları ve gelecekte emeklilerin yaşayacağı sıkıntılar bulunuyor.

TTK ve Diğer KİT’ler İçin Planlanan Değişiklikler

Reform taslağı kapsamında, TTK ve diğer 19 kamu iktisadi teşebbüsünün satılması, özelleştirilmesi ve yönetimsel reform adı altında yönetim kadrolarının değiştirilmesi planlanıyor. Bu durum, özellikle TTK ve diğer kamu çalışanları arasında “Ne zaman emekli olursam kârlı olurum?” ve “Bugün emekli olursam yarın pişman olur muyum?” gibi soruları gündeme getirerek, çalışma huzurunu olumsuz etkiliyor.

Kamu İşçi Sayısındaki Düşüş ve İş Güvenliği Endişeleri

Gazetemize ulaşan bilgilere göre, iktidarın bu reform adı altında uygulamaya koyacağı yöntem nedeniyle kamu işçisi sayısında önemli oranda düşüş yaşanacak. Bu durum, özellikle TTK gibi işçi sağlığı ve iş güvenliği sorunlarının yoğun olduğu sektörlerde, deneyimli ve tecrübeli işçiler ile yeni işçiler arasında kopukluklara neden olabilir. Bu kopuklukların, büyük iş kazalarına yol açabileceği belirtiliyor.

Sendikaların Sessizliği

TTK’ya bağlı örgütlü bulunan, işçi sendikaları (GMİS) ve memur konfederasyonları (KESK, Memur-Sen, Türkiye Kamu-Sen, Birleşik Kamu-İş) gibi kamu sendikalarının ise konunun bu yanına yönelik sessiz kalmaları dikkat çekiyor. Emeklilerin ve çalışanların geleceğini yakından ilgilendiren bu reform taslağına karşı sendikaların sessizliği, kamuoyunda tepkilere yol açıyor.

Marksist Yazar, Yusuf Zamir, ülkede yaşanan bu durumu, iktidarın doğal olarak sermayenin sınırı konusunda yazdığı yazısında; “Sermaye, üretici güçleri kırbaçlayarak, değişmez sermaye girdilerinin fiyatlarını düşürerek, ücretleri işgücü değerinin altına iterek, iş ve yaşam koşullarını kötüleştirerek, el değmedik alanları sermayeye açarak kâr oranının düşme eğilimine karşı durmaya çalışır. Kâr oranının düşme eğiliminin işleyişi de sermayeyi bütün bu yolları geçip tüketmeye zorlayarak teorik sınırına doğru sürükler. Sermayenin üretici güçleri mutlak anlamda artık hiç geliştiremeyeceği noktaya varması, sermayenin miadını doldurduğu teorik sınırdır.” diyor

Ali Tezel’in Sosyal Güvenlik Reformu Eleştirisi

Geçtiğimiz günlerde Gazeteci Enver Aysever’in konuğu olan Sosyal Güvenlik Uzmanı Ali Tezel, AKP iktidarının 2008 yılında yaptığı sosyal güvenlik reformu ile başlayan ve günümüze kadar devam eden çalışanların ve emeklilerin ceplerinin nasıl boşaltıldığını açıkladı. Tezel, programda şu ifadeleri kullandı:

“2008 reformuyla çocuklarımız ve torunlarımız 65 yaşında emekli olacaklar ve bu 10.000 lirayı bile bulamayacaklar. AK Parti’nin grup başkanvekili, ‘12.500 liraya çıkardık’ derken, sosyal güvenlikte yeni değişiklikler yapacaklarını söyledi. İnsanlara diyorum ki, sağlam olsun diye kıçınıza teneke çaktırın, çünkü donacaklar ve hiçbir şey kalmayacak.”

Emekli Maaşları ve Yaşam Koşulları

Tezel, emekli maaşları konusunda da şunları söyledi:

“Yurttaşlarımız büyük bir çaresizlik içinde. Bir yandan asgari ücret meselesi, diğer yandan emekli maaşlarının açıklanması gibi konular gündemde. Bu 10.000 lira taban aylık meselesi yaklaşık iki yıldır devam ediyordu. Sonunda 12.500 lira yaptılar. Pek bir anlamı yok aslında. 2008 yılında yapılan sosyal güvenlik reformu, ben buna deform diyorum, olmasaydı şu anda taban aylık 31.000 lira olurdu. Sadece taban aylık değil, şu anda 20 bin lira alan 30 bin, 30 bin lira alan 50 bin lira emekli maaşı alırdı.”

2008 Reformunun Etkileri

Tezel, 2008 yılında yapılan değişikliklerle emekli aylığı hesaplama formülünün değiştirildiğini ve bu sayede emeklilerden büyük rakamlar çalındığını belirtti. Tezel, “2008’de yapılan bu değişiklikle emeklilerin ceplerinden büyük rakamlar çaldılar. Bugün taban aylık 31.000 lira olacaktı, şimdi 12.500 lira yaptık diye lütuf sunuyorlar” dedi.

Halkın Siyasi Tercihleri ve Ekonomik Sonuçları

Tezel, halkın siyasi tercihlerinin ekonomik sonuçlarını da değerlendirerek şunları söyledi:

“Bizim insanımızın anlamadığı nokta şu: 3-5 yılda bir oy vermeye gidiyor ve bir partiye oy verdiğini sanıyor. Oysa geleceğine oy veriyor, cebindeki paraya oy veriyor. Dindarım diyen A partisine, milliyetçiyim diyen B partisine, laikim diyen C partisine oy veriyor. Oysa siyasetin iki amacı vardır: Birincisi milli geliri hangi gruplar arasında paylaştıracakları, ikincisi bütçeyi kime verecekleri, memura mı, işçiye mi, emekliye mi yoksa sermayeye mi. Partilerin seçim beyannamelerine bunlar yazar, ama insanlar bu beyannameleri okumuyor bile. ‘Benim partim bu’ diyorlar, tıpkı Galatasaray-Fenerbahçe taraftarı gibi. Oysa kimin cebine para verecekse ona oy vermek gerekir.”

Sosyal Güvenlik Uzmanı Ali Tezel’in bu açıklamaları, KİT Reformu taslağının çalışanlar ve emekliler üzerindeki olumsuz etkilerini bir kez daha gözler önüne seriyor. Bu bağlamda, kamu sendikalarının sessizliği de eleştirilmesi gereken önemli bir konu olarak öne çıkıyor.

HABERİN İÇİNDEN

Susma olarak Başta TTK’da örgütlü bulunan sendikalar olmak üzere tüm kamu sendikalarına iktidarın bu, “Emeklilikte Felaket Senaryosu”nu nasıl geri püskürtmeyi düşündüğünüzü ve buna karşı neler yaptığınızı kamuoyu önünde soruyoruz.

  1. KİT Reform Taslağına Karşı Planlanan Eylemler

KİT Reformu taslağına karşı sendikanızın planladığı somut eylemler nelerdir?

Üyelerinizin haklarını korumak adına hangi stratejileri benimsemeyi düşünüyorsunuz?

  • Kamu Çalışanlarının Bilgilendirilmesi

Reform taslağı hakkında kamu çalışanlarını nasıl bilgilendiriyorsunuz?

Üyelerinizin bu konuda bilinçlenmesi için ne tür eğitim ve bilgilendirme kampanyaları düzenliyorsunuz?

  • Yönetimle Müzakereler

Hazine ve Maliye Bakanlığı ile bu konuda görüşme talep ettiniz mi? Eğer evet, görüşmelerde hangi konulara ağırlık verdiniz?

Müzakerelerden beklentileriniz nelerdir ve bu süreçte üyelerinizin hangi haklarını savunuyorsunuz?

  • Özelleştirme ve İşçi Sayısındaki Düşüş

TTK ve diğer KİT’lerin özelleştirilmesi ve işçi sayısındaki düşüş konusunda sendikanızın tutumu nedir?

Özelleştirmenin çalışanların hakları ve iş güvencesi üzerindeki etkilerini nasıl minimize etmeyi planlıyorsunuz?

  • İş Güvenliği ve Deneyim Eksikliği

Yeni maden işçileri ile deneyimli işçiler arasındaki kopukluğun iş güvenliği üzerindeki olumsuz etkilerini nasıl önlemeyi düşünüyorsunuz?

İş kazalarının önlenmesi için sendikanız hangi tedbirleri almayı planlıyor?

  • Sendika Üyelerinin Kazanılmış Hakları

Sendika üyelerinizin kazanılmış haklarını korumak adına hangi yasal yolları kullanmayı planlıyorsunuz?

Bu hakların korunması için ulusal ve uluslararası hangi platformlarda mücadele etmeyi düşünüyorsunuz?

  • Sendika İçi Dayanışma ve Mobilizasyon

Üyelerinizin bu süreçte dayanışma göstermeleri ve “Sendikal Birlik-Sendika İçi Demokrasi-Militan Eylem” kurulanı yaşama geçirmek için ne tür çalışmalar yürütüyorsunuz?

Sendika içi birlik ve mobilizasyonu artırmak için hangi yöntemleri kullanıyorsunuz?

  • Kamuoyunun Bilinçlendirilmesi

Kamuoyunu KİT Reformu ve bunun çalışanlar üzerindeki etkileri hakkında bilgilendirmek için hangi adımları atıyorsunuz?

Medya ve diğer iletişim kanalları aracılığıyla yürüttüğünüz kampanyalar nelerdir?


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.