Albert Einstein – Ercan Gökyurt Sayfa 84
Neden Sosyalizm
“Ekonomik ve toplumsal konularda uzman olmayan birinin sosyalizm hakkında görüş bildirmesi doğru mudur? Ben buna birkaç neden yüzünden evet diyorum. Gelin, bu soruyu önce bilimsel bilgi açısından değerlendirelim. İlk bakışta astronomi ve ekonomi arasında önemli yöntemsel farklılıklar görülmeyebilir. Her iki alanda da bilim adamları kısıtlı sayıdaki görgülerin (fenomen) aralarındaki bağlantıları mümkün olduğu kadar anlaşılır yapmak için genel kabul görecek yasalar keşfetmeye çalışırlar. Fakat aslında yöntemsel farklar vardır. Ekonomi alanında genel kabul gören yasaların keşfedilmesini zorlaştıran gözlemlenecek ekonomik görgülerin (fenomen), pek çok faktörden etkilenmeleri ve bu etkilerin tek başlarına değerlendirilmemesidir. Ayrıca, -hepimizin bildiği gibi- insanlık tarihinde “uygar dönemin başlangıcından buyana edinilen deneyimler özünde ekonomik olmayan faktörlerden etkilenip kısıtlanmıştır!…
Örneğin, birçok büyük devlet şekli varlıklarını fetihlere borçludurlar. Fetheden halklar, kendilerini fethettikleri ülkenin –yasal ve ekonomik olarak- ayrıcalıklı sınıfı yapmışlardır. Toprak sahipliğini tekellerine geçirmişler ve ruhani gurubu kendi aralarında belirlemişlerdir. Eğitimi kontrol eden bu rahipler, toplumdaki sınıf ayırımını kurumlaştırmışlar, insanların bundan sonra –çoğunlukla bilinçsizce- toplumsal davranışlarını yönlendirecek bir değerler sistemi yaratmışlardır. Ama bu tarihi geleneğin geçmişte kalmış olmasına rağmen, Thartein Veblen’in gelişimindeki “yağmacı dönemi” diye adlandırdığı dönemi aşabilmiş değiliz. Algılanabilen ekonomik gerçekler bu döneme aittir ve bunlardan oluşturabileceğimiz yasalar bile başka dönemlere uygulanamaz. Sosyalizmin gerçek amacı, insan gelişiminin bu yağmacı dönemini yenmek ve onu aşmak olduğu için bugünkü ekonomi bilimi geleceğin sosyalist toplumuna çok az ışık tutabilir. Ayrıca, sosyalizm toplumsal etik bir amaca yönelmiştir. Oysaki bilim amaç yaratmadığı gibi insanlara da aşılayamaz: Bilim olsa olsa belirli amaçlara ulaştıracak araçlar sunar. Fakat bu amaçlar yüksek etik ülküler taşıyan kişilikler tarafından düşünülürler.
Kapitalist toplumun bugünkü ekonomik karmaşası bence bütün kötülüklerin kaynağıdır(anasıdır).”
Evet, Albert Einsteın’in kesin olarak vurguladığı gibi insanlığı insanlıktan çıkaran en büyük olgu savaşlardır. İnsanlık komünler içinde kardeşçe yaşarken gen ayırımı yüzünden çıkan silahlı saldırılar sonucu insanları öldürmüşler, ellerindeki ekonomik varlıkları almışlar, kadınlarına tecavüz etmişler, sağ kalanların bir kısmını köle yapmak üzere alıp götürmeye çalışmışlardır.
Böylece insanlık ortak akıldan, ortak bilimden ve ortak ekonomiden mahrum kalmış hala binlerce yıl önceki ruh, akıl ve kimliğiyle yaşamaya mahkum olmuştur.
Yalnız Albert Einstein’in bir düşüncesine katılmıyorum. Bilim temel amaçlar yaratır. İnsanların davranışları asla bilimsel bilgi birikimimize aykırı olamaz. Onun için tüm insanlar davranışlarının ve sözlerinin bilime aykırı olup olmadığını kontrol etmelidirler. Dolayısıyla sosyoloji ve ekonomi bilimleri-faaliyetleri de doğal bilimlere aykırı olmamalıdır.
Diğer yandan savaşların sonucunda toplumlar, silahlı saldırılar sonucunda insanlar büyük psikolojik, sosyolojik ve ekonomik yıkımlara uğramaktadırlar. İnsanlığımızın binlerce yıllık tarihi eser ve övünç varlıklarımız bombalarla yok ediliyor Irak ve Suriye’de olduğu gibi…
Yusuf Zamir’in Susma’da 17 Temmuz 2024 günü yayınlanan yazısına desteğimdir.
Mevcut tersine dönmüş dünyayı yaratan, insana aykırı faaliyet tarzıdır. O halde tersine dönmüş dünyayı düzeltmek için insanlığa aykırı faaliyetleri ortadan kaldırmak ve sahici insan faaliyetine, yani komünal faaliyete geçmek gerekir. Bu uzun dönüşüm dönemine tekabül etmez; 50 yıllık bir devrim dönemi yeter.
Yabancılaşmış emek, doğrudan üreticiler ile üretimin maddi koşullarının ilkel komünal topluluklardaki birliğinin darp edilmesi/öldürülmesiyle doğmuştur.
Marks’a göre sosyalist/komünist toplumsal devrimin önceki toplumsal devrimlerden farkı, doğrudan üreticiler ile üretimin maddi koşulları-araçları arasındaki birliği yeniden kurmak suretiyle, bu ikisinin ayrılığından doğan yabancılaşmış emeği ortadan kaldırmaktır.
Toplumu parçalayan unsurlar: iş bölümü, özel mülkiyet, mübadele, meta, değer, para, pazar, ücretli emek, sermaye, ücret, kâr, rant, faiz…Yalıtık birey, sivil toplum, sınıf, hukuk, siyaset, devlet…
Bütün bu kavramlar birbirine yabancılaşmış emek ve birbirine yabancı insan yaratır.
Yabancı emekleri ve yabancılaşmış insanlığı ortadan kaldırmak için yapılacaklar:
- Tüm üretilen ürünler emek ürünü olarak emekçilerin yönetiminde ve denetiminde olacaktır,
- Ürünlerin üretimine veya vazgeçilmesine birlikte karar verilecektir,
- Üretim araçları üzerinde toplumsal, yani komünal mülkiyet kurulacaktır,
- Toplumu parçalayan özel mülkiyet, meta, değer, para, pazar, ücretli emek, sermaye gibi insana aykırı toplumsal, ekonomik ilişkiler ortadan kaldırılacaktır. Sadece iş bölümü kalacak ve dönemsel işbölümü yöntemi kullanılacaktır,
- Ekonomi ve siyasetin birlikteliği tartışmalıdır. Ekonomi bilimle birleşerek var olacaktır. Komünal sistemde siyaset olgusu en arkadadır,
- İnsanın insan olması, hayvanlıktan kurtulması için ömür boyu bilimsel eğitim uygulanacaktır,
- Yalıtık bireyin yerini bilge komünal birey alacaktır,
- Sivil toplumun yerini sahici bilge ve komünal insan toplumu alacaktır,
- Sınıfsız, devletsiz, siyasetsiz, hiyerarşisiz faaliyetin, yani özgür, komünal, bilimsel yaşamın yaratılması,
- Bütün insanlık kardeştir, bütün insanlık barış denizindedir, bütün insanlık evren bilimin öğrencisidir, bütün insanlık bütün insanlığın emekçisidir. Bütün silah fabrikaları kapanmıştır.
Dünya aslına dönmüş, cennet olmuş, insanlar da melek.
Bu yolda tüm dünyayı emekçilerin kooperatifleri yoluyla örgütleyebiliriz.

sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
