Talip Oruç: Hoş geldiniz. Bize kendinizi tanıtır mısınız?
Avniye Baruönü: Hoş buldum. Her şeyden önce Atatürkçüyüm. Atatürk ilkelerine bağlı bir insanım. Onun gibi değerli bir liderin varlığını her zaman hissediyorum. Mustafa Kemal’in Kurtuluş Savaşı’nda söylediği “ya istiklal ya ölüm” sözüne inanmış bir milletin parçasıyım. Şehitlerimizi her zaman rahmet ve minnetle anıyorum.

Talip Oruç: Şiir yazmaya ne zaman başladınız ve sizi Atatürk ile ilgili şiirler yazmaya iten şey neydi?
Avniye Baruönü: Okuma yazma öğrendiğim zamandan beri şiir yazıyorum. Atatürk’e olan sevgim beni bu yola itti. Çocukken bir öğretmenimiz vardı, bize Atatürk’ü ve bayrağımızı öyle güzel anlattı ki, bir gece Atatürk olmasaydı ne yapardık diye ağladığımı hatırlıyorum. O zamandan beri ona olan sevgim hiç azalmadı.
Talip Oruç: Atatürk’e ithafen yazdığınız şiirlerin sizin için anlamı nedir?
Avniye Baruönü: Çok büyük anlamı var. Atatürk’ü belki dünyada en çok seven kişi olabilirim. Bu şiirlerle ona olan borcumu ödemek istiyorum. İşte, bir gün etkilendim ve bir şiir yazdım.
İnanç Sarsılmaz
Atatürk izindeyiz, tarihimiz şanlı,
Biz kahraman milletiz, her sükûnet ışıklı,
Yurdumuza göz diken düşmanları ezeriz,
Düşmanlar çekilirken, bu güzel yuva huzurlu.
Karanlıklar içinden bir güneş doğdu,
Adı Mustafa Kemal, ya istiklal ya ölüm dedi,
Onurlu bir şuur ve yürek doluydu,
Sevgiler kavgası yurt için düşmanı kattı önüne,
Şüphesiz bir inançla düştük peşine.
Çok acı günlerle geldik bugüne,
Sevgili Atatürk, seni seviyoruz,
İlke ve inkılaplarını övüyoruz,
Kapanmış olsa da o güzel o derin deniz gözlerin,
Açtığın yolda en güzel biçimde ilerliyoruz.
Ay yıldızlı bayrak emanetindir,
Yurdun dört yanını bekleyen Türk askerimdir,
Bağımsız Türkiye’nin gerçek sahibi,
Sen ve bu topraklar için toprağa düşenlerdir.
Avniye Baruönü: İlk yazdığım şiir budur. İsterseniz birkaç tane daha okuyabilirim.
Talip Oruç: Tabii, lütfen okuyun.
Avniye Baruönü: Bu da dükkanda yalnızken yazdığım bir şiir. Hikayesini anlatmak istiyorum. Bir gün oturuyordum, dükkanım vardı daha önce. Bir an düşündüm, Atatürk olmasaydı, ben bu sevinci hissedebilecek miydim, bu gökyüzünün manasını anlayabilecek miydim? Ve başladım yazmaya.
Göklerin Sevinci
Ufuktaki mavilikleri seyrederken,
Mavi gökyüzü ve parlak yıldızlar,
Gece içinden sıyrılırken doğan güneş,
Hiç kimsenin olmayan uzayla arz arasındaki bu muhteşem alem,
Benden önce de vardı, benden sonra da olacaklar.
Ama ne değerli gözlerdi onları gören,
Ne değerli gözlerdi onları hisseden,
Mustafa Kemal olmasaydı kim kalacaktı onları görmeden,
Kim bilecekti kim olduğumuzu,
Bu böyle.
Talip Oruç: Çaycuma’nın geçmişiyle ilgili anılarınız var mı?
Avniye Baruönü: Evet, çok anım var. Hatta bunlardan biriyle ilgili bir şiir yazdım. Çaycuma’yı çok seviyorum, oraya dair bir şiir okuyabilirim.
Çaycuma’ya Sevdalıyım
Çaycuma, sana sevdalıyım ben,
Başımda hemen hatırlayınca hatır geliyor zaten,
Gökyüzünde Mehtabın sönmeyen fener,
Yaban güllerinde şakıyan bülbüller.
Delikanlımın aşıksa dağları deler,
Çaycuma, sana sevdalıyım ben,
Çul çul yağan karları süsler Avcılar,
Baharda göğ verir dağlar, yamaçlar.
Üstünde gülümser mormenekşe, ak papatyalar,
Çaycuma, sana sevdalıyım ben,
Çavlan çavlan akan gümüş nefistir yoğurdum,
Bir de kaymağım görenler yerleşir,
Evi kolların yaşamak bir zevktir sende,
Toprağın bereketli, suyun tatlıdır,
Kızların bile mert delikanlıdır,
Severse her bir Leyla hasıdır,
Çaycuma, sana sevdalıyım ben.
Talip Oruç: Genç kuşaklara özellikle de Çaycuma’da yaşayanlara neler tavsiye edersiniz?
Avniye Baruönü: Hoşgörülü olmalarını tavsiye ederim. Hoşgörü çok güzel bir şeydir. Ayrıca saygı ve sevgiyi unutmamaları gerektiğini düşünüyorum.
Talip Oruç: Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?
Avniye Baruönü: Bir hasret şiirim var. Onu okuyayım.
Hasretin Ağrısı
Rüzgarlar yine sensiz esecek,
Sensiz olacak akşamlar,
Sensiz dönecek yollarına,
Gönlümdeki bu hasret ağrısı,
Bir gün dinecek, söz verdiğim gibi.
Mavi mavi esecek rüzgarlar,
Mavi mavi besteler yapacak dağlarda kuşlar,
Gecenin içinden sıyrılırken sabahlar,
O gün güneş bile mavi doğacak,
Dünyayı maviye boyayacak.
Talip Oruç: İstanbul’da yaşadığınız döneme dair bir anınız var mı?
Avniye Baruönü: Evet, 1957’den 1961’e kadar İstanbul’da yaşadım. Bir gün, çok özlediğim bir anda, mutfakta işimi bırakıp bir şiir yazdım.
Elveda İstanbul
İstanbul, seni terk etmek ne zor,
Bir veda değil bu, bir elveda,
Gönlümdeki yerin hep başka,
Anılarla dolu, unutulmaz güzellikte,
Elveda İstanbul, seni unutmak imkansız.
Talip Oruç: Çok teşekkür ederim Avniye Hanım. Şiirleriniz ve anılarınız gerçekten çok etkileyici.
Avniye Baruönü: Ben teşekkür ederim.
sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
