Türkiye Maden Mühendisleri Odası Şube Başkanlığı’nın 12-13 Eylül tarihlerinde düzenlediği 23. Uluslararası Kömür Kongresi gerçekleşti. Kongrede önemli konuşmalar, değerlendirmeler, bildiriler sunuldu. Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Maden Mühendisleri önceki Oda Başkanı Mehmet Torun, Kongre’nin öğleden sonraki bölümünde, “Bir Facianın Anatomisi: Amasra Maden Kazası” Başlıklı sunum yaptı.
Amasra Faciasının Teknik Detayları
Bartın Amasra’da Türkiye Taşkömürü Kurumu’na ait yeraltı kömür işletmesinde meydana gelen grizu patlaması, 43 işçinin ölümüne ve 9 işçinin yaralanmasına neden oldu. Bu facia, pek çok açıdan ele alınması gereken önemli bir olaydır. Şu anda facianın gerçek nedeni tam olarak bilinmemekte, çünkü ocak kapatıldığı için delillere ulaşılamamaktadır. Teknik detaylara fazla girmeyeceğim, ancak facianın nedenlerine değinmek istiyorum.
Facianın Nedenleri: Özelleştirme ve Mevzuat Eksiklikleri
Bu tür iş kazalarının pek çok nedeni bulunmaktadır. Özelleştirme uygulamaları, havza madenciliğinden vazgeçilmesi, mevzuattaki eksiklikler, teknik yetersizlikler ve mesleki eğitimlerdeki sorunlar, başlıca nedenler olarak tespit edilmiştir. Ayrıca, liyakat esasına dayalı olmayan atamalar ve denetim eksiklikleri de bu tür faciaların temel sebepleri arasında yer almaktadır. Özellikle özelleştirme uygulamaları, maden işletmelerinin kâr amacı güden özel sektörlere devredilmesi sürecinde yaşanan sorunlar, bu kazaların önünü açmaktadır.
Havza Madenciliğinin İhmal Edilmesi
Havza madenciliğinin terk edilmesi, bu kazaların en büyük nedenlerinden biridir. Amasra’da bulunan yaklaşık 622 milyon tonluk kömür rezervi, yeraltı üretim yöntemiyle çıkarılmak zorundadır. Bu rezervin büyük kısmı 2005 yılında özel sektöre devredilmiş, Türkiye Taşkömürü Kurumu’na (TTK) ise çok az bir kısmı bırakılmıştır. Havza madenciliğinin planlanmaması, işçi sağlığı, iş güvenliği, rezerv kaybı, ekonomik verimlilik ve istihdam açısından olumsuz sonuçlar doğurmaktadır.
Mevzuat ve Yasal Eksiklikler
Madencilik mevzuatında önemli eksiklikler bulunmaktadır. Mevzuatta havza madenciliği kavramı yeterince tanımlanmamış olup, mevcut yasalar bu alandaki düzenlemeleri karşılamamaktadır. Örneğin, maden kanununda yapılan değişikliklerle, büyük ruhsatların küçük ruhsatları yutması gibi düzenlemeler yapılmış, ancak bu durum, havza madenciliği açısından sağlıklı bir çözüm sunmamaktadır.
Teknik Yetersizlikler ve Riskler
Amasra ocağında teknik olarak birçok eksiklik bulunmaktadır. Özellikle yeraltı madenlerinde havalandırma sistemlerinin düzgün bir şekilde planlanması gerekmektedir. Ancak mevcut durumda, ocakta temiz hava akışı yetersiz kalmakta ve kirli hava uzun mesafeler kat ederek dışarıya atılmaya çalışılmaktadır. Bu durum, hem iş güvenliğini tehlikeye atmakta hem de ocakta çalışan işçilerin sağlığını riske sokmaktadır.
Sonuç: Önlemler ve Çözüm Önerileri
Bu iş cinayetlerinin önlenebilmesi için, maden mühendislerinin yetki ve sorumluluk alması, liyakat esasına dayalı atamaların yapılması ve iş güvencesi sağlanması gerekmektedir. Ayrıca, havza madenciliğinin yeniden hayata geçirilmesi, kömür sahalarının planlı ve bütüncül bir yaklaşımla işletilmesi, işçi sağlığı ve güvenliği açısından büyük önem taşımaktadır.

sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
