Tam 47 yıl sonra Çapa Tıp’tan sınıf arkadaşlarımızla buluşmanın heyecanını ve mutluluğunu yaşadık, Sapanca’nın bir mekanında. Geçen zaman haliyle değişime uğratmıştı her birimizi. Kimimizi az, kimimizi tanınmayacak kadar çok. Bu değişimde yaşam tarzının mı, yoksa genetiğin mi daha ağır bastığı tartışılır!
Ama her şeye rağmen tıbbiyeli olmanın coşkusu ve gururu ilk günkü kadar tazeydi her birimizde. O yıllarda tıbbiyeli olmak, hele Çapalı olmak her yiğidin harcı değildi. Üniversite giriş sınavında en yüksek puanları tutturanlar buna hak kazanabilirdi ancak.
Çapa tıp, Mekteb-i tıbbıye-i Şahane adı altında Osmanlı’da kurulmuş ve Cumhuriyete miras kalmıştı. Hocalarımız, bazıları ordinaryüs titrine sahip olmuş, bazıları Atatürk’ün sofrasında bulunma şerefine nail olmuş, her biri kendi dalında gerçek bir otorite olan Cumhuriyet devrinin ilk hocalarıydılar.
Bizim dönemin bir önemli özelliği de 68 kuşağından olmamızdı. O kuşağın devrimci ruhu bütün sıcaklığıyla durur hala içimizde.
Buluşma faslına gelirsek…
Sınıf arkadaşlarımız, biri ABD’den, diğerleri ülkemizin değişik bölgelerinden gelmişlerdi buluşmaya. Herbiri defalarca anneanne, babaanne, dede olmuş. Bazıları Prof’luk ve şeflik mertebesine ulaşmış. Benim dışımdakilerin her biri aktif olarak mesleğini sürdürmekte.
Halen ABD Yale Üniversitesi’ndeki görevini sürdürmekte olan Prof. Dr. Şükrü Emre arkadaşımız için ayrı bir parantez açma gereği duydum. Bu arkadaşımızın organ nakli(Transplantasyon cerrahisi) konusunda dünyanın sayılı otoritelerinden olması, sınıfımız adına en büyük övünç kaynağıdır. Onun, esas görev yeri Birleşik Devletler’di ama bir ayağı da Türkiye’de idi. Çağrıldığı her üniversiteye ayrım gözetmeksizin icabet eder, organ nakli konusundaki deneyimlerini oradakilerle paylaşmaktan onur duyardı.
Örneğin; Ege Üniversitesi’nin transplantasyon ünitesininin kurulmasında onun katkısı çoktur. Ülkemizde en çok organ nakli yapılan Malatya Üniversitesi’nin % 50’lerde olan başarı oranı, onun katkılarıyla % % 90’ların üzerine çıkmıştır.
Sırası gelmişken Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörlüğü’ne buradan bir çağrıda bulunmak istiyorum. Tıp Fakültesi Hastanesi’nde bir an önce organ transplantasyon ünitesi kurulmalıdır ve bu amaç için de Prof Dr. Şükrü Emre üniversiteye davet edilmelidir. O, bu davete mutlaka icabet edecektir. Sadece kendine çalışanlara da örnek olacaktır.

sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
