Türk-İş, dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarının (açlık sınırı) 19.830,73 TL’ye; gıda harcamasıyla birlikte giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer harcamaların toplam tutarının ise (yoksulluk sınırı) 64.595,21 TL’ye yükseldiğini açıkladı.

Bekâr bir çalışanın ‘yaşama maliyeti’ de aylık 25.706,18 TL’ye çıktı. Eylül ayında açlık sınırı 19.830 TL, yoksulluk sınırı ise 64.595 TL olarak belirlendi.

Bu rakamlar dört kişilik bir aile için hesaplandığında, kira, elektrik, ulaşım gibi zorunlu harcamalar aile bütçesinden gıdaya yeterli payın ayrılmasını neredeyse imkânsız hale getiriyor.Zonguldak’ın Ekonomik Dönüşümü Zonguldak, geçmişte kamu kurumlarında, özellikle TTK’da (Türkiye Taşkömürü Kurumu) yoğun istihdamla dikkat çekerdi. Kentin ekonomik ve sosyal yapısı da bu durum üzerinden şekilleniyordu. Ancak günümüzde, o dönemin kamu çalışanlarının büyük bir kısmı emekli olmuş durumda. Bu nedenle, Zonguldak artık “Emeğin Kenti”nden “Emeklinin Kenti”ne dönüşmüş olarak anılıyor. Diğer yandan, KİT’lerden boşalan bu yeri özellikle hizmet sektörü (güvenlik, temizlik, servis hizmetleri) doldurdu. Bu sektör çalışanları genellikle asgari ücretle ya da daha düşük maaşlarla, uzun çalışma saatleriyle geçinmeye çalışıyor. İşçi sağlığı, sendikalaşma ve sosyal yardım konularında en zor yaşam koşullarını bu kesim yaşıyor.

Türk-İş’in açıkladığı açlık ve yoksulluk sınırları, özellikle asgari ücretle çalışanlar ve maaşları bu sınırın altında kalan emekliler için büyük bir zorluk teşkil ediyor. Siyasi kurumların dikkatlerini bu toplumsal kesimlere yöneltmesi gerekiyor.

Kent Lokantalarının Önemi

Zonguldak Belediyesi’nin ve Türkiye genelinde hizmet vermeye başlayan Kent Lokantaları, bu yoksulluk sınırının altında yaşam mücadelesi veren insanlar için çok önemli bir hizmet sunuyor. Bu hizmetin, kentin farklı noktalarına, özellikle yoksul semtlere yayılması, bugünün en acil görevlerinden biri olmalıdır.

Kent Lokantası’nın eksik yönlerine değil, günde kaç insanın bu hizmetten yararlandığına ve ne kadar hijyenik koşullarda beslendiğine odaklanarak destek vermek gerekiyor. Özellikle sosyal gruplara, devrimci demokratlara ve sosyalist partilere bu noktada büyük görevler düşüyor.

Kent Lokantası’nın bir haftalık, bir günlük ya da bir aylık gıda giderleri toplu bir şekilde karşılanarak, bu hizmetin sürdürülebilir olması sağlanabilir.

AKP iktidarları döneminde Ramazan ayında iftar çadırları kurularak vatandaşlara yemek verildiğini biliyoruz. Şimdi ise CHP’li belediyeler, bu sosyal devlet anlayışını daha modern ve kurumsal bir hale getiriyor. Bu cesur adımın kalıcı hale getirilmesi, toplumsal güçlerin omzunda bir sorumluluk olarak duruyor.

İçkili Yer Bölgesi kararı

İçkili Yer Bölgesi Tartışması son iki aydır Zonguldak Belediye Meclisi’nde “İçkili Yer Bölgesi” konusu tartışılıyor. Bu konu, AKP döneminde gündeme gelmiş olsaydı bu kadar tartışma yaratmazdı, hatta belki hiç gündeme alınmazdı. Anlaşılan, ruhsat sahipleri CHP iktidarını beklediler. Buna karşı değilim, ancak bu konunun yasa ve yönetmeliklere uygun olması, bina, yol, okul, ibadethane, sağlık tesisi gibi yerler göz önüne alınarak değerlendirilmesi gerekiyor. Özellikle 0-12 yaş grubuna eğitim veren bir kreş ve anaokulu civarında bu talebin gelmesi, tartışmaları alevlendirdi.

Bu noktayı zorlamak ve burada içkili müzikhol, bar ya da pavyon açma isteği gündemi haklı olarak ağırlaştırdı.

İşin ilginç yanı, “sakıncası yoktur” diyen CHP’lilerin de bu tartışmanın içinde yer alması. O zaman CHP’lilere sesleniyorum: “Narin’ler ölmesin”, “Kadına şiddete hayır”, “Çocuk istismarına hayır” gibi söylemleri sadece iş olsun diye kullanmayın.

Bu konuyla ilgili olarak basındaki duyarlı ve dayanışmacı meslek taşlarıma teşekkür ediyorum.

Ayrıca konuya kendi bulunduğu sorumluluk alanından tepki gösteren Tüketici Hakları Derneği Başkanı Ali Topaloğlu’nu duyarlılığı ve cesareti nedeniyle tebrik ediyorum.

Zonguldak Belediye Meclis Grubunda bulunan ve konunun teknik ve hukuki yanı ile ilgili uygun olmadığına yönelik olarak görüş bildiren meclis üyelerini kutluyorum.

Tersi tutum alan ve konuya çekimser, faydacı yaklaşanları ise kınıyorum.

Özellikle CHP’li grup açısından, bu kararın yasallaşması demek hepinizin bu kararın altında ezileceğini şimdiden hatırlatmak isterim.

Sağlıcakla kalın


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.