Gazeteciler 21 Ekim Dünya Gazeteciler Günü’nde Madenci Anıtı önünde toplandı. Zonguldak merkez ve ilçelerinden bir araya gelen gazeteciler, sansür, güvencesiz çalışma koşulları ve itibarsızlaştırma gibi sorunlara karşı seslerini yükseltti. Bu eylem, İzmir’de 22 Temmuz’da “Geçinemiyoruz, haberiniz olsun” sloganıyla yapılan protestonun ardından ikinci büyük eylem olarak dikkat çekti. Bu hazırlığın değişik aşamalarında yer alarak Madenci Anıtı’nda da meslektaşlarımızla beraber aynı talepleri birlikte haykırdık.

Çok önemli bir eylem gerçekleştirdiler genç meslektaş larımız. Bu eylemin farklı kazançları farklı yansımaları farklı yol ve yürüyüşleri olacağından kuşkum yok. Ama başlangıç olarak önemli eylem oldu. Şunu söylemeliyim ki; Zonguldak’ta yerel basının ilişkileri artık 21 Ekim öncesi ve sonrası diye ikiye ayrılacağı kesin.

Eylemin günler öncesinden gerek yerelde gerekse ulusal çaptaki propagandasının etkisi öyle oldu ki; DİSK’e Bağlı Basın İş Genel Başkanı Turgut Dedeoğlu ve Türk -İş’e Bağlı Türkiye Gazeteciler Sendikasından örgütlenme uzmanı Zonguldak’ta ki eylem gelmek ve katılmak zorunda kaldılar. Bu durum bu aşamadan sonra meslektaşlarımızın aynı zamanda sendikal mücadeleye de ilk adımlarının atıldığı gün olarak tarihe geçti.

Yapılan eyleme Zonguldak’ta ki demokratik kitle örgütleri önemli destek verdi. Gazetecilerin siyasi parti ayırmaksızın davet ettiği eyleme Cumhur İttifakı katılmadı. CHP, Sol Parti, TİP, EMEK Partisi’nin yanı sıra GMİS, TMMOB, DİSK, KESK, Memur-Sen, Birleşik Kamu-İş, Belediye-İş gibi önemli kurumlar başkan ve yönetici düzeyinde eylemde yer aldı.Zonguldak Belediye Başkan Vekili Ferhat Günaydın ve Meclis üyeleri, Zonguldak Belediye’sinin hava şartları nedeniyle Madenci Anıtı’na yağmurdan korunmak için kurduğu portatif çadır ve Çay ikram desteği ve GMİS’in ses düzeni hazırlığı basın kuruluşlarından destek gördü.

21 Ekim Eylemi bir konuyu daha somutlaştırdı. Bu eylem başlangıçta kente örgütlü bulunan iki gazeteci örgütü (ZGC ve KGD)’den bağımsız olarak başlayarak süreçte o dernekleri de içine alan ve birlikte mücadeleyi öne aldı. Ama aynı zamanda genç meslektaşlarımız bu iki örgüte de kendilerinin yaşadıkları bu sorunları sadece 10 Ocak Gazeteciler Günü ya da 24 Temmuz Sansürün Kaldırılışı günlerinde seslendirmenin ötesine geçmelerini ve Gazetecilerin temel sorunlarına yönelik daha fazla çaba sarf etmeleri gerektiğine dikkat çektiler. Yani bu eylem var olan yapılara da önemli mesaj verdi. Planlanan protesto eyleminin birinci aşaması denilen basın açıklaması ve üç günlük oturma eylemi gerçekten oldukça başarılı geçti. Bundan sonraki süreç belki daha zorlu ve sabır isteyen, kararlı ve birlikte mücadelenin nasıl olması gerektiğinin de öğrenileceği süreç. Burada son nokta olarak Zonguldak’taki meslektaşlarımızın önemli bir avantajı bu örgütlenme ve direniş deneyimi kentin ruhunda var. Büyük tecrübeler ve deneyimlerle dolu bir kent. O nedenle Emeğin başkenti sıfatını aldı. Yeter ki meslektaşlarımız bu deneyimlerden olumlu faydalansınlar

Devrek Kent Müzesi

Geçtiğimiz hafta Susma sayfalarından hizmet bekleyen Devrek’te ki ‘Baston Park’ın durumunu haber olarak vermiş ve 2016 Yılında önemli bir proje olarak gerçekleşmesine rağmen bugünkü görüntüsü içler acısı diye de belirtmiştik. Bu haberden sonra benzer bir haber bu kez “Yeni Kent Müzesi projesi’ gündem oldu. Bu konu öncelikle CHP’li eski Başkan Çetin Bozkurt ve yeni AKP’li Başkan Özcan Ulupınar’ın eşleri tarafından sosyalmedya mecrasında karşılıklı yazışma biçiminde yer aldı. Daha sonra konuya Devrek Belediye Başkanlığından açıklama geldi. Açıklamada; “Devrek Belediye Başkanlığı olarak, kentimizin ihtiyaçlarına uygun şekilde projelendirilmiş yeni bir cami ve Devrek mimarisine uygun bir Devrek Konağı yapımına başlıyoruz. Eski Kent Müzesi’nin yerine inşa edilecek bu yapılar, hem Devrek’in tarihine yakışır bir estetik sunacak hem de modern koşullara uygun, temiz ve güvenli bir ortam sağlayacaktır. Bununla birlikte, bölgemizin deprem yönetmeliğine tam uygunluk gösteren yeni Kent Müzesi projesi de hayata geçirilecektir” diye devam eden açıklama.

Tepkilerle, karşı açıklamaların nedenlerinin başında 22 Yıllık AKP iktidarının yapılaşma, planlama ve daha ağırlıklı olarak ranta dönük politikalarının gösterdiği toplumda tedirginlik var. Ama CHP kanadına söyleyeceğimiz şu ki 5 yılda siz bu alana ne yaptınız yada ‘Kent Müzesi’ konusunda hangi adımları attınız?

CHP İlçe başkanlığı bu konuda ne diyor. Neyi savunuyor ya da Ulupınar’ın projesinin alternatifi ne olmalı. Bu konuda bir açıklama yapmalı ve varsa pratik önerisi bunu kamuoyuyla paylaşmalı.

Sağlıcakla


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.