Büyük Atatürk, bir insanın en büyük ihtiyacı önemsenmektir demiş. Gerçekten de zengin, yoksul, her yaştan, her cinsten insanın ekmek kadar, su kadar yaşamsal ihtiyacıdır önemsenir olmak. Çünkü insan başkaları tarafından önemsendikçe kendisini değerli hissedecek, bu da onun moral motivasyonuna, dolayısıyla işine yönelik başarısına ve yaratıcılığına olumlu yönde yansıyacaktır. Önemsenmediğini hisseden bir insan ise ne kadar varlıklı da olsa, ezilmiş, mutsuz ve saldırgan bir ruh haline bürünecek, bunun da mutlaka sosyal, aile ve iş yaşantısına olumsuz yansımaları olacaktır.

    Zenginliğiyle tanınan insanların hayır kurumlarına bağışlarda bulunmak, okul, cami yaptırmak, siyasete atılmak, dernek, kulüp yönetimlerine talip olmak gibi çeşitli arayışlara girişmeleri hep daha çok önemsenme arzusundandır.

   Her insan değişik meziyetleriyle toplum nezdinde önemsenen insan konumuna gelebilir. Kimi entelektüel kapasitesiyle, kimi zekasıyla, kimi güvenilir olmakla, kimi sanat veya edebiyat becerisiyle, kimi sporcu kimliğiyle, kimi belagatıyla, kimi siyasi kimliğiyle, kimi yardımseverliğiyle, kimi alçakgönüllülüğüyle, kimi sempatisiyle. Yeter ki bu meziyetlerini aşırıya kaçmadan, insanları irrite etmeden toplum yararına sunma becerisini gösterebilsin. Aksi taktirde önemsenen insan olmak yerine çekilmez insan konumuna düşmek de var. Çevremiz bu tip insanlarla doludur, ama bunların hiçbiri de çekilmez olduğunun farkında değildir! Bu tip insanların işleri güçleri hava atmaktır. Böylece önemli insan sınıfına gireceklerini sanırlar. Örneğin; her ortamda, her fırsatta sadece kendilerinden ve yaptıklarından söz ederler, başkalarına söz hakkı tanımazlar. Başkaları konuştuğunda da oralı olmazlar veya cep telefonlarıyla meşgul olurlar. Bilhassa sosyal medya onlar için bulunmaz bir şov(gösteri) alanıdır. Gittikleri lüks mekanları, oralarda yediklerini içtiklerini tüm bayalığıyla teşhir ederler. Yapacakları yurtiçi veya yurtdışı gezilerini önceden bu mecradan cümle aleme duyururlar. Hatta bazıları uçak biletlerini de fotoğraflayıp teşhir ederler ki inandırıcı olsunlar!

    Aslında bütün bunlar görgüsüzlüğün ve bencilliğin dışa vurumudur. Özet olarak söylemek gerekirse, önemsenir olmanın ilk koşulu, görgüsüzlük ve bencillik çukuruna düşmemektir.

                                                          19.10. 2024


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.