AKP İlçe kongrelerini bu kez bakan düzeyinde katılımla gerçekleştirdi. AKP İl Başkanı Mustafa Çağlayan’ın bu kongre hazırlık ve gerçekleştirmedeki amacı ve hedefleri mutlaka bir arka planı vardır. Benim ilk aklıma gelen, AKP’nin yani merkezi iktidarın hız kesmeden geleceğe yönelik sıkı bir çalışma temposu içinde olduğu. Bunu hemen gözümüzün önünde devam eden, Dere Islah çalışmalarından, Orta kapuzda gerçekleşen üst geçit ve asansörden ve daha da önemlisi Muslu-Filyos arasında yürüyen karayolu ve tünel çalışmalarından ve farklı yatırımlardan görebiliyoruz. Önceden tersi olurdu. Yerel iktidar CHP’ye geçince işler tıkanma noktasına gelir ve CHP’li Belediye halkın nezdinde iş yapamaz hale getirilirdi. Biz bunu 2009 yılarında başlayan ve hala sonuç alınamayan Merkez lavuar Alanında gördük. O zaman AKP İl Başkanı Hamdi Uçar, CHP Belediyesi’nin yaptığı Lavuar Projesi için; “Biz iktidara gelince yapacağız” deyip o alanı resmen kilitlemiş ve bugün hala o projenin ne olduğu bilinmemekte.
Yine 2014 Yılında CHP Belediyesi döneminde DSİ’nin kepçe ve temizlik araçları Dere temizliğine girdiğinde Ankara’dan tepki gelmiş ve ikinci gün araçlar geri çekilmiş, Karayolları asfalt işleri bir türlü CHP’li Belediye sınırları içine sokulmazdı, bu hala bir bahanelerle devam ediyor. Geçmişle ilgili örnekleri çoğaltabiliriz ama, bu dönemin farkını anlatmak ve bu dönemin ruhunu anlamamız için hatırlatma yaptı. Neden dün yatırımlar illa AKP’li belediyeler zamanında varken bu dönem hız kesmeden devam ediyor? Bunun birinci nedeni, anladığım merkezi iktidar bu kez ‘Kamuda tasarruf’ adı altında, özellikle CHP’li Belediyelerin İller Bankası gelirleri de dahil yeni ihale, yatırım vb.gibi çalışmalarının önünü kesti. Yani bahane üreten CHP’li Belediye Başkanlarının diline kadar sokan ve vatandaşa, “Vallahi iktidara geldik ama yapacak bir şey yok. Biliyorsunuz iktidar tasarruf tedbirlerini uyguladığı için elimiz kolumuz bağlandı” dedirterek bir anlamda CHP’li Belediye Başkan ve Yönetimini iş göremez, beceriksiz ve çözümsüz algısını halkta yaratmak için. Oysa bu durumun tersine güçlü yerel yönetim uygulaması yapan, CHP’li Ereğli, Çaycuma, Alaplı Belediye başkanları var. Geçmiş dönemden gelen çalışmaları ve rakiplerinin zayıflıkları da avantaj sağladığından, halkın yüksek oyunu alarak iktidarda kaldılar.
2024 Yılında CHP’ye geçen, özellikle Merkez İlçe’de Tahsin Erdem ve Kozlu’da Altuğ Dökmeci’nin hizmete yönelik halkta bugüne kadar bıraktığı izlenim tamda AKP iktidarının istediği bir tarz ve dilde.
Bu iki belediye Başkanı bu handikaptan bir an evvel çıkması lazım. Burada partinin yerel yönetim politikası yeniden gözden geçirilmesi ve yerelde iktidar olduğunun farkına varılması lazım Yoksa bu 5 yıl çok zor geçer. Diğer yandan CHP Örgütü’nün AKP’li Belediyeli merkezlerde sağıra, kulağının üstüne yattığını görüyoruz.
Örneğin; Devrek’te CHP’li Belediye AKP’ye geçti. CHP örgütü daha bugüne kadar Devrek halkının alamadığı hizmetler ya da eksik olan çalışmalarla ilgili tek tepkisi, bir açıklaması, yerel yönetimin eksik bıraktığı konularla ilgili çalışma kamuoyuna yansımadı. CHP İlçe Başkanı ve yönetimi şu korkuyu üzerinden atması lazım, “Biz şimdi Özcan Ulupınar’ı eleştirdiğimiz de , Ulupınar’ da geçen dönemin hatalarını, yanlışlarını ortaya atar ve kamuoyunda CHP’ye zarar verir” düşüncesi hakimse CHP’ye önerim yanlışa yanlış demediğiniz sürece siz orada olsa olsa partinin kapısını açıp kapatan memur olmaktan öteye gidemezsiniz. Sizde tıpkı Çetin Bozkurt gibi bir dönemlik yönetici olursunuz. Eğer bunu yapmazsanız Çetin Bozkurt belediyeyi kaybettiğinin sorumluluğunu kendi yönetim tarzından değil de, halkın cahilliğine ve partililerin kendini desteklemediğine kadar işi götürür ve sokaklarda da hiç bir şey olmamış gibi gezer. O nedenle daha cesaretli, halka gerçekleri anlatarak yeniden Devrek’te iktidarı alabilirsiniz yoksa geçmiş ola.
Gazeteciler Kantarcı’ya küsmüş
Çaycuma’da ZGC’nin Çaycuma temsilciliği var. Ayrıca Çaycuma Gazeteciler Derneği var.Bu iki kurumsal kimlikten Sezai Bilici’nin başında olduğu Çaycuma Gazeteciler Derneği, aynı zamanda bizim Susma Temsilcisi Talip Oruç’un da üyesi olduğu dernek. Sezai Bilici Çaycuma Belediye Meclis üyesi olması ve son olarak ta Çaybel Yönetim Kurulu Üyeliğine seçilmesi nedeniyle, Derneğin refleksleri doğal olarak ortadan kalkmış durumda.Yani Gazeteci kimliğinden çok, şuan bulunduğu pozisyon önde. Diğer ZGC temsilciliği’ de Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı ile araları soğuk. Öyle olunca gazeteciliğin temel ilkesi,‘halkın haber alma özgürlüğü’de kısıtlanmış oluyor. Bizim Talip kardeş biraz arada kalmış gördüm. ÇGD’nin üyesi, Sezai’nin pozisyonu ve ZGC’nin durumu. Talip bir ustalık gösterecek, halkın haber alma özgürlüğüne sadık kalarak ve diğer küslere de örnek olacak adımı atacağına inanıyorum.
Sağlıcakla kalın

sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
