Ben en başından beri sivillerin böyle bir slogan atmalarına sıcak bakmamışımdır. Çünkü bu militarist bir slogandı; dolayısıyla tehdit içeriyordu. Oysa sivillerin görevi, asker gibi davranmak değil, Ata’nın kurmuş olduğu laik demokratik Cumhuriyeti çağdaş uygarlık seviyesine taşımak için üzerlerine düşenin en iyisini yapmaktı. Bana göre Atatürk’e bağlılıklarını belirtmek için “Mustafa Kemal’in izindeyiz” veya “Ata’nın izindeyiz” gibi bir slogan daha uygun düşerdi.

    Atatürk, asker kimliğine rağmen militarizmin daima karşısında olmuştur. Bu düşüncesini ilk olarak İttihat ve Teraki Fırkası’nın bir toplantısında asker kökenlilerin fırkadan ayrılmalarını dile getirerek ortaya koymuş, bu nedenle de fırkadan dışlanmıştı. Çünkü ona göre orduya siyasetin girmesi orduyu zaafa uğratırdı.

    Nitekim Balkan bozgunu onun bu düşüncesini haklı çıkarmıştı! Orduya siyaset girince ordu içindeki hıyerarşi(emir komuta zinciri) bozulmuş ve kaçınılmaz son yaşanmıştı.

    Bilindiği gibi ilk mecliste Kurtuluş Savaşı’nda ordunun en üst kademelerinde görev yapmış askerler de bulunmaktaydı. Onlar hem milletvekilliğini hem de ordudaki görevlerini aynı anda sürdürmekteydiler. Atatürk yine aynı düşünceyle onlardan ya askerliği ya ya da milletvekilliğini tercih etmelerini isteyince bazıları ordudaki görevine dönmüş, bazıları da mecliste kalmayı tercih etmişlerdi.

     “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” sloganına gelirsek:

     Bence bu sloğan sadece asker kimliği taşıyanlar için uygundur ve değerlidir. Çünkü mevcut ordu, İstiklal Savaşı’ından zaferle çıkmış Mustafa Kemal’in ordusuydu. Bu nedenledir ki bu ordunun, Mustafa Kemal’in kurduğu laik demokratik Cumhuriyeti iç ve dış tahditlere karşı savunmak gibi bir misyonu vardı.

     Yakın geçmişte bu slogan yemin törenlerinde genç teğmenler tarafından atılınca doğrusu çok gururlanmış, çok sevinmiştim. Çünkü bu slogan bildiğim kadarıyla askerler tarafından ilk defa dile getiriliyordu. Ama bir süre sonra sevincim kursağımda kaldı! Mevcut iktidara göre genç teğmenler bu sloganı atmakla disiplin suçu işlemişlerdi. Bu nedenle askerlikten men edilmek üzere haklarında soruşturma başlatılmıştı. Kılıç çekmeleri bahaneydi!

    Acaba aynı teğmenler, Mustafa Kemal yerine “Recep Tayyip Erdoğan’ın askerleriyiz” diye slogan atıp kılıç çekselerdi aynı soruşturmaya maruz kalırlar mıydı?

     Her 10 Kasımda Anıtkabir’deki tören çıkışında “Recep Tayyip Erdoğan” diye slogan atan gönüllü(!) kıtaların kılına bile dokunulmadığına göre!


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.