Asgari ücretin hesaplanması;
İşçilerin emeğine ödenebilecek olan en düşük seviyenin yasallaştırılmış hali olan asgari ücret, aslında dönemine göre bir emek satış sınırıdır, ideal olarak bir işçinin tüm temel gereksinimlerini karşılayabilecek şekilde hesaplanır.
İşçi sendikaları tarafından 2022 yılı için yoksulluk sınırı 10 bin lira TL. olduğundan ve bunu ailedeki 2 kişinin çalışması halinde sağlayabileceğinden asgari ücretin 5 bin TL. olması gerektiği ileri sürülmüştür.
Asgari ücrette devletin rolü:
Asgari ücreti belirleme görevi devletlerindir. Anayasanın 49. maddesi gereğince (devlet) çalışanların hayat seviyelerini yükseltmeli, onları korumalı ve desteklemelidir. 55.maddenin ikinci fıkrasında ise ücrette adaletin ve sosyal yardımlardan yararlanmaları için devletin gerekli önlemler alması gerektiği belirtilir.
Türkiye ILO tarafından imzalanmış sözleşmelerden 131 sayılı sözleşmeyi henüz imzalamamıştır.
Avrupa Sosyal Şartı’nı 1989 yılında onaylayan Türkiye, asgari ücreti düzenleyen 4. maddenin 1. Fıkrasını onaylamamıştır. Çünkü ülkemizde işçi ailesinin ihtiyaçlarından çok işçinin kendisinin ihtiyaçları temel alınmaktadır. Oysaki ülkemizdeki asgari ücret, asgari yaşam düzeyini karşılayacak olan bir ücret olması gerekirken, çalışana ve bakmakla yükümlü olduğu kişilere daha düşük ücret ödenmesine neden olan zorunlu bir ücret halindedir.
Asgari ücret yoksulluk sınırının yarısından az olmamalıdır. Asgari ücrette vergi yoktur.
ILO’nun 131 saylı sözleşmesine göre istihdam koşullarına sahip tüm ücretli çalışanların grupları kapsayan bir asgari ücretler sistemi kurmayı hedeflemektedir.
Avrupa Sosyal Şartı 4. madde (1989): Tüm çalışanların, kendileri ve ailelerine iyi bir yaşam düzeyi sağlamak için yeterli adil bir ücret alma hakkı vardır. Madde 5: Tüm çalışanlar ve işverenler ekonomik ve sosyal çıkarlarını korumak amacıyla ulusal ve uluslararası kuruluşlar düzeyinde örgütlenme özgürlüğüne sahiptir.
Özetlenen bu koşullara rağmen Ekim 2024’e göre yoksulluk sınırı 64 bin TL. asgari ücret ise 17 bin TL. yani yaklaşık yarısı kadar olması gerekirken !/4’üne kadar düşmüş durumda. Sonra ne oluyor? Toplumsal sorunlar zirveye çıkıyor ve adli vaklar, açlık ve sefalet, cehalet doruğa çıkıyor. Kadına karşı şiddetin, katliamların, hırsızlık ve arsızlıkların bir numaralı nedeni bu ekonomik geçinememe sorunu… Bunun yanında hayat pahalılığının katkıları da büyük yıkımlara neden oluyor.
Yapmış olduğum değerlendirmeye göre 2025 yılı itibariyle asgari ücret 40 bin lira olmalıdır ve 2025 yılının ikinci altı ayı için de yeniden belirlenmelidir. Çünkü yoksulluk sınırı yıl sonunda 70 bin TL’yi bulacaktır.
Bunun için diğer önerim ise asgari ücretin Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından belirlenmesidir. Çünkü bugün asgari ücret işçi, işveren ve hükümet tarafından ortaklaşa olarak belirlenmesine rağmen işveren ve hükümet temsilcileri işbirliği yapmakta ve işçi kesimini hiç dikkate almamakta ve işçi kesimi karara katılmamakta, toplantıyı terk etmektedir. Böylece çarpık bacaklı bir asgari ücret belirlenmekte; işçiler aç kalmakta, işveren kesimi sevinse de satışları dip yaptığından ekonomik olarak yıkıma uğramaktadır. Gazetelerden okuduğumuza göre geçen yıl 111.576 esnaf, 1516 şirket kapanmış! Neden? Çünkü ürünlerine talep yok! Çünkü halkın alım gücü yok!
Diğer önemli sorun işsizlik sorunu ve eleman bulamama sorunu var. İşverenler neden eleman bulamıyorlar ve yüzbinlerce üniversite mezunu yurtdışına gidiyor? Çünkü gereken ücreti alamıyorlar ve değerli görülmüyorlar. Çünkü para her şeyden daha değerli hale gelmiş ülkemizde ve dünyada. Üniversitelilerin yanında lise-sanat okulu mezunları da işsiz durumda. Bunun baş nedeni de asgari ücretin çok düşük olması..!
Asgari ücret artışı yeterli olduğunda çalışanları mutlu edecek ve toplumsal olarak da şu faydaları sağlayacaktır:
- İşletmelerde verimlilik artacaktır,
- Üretim kalitesi yükselecek ve yeni ürünler üretilecektir,
- Toplumsal mutluluk ve huzur artacaktır,
- Adli vakalar çok azalacaktır,
- İşsizlik azalacaktır,
- Gelir dağılımı bozukluğu azalacak,
- Toplumsal saygı ve dayanışma yükselecektir,
- Çalışma ve eğitim şevki yükselecektir,
- İşletmelerin iflası ve kapanması en aza inecektir,
- Gençlerin yurtdışına gitme isteği ve hırsı çok azalacaktır.
Ne diyoruz? Eken biçer! Güzellik eken güzellik, çirkinlik eken çirkinlik biçer. Şimdi devletten ve işverenlerden hem kendilerini hem de çalışanlarını ve halkını mutlu edecek bir ekme bekliyoruz.
İşini ve ilişkilerini güzel yapan herkes akşam evine giderken şöyle diyecek: bugün şu,şu işi yaptım çok iyi oldu beeee…!!!!

sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
