Günlerdir kent siyaseti işi gücü bıraktı, geçtiğimiz haftalarda Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem’e yönelik makamında gerçekleşen sözlü saldırı sonrasında ortaya atılan ‘Sosyete Pazarı’ olarak bilinen yerin kim tarafından, nasıl verildiğine odaklandı. Tartışmanın bugünlere kadar gelmesinde ki ana neden bu konunun TBMM’ne CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Grup konuşmasına kadar yansımış olması.

Bana sorarsanız bu konu ülke gündemine girecek kadar önemde miydi? değildi ama ne hikmetse konu oraya taşındı. Konuyu Genel Başkan’a aktaranların niyetleri, amaçları ya da Genel Başkan’ın konuyu gündeme taşımasının amaçları arasında iktidarın CHP’li ve DEM’li Belediyelere yönelik olarak uygulamaya koyduğu Kayyum tartışması yani açık saldırısı diyelim.

İyi de bu kayyumunun ana amacı Zonguldak’ta ki küçük esnafın ‘Sosyete Pazarı’ konusuyla ne alakası var. Eğer Zonguldak siyaseti tartışacaksa eğer Ülke gündeminin hatta Ortadoğu’da iyice alevlenen Savaş ve içeride Kürt Sorunu olarak gündemimizde yer alan ve 1 Ekim’den sonra MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin yaptığı çağrı; “PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın gelip TBMM’de DEM Parti Grup Toplantısında konuşsun” diye ifade ettiği gündemi tartışmak, yerelde bunun sonuçlarını kente nasıl yansıyacağını ya da ülkenin geleceğe dönük yansımalarını tartışabilirdi . Örneğin kette ‘Savaşa karşı Barış, Sömürüye Karşı Savaş’ adı altında seri etkinliklerle iktidarın ekonomik-politik uygulamalarını, ‘Savaşa değil, Emekçiye Bütçe’ gibi konuların yer aldığı paneller söyleşiler düzenleyerek gündemin daha yerli yerinde ve cesaretle adımları atılailirdi. İşte o etkinliklerde de iktidarın Kayyumu neden gerekçe olarak ülke siyasetine soktuğu kamuoyuna, topluma daha açık anlatılırdı. Yani anlayacağınız CHP Kanadı kulağı tersten tutarak aklınca AKP’yi sıkıştırarak yerelde politika yapmak istedi ama ne yazık ki baltayı taşa vurdu.

AKP İl Başkanı Mustafa Çağlayan’ın eline fırsat verdi. Çağlayan yaptığı basın açıklamasında Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem’e yönelik saldırıyı kınadı ve ardından CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Grup Toplantısında dile getirdiği iddiayı da çürüten belgeyi, meclis tutanaklarını açıklayarak ‘Sosyete Pazarı’ nın ilk tahsisinin CHP Yönetimi tarafından verildiğini dile getirdi.

İşin gündem konusu olan yanı ise benim açımdan AKP İl Başkanı Mustafa Çağlayan’ın da gündemde başka konu yokmuşçasına, kentin ana konusu CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i kimin yanılttığının peşine düşerek, İl Başkanımı, Milletvekilimi? ve CHP ekibinden özür dilemesinin gündemde tutmasını anlamadım.

Siyasetin genel işleyişi öyle hal aldı ki aşağıdan yukarıya doğru, ya da yukarıdan aşağıya bilgi akışında çok örnekler verebiliriz: Örneğin Recep Tayyip Erdoğan’ın Başkanlık döneminde Zonguldak’ta yaptığı Miting sırasında; “Zonguldak’ta üniversite var mıydı, üniversiteyi 2007’de biz kurduk ” demişti. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi 1992’de açılmıştı. Dönemin CHP Milletvekili Ali İhsan Köktürk konuyla ilgili politik değerlendirme yapmış ve;  “Bu durum Sayın Başbakan’ın ruh halini ve hafıza zafiyetini göstermektedir” demişti.

Ama kimse Erdoğan’dan ya da AKP İl Başkanı ve Milletvekilinden özür dile diye de günlerce kent gündemini meşgul etmedi. Kısaca emeklilerden, emekçilere kadar toplumsal kesimler açlık ve yoksullukla mücadele ederken, asgari ücret belirlenme toplantıları gündemde iken, ülke gündemi ciddi, can alıcı konuları (Savaş-Kür Sorunu-Demokratikleşme) tartışmaya, doğrudan yada dolaylı çözüm konularında kafa yorarken CHP ve AKP İl Başkanlarının suni tartışma yaratarak gerçek gündemi ötelemesine anlam veremiyorum. ‘Koyun can derdinde, Kasap et derdinde”

Devrek’te Selçuklu ve Roma Kültürü

Hafta sonu Susma Devrek Temsilcimiz Özcan Korkut ile bir dizi ziyaret gerçekleştirdik. Devrek’i bu arada daha yakından tanıma fırsatı buluyorum. Sağ olsun Özcan kardeşimiz gönüllü desteği sayesinde Susma epey yol aldı. Bu hafta Devrek’in Alpaslan Köyü’nde ikamet eden adaşım Bahattin Kapucu’nun konuğu olduk. Bizi köy mahallinde gezdirdi ve bilgilendirdi. Devrek önemli bir tarihsel mirasın üzerinde kurulu şirin bir ilçemiz. Nerdeyse 1000 yıllık yaşanmış kültürün üzerine kurulu Devrek’in Alpaslan Köyü ve etrafı Selçuklu dönemine ait anıt mezar olmayı bekleyen ve  Roma dönemine ait Asar Kalesi’yle birlikte 7 kalenin varlığına, yaklaşık 600 rakımlık noktada tanıklık ettik.

Bölge tam bir tarihi müze konumunda. Yerel yönetimlerin, kültür elçilerinin, il, ilçe Turizm müdürlüklerini çağırırcasına ayakta kalmaya devam ediyorlar. Umarız bu saklı tarih açığa çıkar ve kent insanı bir anlamda kendisiyle buluşur.

Sağlıcakla


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.