Cumhuriyet 17.12.2024 Mustafa Çakır
“Bütçe giderleri, kasım ayında yüzde 42.5, ilk 11 ayda yüzde 74,7 yükseldi ve 9 trilyon lira, gelir ise yüzde 67,2 artışla 7 trilyon 793 milyar lira, açık yüzde 139,8 artışla 1 trilyon 277 milyar lira oldu. Vergi gelirleri yıllık yüzde 62,5 artışla 6 trilyon 597 milyar lira, faiz giderleri yüzde 89 artışla 1 trilyon 195 milyar lira. Bütçenin 2024 yılı sonunda 2,6 trilyon lira açık vermesi hesaplanmıştı-bütçelenmişti.
Bütçe gelirleri 11 ayda şöyle oldu.
Gelir Vergisi 2023 yılında 611,7 milyar lira 2024 yılında 1,3 trilyon lira, Kurumlar vergisi 2023 yılında 766,7 milyar TL’ 2024’te 870 milyar lira, Dahilde alınan KDV 2023’te 456,6 milyar liradan 2024’te 903 milyar liraya, İthalde alınan KDV 2023’te 848,1 milyar liradan 2024te 1,2 trilyon liraya, Özel Tüketim vergisi 2023’te 811,5 milyar liradan 2024’te 1,2 trilyon liraya çıkmış bulunuyor.”
Bu miktarlara göre biraz hesaplama ve yorumlama yapalım:
Gelir ve kurumlar vergisi toplamı 2023 yılı 11 ayında 1trilyon 378,4 milyar lira, 2024 yılında ise 2 trilyon170 milyar lira olmuş. Ama gelir vergisi yüzde 125,2 artarken, kurumlar vergisi ise yüzde 13,4 artmış!?
Dahilde alınan KDV yüzde 98, ithalde alınan KDV ise yüzde 48 artmış. Özel Tüketim vergisi de yüzde 48 artmış.
2023-2024 yılında gelir vergisi ile gider vergileri karşılaştırıldığında ise durum şöyledir:
2023 yılı gelir vergileri toplamı 1 trilyon 378,4 milyar lira, gider vergileri toplamı 2 trilyon 116,2 milyar lira. Yani vergilerin toplamı 2023 yılında 3.494,6 milyar olduğuna göre, yüzde 39,4’ü gelirden yüzde 60,6’sı giderlerden alınmış. Yani yüzde 60’ı açlık ve yoksulluk sınırında yaşayan halktan alınmış.
2024 yılında ise neler olmuş bakalım: Yıllık gelir vergileri toplamı 2 trilyon 170 milyar lira, gider vergileri toplamı 3 trilyon 303 milyar lira olmuş. Yani 2024 yılı vergilerin toplamı 5 trilyon 681,4 milyar liraya ulaşmış. Yani yüzde 58, 1’i halkın tüketiminden alınmış.
Burada dikkatimi çeken başka bir sorun şu: 2024 yılında gelir vergisi artışı 2023’e göre 125,2 iken neden kurumlar vergisi artışı yüzde 13,4 olmuş? Acaba bazı kurumların vergileri mi silinmiş?
Xxxxxxxxxxxxxxx
19.12.2024 Birgün
Feray Aytekin AYDOĞAN
“İşte yeni Türkiye yüzyılı; tüm meslek liseleri MESEM’leştiriliyor.
19.yüzyıl başlarında hafta sonu diğer günlerinde çalıştıkları için yalnızca Pazar günleri okullarının açık olması uygulaması bizde de yaşama geçiriliyor. Bu okullarda da çocuklar yazmayı değil yalnızca okumayı hedefleyen okullar.
MESEM sistemine göre mesleki eğitim okulu öğrencileri haftada bir gün okula gidecek diğer günler işyerlerinde çalışacaklar ve çalışıyorlar haftada 4 gün. Sektör içi, sektöre entegre bölge ihtisas okulları öğrencileri bedava işgücü haline getiriliyor.
1999’da çalıştırılan çocukların yalnızca yüzde 29’u ücretli çalıştırırken 2019 yılında bu oran yüzde 63’e çıkmış. Herhalde yine 2025 yılında 1999 seviyesine düşecektir ve çalışanların çoğu ücretsiz çocuklardan oluşacaktır”.
Diğer taraftan Mustafa Bildircin’e göre eğitimdeki nitelik kaybı ve yoksulluk nedeniyle liselerin 11 ve 12.sınflarında öğrenciler sınıfları boşaltmaya başlamış.
Xxxxxxxxxxxxxxxxx
Güçlü sevimli (Avukat)
“Hayata Dönüş mantığı sürüyor.
Hayata Dönüş operasyonlarının 24.yılında Hayata Dönüş mantığının ve perspektifinin bugünün siyasal iktidarı tarafından aynı şekilde sürdürüldüğü açıkça görülmektedir. Hapishanelerdeki hak gaspları ve yeni “kuyu tipi hapishaneler” bunun kanıtı mahiyetindedir.
Yeni Kuyu Tipi Hapishaneler, yüksek güvenlikli hapishaneler, Y Tipi hapishaneler. Y Tipi hapishaneler ve S Tipi hapishanelerdir. Ülkede 7 Y Tipi kapalı hapishane, 19 Yüksek Güvenlikli hapishane ve 7 S Tipi hapishane açılmıştır”.
Nazım Alpman
Etki ajanlığı Üsküdar’a ulaştı.
“Türk Ceza Kanunu’nun 339. Maddesinde yer alan “Devlet Güvenliği ile ilgili belgeleri ellerinde bulundurma” başlıklı suça göre; (1) Devletin güvenliği veya iç dış siyasal yararları bakımından gizli kalması gereken bilgileri veya yetkili makamların açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken hususları elde etmeye yarayan ve elde bulundurulması kabul edilebilir bir neden bulunmayan belgelerle veya bu nitelikteki herhangi bir şeyle yakalanan kimseye bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.
İktidardakiler daha kanunlaşmadı, heyecan yapmayın diye saf ve temiz yüreklere su serpiyorlar ama madde ülkesinin dertlerini kendisine dert-iş edinen herkesi potansiyel ajan olarak damgalıyor. Gezi Parkı Davasında da olduğu gibi ve Fikret İlkiz’e göre “Etki ajanlığı kavramı beş yıldır uygulamada.. telefon görüşmeleri de olsa!”
Üç gün önce CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in bir açıklama yaptığını ve “çalışan ile emeklilerin çok zor durumda; açlık seviyesinde yaşadığı, maaşlarının insani ihtiyaçların karşılanması seviyesine çıkartılması gerektiğini” söylediğini televizyon haberlinden öğrendim. Ve aynı haberlerde İktidar ve ortağının buna çok sert ve olumsuz yanıtlar verdiklerini gördüm, işittim.
Bu olumlu isteğe karşı bu çok sert tavır beni çileden çıkardı! Neden halkın ihtiyaçlarına karşı böyle bir tavır alınabiliyor. Ki, bu yaşadığımız dönemde Suriye’de çok tehlikeli, belirsiz gelişmeler oluyor. Bu zamanda devletin ve halkın gönül ve fikir birliğine, dayanışmaya çok ihtiyacı olduğunu herkes biliyor. Peki, bu dayanışma halkı bilerek aç ve yoksul bırakarak nasıl sağlanacak?
Yukarıda yazdığım bütün haber ve alıntıların nedeni devletin halka karşı gösterdiği olumsuz tavrın örnekleri ve sonuçlarındandır. Türkiye halkı bunları hak etmiyor.

sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
