Zonguldak Merkez ilçede “10 Ocak Gazeteciler Günü” farklı etkinlikle, kutlamadan protestoya dönüştü.

Ülkedeki ekonomik-politik sorunlar toplumun geniş kesimlerini derinden etkiliyor. Bu durumdan gazetecilerde nasibini alıyor.

Zonguldak’ta gazeteciler uzun süredir çalışma ve yaşam koşullarının her geçen gün kötüye gittiğini açık, alenen ifade eder duruma geldi.

İlk olarak Zonguldak’ta gazeteciler, yerel basının zorlu koşullarına değinmek için 21 Ekim Dünya Gazeteciler Günü’nde üç günlük oturma eylemi ve basın açıklaması gerçekleştirdiler.

Farklı gazeteci örgütlerine üye olan meslektaşlarımızla birlikte üç günlük eylemde; “Bizler kimiz Yağmur, çamur, kar, kış demeden olayların içine dalan, çoğunuzun kaçtığı yerlere girip doğru haberi ulaştırmaya çalışan insanlarız.

Can güvenliğimiz olmadan, 17 bin 2 liraya mesai saati gözetmeksizin çalışanlarız.

Sırf işimizi yapabilmek için mobbingin her türlüsüne boyun eğmek zorunda kalanlarız.

Tehditlere maruz kalan, darp edilen ve bununla başa çıkmaya çalışan insanlarız.

Ve artık yeter! Sesimizin duyulmasını, Anadolu Basını’nın can çekiştiğini görmenizi istiyoruz. Bizler ve mesleğimiz yok oluyor, siz bunu görmüyorsunuz!” diyerek tepkilerini dile getirmişlerdi.

Bu kez benzer tepkileri 10 Ocak Gazeteciler Gününde yaptılar.

Zonguldak’ta çalışan gazeteciler yaşanan ekonomik zorlukları, çalışma koşullarını protesto ettiler.Madenci Anıtı’nda basın açıklama yapan meslektaşlarımız Valilik önüne kadar protesto yürüyüşü yaptılar. Yaptılar diyorum yazının gelişi, bende tüm bu süreçlerin içinde yer aldım.

Madenci Anıtı’nda açıklamayı yapan meslektaşımız Öznur Güneş; “Bugün 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü…

Ülke genelinde meslektaşlarımızın yaşadığı sorunları, aynı şekilde Zonguldak basını olarak biz de yaşıyoruz. 10 Ocak Çalışan Gazeteciler gününü buruk kutluyoruz. Yıllardır süregelen can güvenliği, ekonomik darboğaz, itibarsızlaştırma birçok arkadaşımızın işsiz kalmasına neden oldu. Mesleğe devam edenler ise bu sorunlarla mücadele etmeye mecbur kaldı.”dedi.

Açıklama sayfalarımızda yer aldı. İşin diğer yanda ise, 10 Ocak’ta  “Basın Özgürlüğü” nü savunan birer kahraman edasıyla açıklamalarda yer aldı. Açıklamalarda yine basını yeren, eleştiren, gazetecileri çeşitli yaftalamalarla kınayanların varlığının olması dile getirildi. 

Ama bunu yapanların geçmişlerine ve bugüne bakıyorum tamda dedikleri, ifade ettikleri gazetecilerle kol kola. Fark sadece şurada; dün kolunda başka biri varken, o kolundan çıkmış diğeri koluna girmiş. Fark yok yani, “ha hasan, ha kel hasan” Bu ikiyüzlü tutumdan kurtulmadan kimse karşı taraftan daha doğru bir davranış bekleyemez, beklememelidir. Yani ‘empati’ diyorum

Mustafa Cıngıllıoğlu aramızdan ayrıldı

Karabük’ten dostumuz, yoldaşımız Mustafa Cıngıllıoğlu’nu kalp krizi sonucu yitirdik.

Uğurlamasında dostlarımızla yer aldık. Mustafa 78’li yıllarda Bartın’da Lise’de iken Adem Demirbilek, Saltuk Deniz Karabük’te Vedat Köktürk, Turgut Yılmaz’lar Çaycuma’da bende Zonguldak’ta lise sıralarında, “EML’lerinde Emek Sömürüsüne Son”, “Parasız Eğitim, Sınavsız Üniversite”, “Gençliğin Yolu İşçi sınıfının Savaş Yoludur” sloganları atarak öğrenci gençliği örgütleyip İLD (İlerici Liseliler Derneği)’ni İGD çatısı altında örgütleyeme çalışıyorduk.

Sonra Mustafa Karabük’e geldi ve mücadelesini oradan bugünlere taşıdı. Mustafa’nın son yolculaması beni iyiki de “Mustafa ile birlikte bugünlere gelmişim”dedirten bir uğurlama idi. Mustafa ve Karabüklü yoldaşları ‘Tahta Masa’da önemli tarihe taşınacak iyi hikâye yarattılar. Sürdürmek dostlarına, yoldaşlarına, aileye, çocuklarına kaldı. İyi ki ben senin Yoldaşınmışım Mustafam.

10 Ocak’tan ders çıkarmak

Ülke gündemi Savaş-Ekonomi üzerinde iyice yoğunlaştı. ‘Savaş’ın faturasını emekçilere yüklemeyin’ diyen toplumsal kesimler sokaklarda. Bu ekonomik çıkmaz Gazeteleri, basın emekçilerini de birinci elden krize soktu, çok yayın ayakta duramıyor, basılı yayından çekildi.

Susma hem basılı yayını çıkarırken aynı zamanda dijital medyada da yerini daha da güçlendiriyor. Bu iş, emek, zaman, insan gücü ve parayı da içinde barındırarak geliyor.

10 Ocakta ‘özgür basın’ istiyoruz diyen dostlarımız bu konuda dayanışmayı yükseltmelidir ki; ‘hangi basın dan yana olduğunuzu anlayalım” Yoksa boş hamasetten öteye geçmez. Yeni yılda yaşanan sürece ilişkin abone bedellerinde güncelleme yaptık.

Umarız, Susma’yı güçlendirmede sizde bize destek verisiniz.

Sağlıcakla


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.