Karaelmas Gazeteciler Derneği, 7 Kasım 2003 tarihinde bir ihtiyaçtan doğdu.
Yaklaşık 23 yıllık bu hikâye; emeği, fedakârlığı, yoğun çalışmaları içinde barındırdığı kadar, küskünlükleri, çatışmaları, kırgınlıkları da taşıyarak bugünlere geldi. Bizler, bu yapının tanıkları, taşıyıcıları ve sorumlularıyız.
Kurulduğunda kentte yalnızca bir meslek örgütü vardı. O gün gazete emekçisi olan bazı meslektaşlarımız bugün gazete patronu konumuna geldi. O dönem yalnızca günlük ve haftalık gazetelerle sınırlı olan yayıncılık; bugün sosyal medya platformları, internet siteleri, birleşen ve kapanan gazetelerle bambaşka bir hâl aldı.
O günlerde aramızda olan pek çok değerli gazeteci büyüğümüz bugün hayatta değil. Hepsini saygı ve rahmetle anıyorum. Hâlâ aramızda olan büyüklerimize ise sağlıklı, uzun ömürler diliyorum.
Bugün geldiğimiz noktada; ne dünya aynı dünya, ne Türkiye aynı Türkiye, ne de Zonguldak, 23 yıl önceki Zonguldak.
Bu değişim farklı çevrelerde farklı biçimlerde tanımlanıyor. Kimimiz bu süreci bir “gelişme” olarak okuyor, kimimizse “gerileme” olarak nitelendiriyor. Kimimiz hâlâ Zonguldak’ı bir “emek kenti” olarak görürken, kimimiz “emeklinin kenti” diyor.
Bir yanda “Türkiye Yüzyılı” söylemiyle bölgemize yansıyan projeler—Vadi bölgesi, limanı, doğal gaz üretim alanları, serbest bölgesi, OSB’leri—diğer yanda çevre ve insan sağlığını tehdit eden tehlikelerle doğanın tahribatı her geçen gün artıyor. Alaplı’dan Devrek’e kadar uzanan coğrafyada, yaşam alanları geri dönüşsüz biçimde değişiyor.
Bu noktada, küresel enerji politikalarındaki dönüşüm de göz ardı edilemez. Bugün dünya, iklim krizi karşısında yeşil enerjiye yönelmiş, karbon emisyonunu azaltmak için fosil yakıtlardan çıkışı bir mecburiyet haline getirmiştir. Ancak Zonguldak, hâlâ kömüre dayalı geçmişin üretim anlayışına sıkı sıkıya bağlı kalmaktadır.
Kömür, bu kentin hafızasında derin bir yer tutsa da, artık yalnızca geçmişin bir değeri olarak anılmalı; bugünün ve geleceğin üretim ilişkileri ise yenilenebilir enerji, dijitalleşme ve çevre dostu teknolojiler üzerine kurulmalıdır.
Bu dönüşümün kaçınılmaz olduğu bir çağda, hâlâ kömüre bağımlı politikaların sürdürülmesi; sadece çevreyi değil, ekonomik sürdürülebilirliği ve sosyal refahı da tehdit etmektedir. Zonguldak, yeşil dönüşüme uyum sağlayamazsa, çağın gerisinde kalacak ve genç nüfus için bir çekim merkezi olma iddiasını yitirecektir.
Dönüşümde zorlanan yalnızca ekonomi değil; siyaset, bürokrasi ve ne yazık ki basın da bu sürecin etkisi altında.
Siyaset ve yerel yönetimler, zorunlu altyapı hizmetlerini bir başarıymış gibi sunarken, kentin ana damarı olan tarihi miras ise kömür bağımlılığına saplanmış bir şekilde ilerliyor. Popülist politikalarla günü kurtarma anlayışı, uzun vadeli bir vizyonun önüne geçmiş durumda.
Dijitalleşme, yapay zekâ, yenilenebilir enerji ve yeni nesil üretim ilişkileri, çağımızın temel dinamikleri. Ancak bu dinamikleri Zonguldak’a entegre etmekte ciddi zorluklar yaşanıyor. Özellikle merkez ilçe, Kozlu ve Kilimli’yi kapsayan alanda muhafazakâr bir direnç söz konusu. Kent, geçmişi katı biçimde savunan bir anlayışla geleceğe hazırlanmakta zorlanıyor.
Bu sıkışmışlık siyaseti, bürokrasiyi ve doğal olarak basını da etkiliyor.
Bugün sahada aktif çalışan basın emekçilerinin sayısı bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar az. Bu arkadaşlarımız, gerek sahada gerekse bilgisayar başında zaman kavramını yitirerek, iş güvencesiz, ağır koşullar altında çalışıyor. Temel haklardan yoksun bir şekilde gazetecilik yapmaya çalışıyorlar.
Bu tablo, Karaelmas Gazeteciler Derneği’nin kuruluş felsefesiyle örtüşmeyen bir noktaya sürüklenmemize neden oldu. Basın emekçilerinin haklarını savunmak, mesleki dayanışmayı güçlendirmek ve etik gazeteciliği korumak için kurulan derneğimiz, bir dönem kamuoyu önünde silikleşti. Öyle ki, kurulduğumuz dönemde itiraz ettiğimiz yapılara üye olanlar oldu. Bu yapıların görünürlüğü onların daha iyi olmasından değil; bizim mevcudu koruyamamamızdandı. Kent, adeta “kötünün iyisine” razı oldu.
İşte bu nedenle kongrede yaptığım konuşmada şu çağrıyı yapmıştım:
“Bugün tüm KGD üyelerine çağrıda bulunuyorum. Sandığa giderken şunu unutmayın; bu seçim sadece bir başkanlık seçimi değil, Zonguldak’ta gazeteciliğin kaderini belirleyecek bir seçimdir. Bu seçim, haklarımız için, mesleğimizin itibarı için, dayanışma ve özgürlük için bir dönüm noktasıdır. Zonguldak’ta gazeteciliği birlikte ayağa kaldıracağız.
Şimdi söz sizde. Gelin, bugün hep birlikte tarih yazalım. Sandıkta sadece oy kullanmayalım; mesleğimizin geleceğine sağlam bir mühür vuralım.”
Evet, kongre sonrası geçen yaklaşık iki aylık süre içerisinde Karaelmas Gazeteciler Derneği’nin yeniden hayat bulduğunu görüyoruz. Genç, dinamik, birbirine saygılı ve yaratıcı bir ekiple, kentin beklediği güçlü, etik ve saygın bir basını yeniden oluşturmak için yola çıktık.
Bu vesileyle, derneğimizin kuruluşundan bugüne kadar emeği geçen tüm yönetim kurulu üyelerine teşekkür ediyor, hayatını kaybedenleri rahmet ve minnetle anıyorum.
Hep birlikte; daha özgür, daha dayanışmacı, daha güçlü bir basın için çalışmaya devam edeceğiz.

sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
