05.06.2025 Cumhuriyet Gazetesi Dr. Gülay Ertürk

“Dünyada sanayi devrimleri ardı ardına yaşanırken, Türkiye hâlâ 3.0 aşamasında. Yani tam otomasyon sağlanamamış, dijitalleşme sınırlı, yapay zekâ gibi teknolojiler sanayiye entegre edilememiş durumda. Oysa dünya 5.0’ı konuşuyor. Japonya insansız fabrikaları, robotlaşmayı, yapay zekâ destekli üretimi çoktan devreye aldı.

Peki, Türkiye bu yarışta geri mi kalacak? Kalabilir. Ama bu ülkenin kalkınamayacağı anlamına gelmiyor. Türkiye belki 5.0’ı yakalayamayabilir. Ancak tarımda, hayvancılıkta, gıdada ve biyolojik zenginlikte öyle bir potansiyele sahip ki, kendi kalkınma modelini yeniden yazabilir.

Türkiye, Avrupa’nın en büyük tarım arazilerine sahip ülkelerden biri. Dört mevsimi aynı anda yaşayan, 7 tarım bölgesine sahip ender ülkelerden. Bitki açısından Avrupa’nın tamamından daha zengin. Hâlâ kendi kendine yetecek su ve toprak rezervine sahip. Hayvancılıkta bin yıllık geçmişi olan coğrafya. Bu ülke sadece kendi halkını değil, en az iki katını besleyecek kapasiteye sahip.

Gıda yeni nesil güç aracı olacak:

Sanayi 4.0 ile birlikte, ucuz işgücünün bir anlamı kalmıyor. Artık robotlar çalışıyor. Ama robot yemiyor, insan yiyor. Bu nedenle gelecekte, en stratejik güç olacak. Dünya Bankası, IMF, hatta teknoloji devleri bile artık gıda savaşları ve kıtlık senaryoları üzerine raporlar hazırlıyor. Çünkü pasta büyüse bile dilimler sadece zenginlere gidiyor.

Tarım 5.0 Türkiye’nin gerçek çıkış yolu:

Türkiye sanayide değil ama tarımda 5.0’ı yakalayabilir. İngiltere bundan yıllar önce bir tarlayı insansız biçimde ekip biçti. Traktör yok, işçi yok. Her şeyi yazılım ve drone araçlar yönetti. Türkiye neden yapamasın? Bunun için: 1- Üniversite-Sanayi-Tarım işbirliği kurulmalı. 2- Tarımda dijitalleşme hızlandırılmalı. 3- Sosyal ve ekonomik teşvik verilmeli. 4- Veterinerler ve ziraat mühendisleri sahaya inmeli. 5- Tarım okulları(Köy Enstitüleri) kurulmalı. 6- Doğal tohum ve bilimsel eğitim verilmeli.”

Bu teknolojik tarım ile insanlara ne ve nasıl görevler verilecek? Köylerde işsiz kalan ziraatçılar ne olacak, nereye gidecekler? Tarlada üretilen ürünleri üretenler hiçbir geliri olmayan, işsiz topluma nasıl satacak?

02.06.2025 Cumhuriyet Gazetesi, Ergin Yıldızoğlu

Yeni bir finansal kriz mi geliyor?

“ABD’nin 36 trilyon 200 milyon dolar kamu borcundaki  tırmanışa, finans sistemlerinin bir elin parmaklarından az sayıdaki banka dışı dev aktörler tarafından kontrol edilmesine, merkez bankalarının ekonomik ve siyasi manevralarının daralmasına Tramp’ın fevri davranışlarının yarattığı belirsizliklere dayandırıyor.

Bugün ABD’nin toplam kamu borcu 36 trilyon doları aşmış durumda. Bu ülkenin GSYH’nın yüzde 120’sine denk geliyor. Bu devasa borcun büyük bölümü Çin, Japonya ve Avrupa ülkeleri gibi yabancı yatırımcılar tarafından finanse ediliyor.”

ABD’nin içinde bulunduğu mali sıkıntı tüm dünyayı etkiliyor. Finans sistemin bugünkü hali, üretimden kopmuş, spekülasyona dayalı bir birikim tarzını temsil ediyor. Dünyadaki insanlığın GSYH(Gayri Safi Yurtiçi Hasılası) 90 trilyon dolar, dolaşımdaki para 190 trilyon dolar, değerli kâğıtların toplamı 1,4 katrilyon dolar… Çarpıklığa bak!

Türkiye’nin 2024 yılı milli geliri 1,32 trilyon dolar oldu. TL cinsinden ise %63,5 artarak 43 trilyon 410 milyar 514 milyon.            

02.06. 2025 Cumhuriyet Jale Özgentürk

Neden Kiralar geçmiş enflasyon, ücret artışları gelecek enflasyon tahmin oranına göre artıyor?!

“Türkiye bir süredir barınamayanlar ülkesi oldu. Ne kiracı ev bulabiliyor ne de gençler evlenme hayali kurabiliyor.

Ekonomist İsa Mutlu’nun verilerine göre 2025 Nisan itibariyle kira enflasyonu yüzde 89,19’a ulaştı. Bu oran OECD ülkelerinde Macaristan’ın sekiz katı. Listenin son sırasındaki Güney Kore kira enflasyonu yüzde 1’in altında. TÜİK verilerine göre Nisan enflasyonu yıllık 48’73.

Kira artışları Türkiye’de 10 yılda 10 kat olmuş.”

Kiraların bu kadar çok artmasının baş nedeni gelen göçmen sayısının 15 yılda 15 milyona dayanması ve köyde çalışan çiftçilerin düzensiz ve sömürücü ekonomi nedeniyle işlerini bırakarak batı Anadolu’ya ve sahillere göç etmelerinden kaynaklanıyor. Bir diğer kira artış nedeni Türkiye’de kâr oranı en yüksek alanın inşaat olması…

Cumhuriyet 24.05.2025

“Türkiye’de kapanan şirket sayısı Nisan 2025’e göre yüzde 39,5 artış göstermiş. Nisan 2024’ e göre kurulan şirket sayısı yüzde 18.5 artışla 7.590, kapanan şirket sayısı yüzde 39,5 artışla 2.580 ve tasfiye edilen yüzde 40 artışla 1.727 oldu. İlk dört ayda ise geçen yılın aynı ayına dönemine kıyasla kurulan şirket sayısı yüzde 0,4 artışla 36 bin 131 kapanan şirket sayısı yüzde 14.4 artışla 8 bin 187 ve tasfiye olan şirket sayısı yüzde 8 artışla 9 bin 163’e ulaştı.”

Neden bu kadar çok şirket kapanıyor ve tekstil ve ayakkabı fabrikaları gibi imalatçılar devreden çıkıyor? Çünkü yapay zekâlı robotlar çalışacak emekçiye ihtiyacı olan fabrikalara ihtiyaç kalmayacak, emekçiler işsiz kalacak! Yapay zekâyla da olsa üretemediklerimiz ithal edilecek.

Peki, Türkiye emekçileri hayatlarını nasıl sürdürecekler? Devletin bu konuda nasıl bir hazırlığı var?

Ekonomik yaşamın dönüşümü şartlarında, yapay zekânın-robotların egemenliğinde insanlık için ne düşünülüyor? Biz insanlık olarak bu yaşam tarzını ret ediyoruz. Dünyadaki iki elin sermayedeki egemenliğinin insanlığı yok etmesine karşı çıkıyoruz. Teknolojinin insanlığı ve doğal yaşamı yok etmesine karşı çıkıyoruz. Haydi! insanlık işbaşına! Teknoloji putperestliğini ret et!

Amerika Birleşik Devletleri’nin ve Avrupa’nın bugün, yarın tüm dünyanın içinde bulunacağı bugünkü bunalımın asıl nedeni savaşlar, silahlanma, paranın padişahlığı ve teknolojinin insanlığı dışlamasıdır.

Birinci ve İkinci Dünya savaşlarının insanlığa maliyetini asla unutmayalım!   


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.