yaparak Meclis’e sunulan ve komisyonda görüşülmeye başlanan “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”ne sert tepki gösterdi. “Torba Yasa Değil, Torba Talan!” başlığıyla yapılan açıklamada, teklifin doğayı, emeği, halk sağlığını ve kamusal denetimi tehdit ettiği vurgulandı.

Emek ve meslek örgütleri tarafından yapılan açıklamada, yasa teklifinin hazırlık sürecinin halktan, bilim insanlarından ve meslek örgütlerinden gizlenerek yürütüldüğü belirtildi. “Bu yasa şirketler için, şirketlerle birlikte yazılmıştır” denilen açıklamada, teklifin Anayasa’nın eşitlik ve katılımcılık ilkeleriyle de açıkça çeliştiği ifade edildi.

Çevre, Tarım ve Sağlık Tehlikede

13 Haziran’da Meclis’e sunulan ve 19 Haziran’da jet hızıyla komisyondan geçirilmek istenen teklifin; Maden, Zeytincilik, Mera, Orman, Çevre ve Enerji kanunlarını ciddi biçimde aşındırdığı belirtiliyor. Açıklamada teklifin öne çıkan maddeleri şöyle özetlendi:

  • ÇED süreci etkisizleştiriliyor: Kurum görüşü süresi kısaltılıyor, yanıt verilmediği takdirde olumlu sayılıyor. Yöre halkının itiraz hakkı ortadan kalkıyor.
  • Zeytinlikler madenciliğe açılıyor: Daha önce yargı kararlarıyla engellenen düzenleme yasa haline getiriliyor.
  • Meralar enerji projelerine tahsis ediliyor: RES, GES, HES ve JES projeleri için meraların tahsisi kolaylaştırılıyor.
  • Ormanlar sermayeye açılıyor: Özel şirketlere uzun süreli ve düşük bedelli kullanım hakkı tanınıyor.
  • Acele kamulaştırma yaygınlaştırılıyor: 2035 yılına kadar köylünün toprağı enerji projeleri için kamulaştırılabilecek.
  • Kaçak yatırımlara af geliyor: 2024 öncesi ruhsatsız maden ve enerji tesisleri yasallaştırılıyor.
  • MAPEG’e olağanüstü yetkiler tanınıyor: Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü, diğer kurumlar adına karar alabilecek.
  • Üst kurul vesayeti kuruluyor: Cumhurbaşkanı Yardımcısı’nın başkanlık edeceği yeni bir kurul, diğer tüm kurumların yerine geçecek yetkilere sahip olacak.
  • Kişiye özel düzenlemeler getiriliyor: Harita ve koordinatlarla belirli bölgelere (örneğin Akbelen, Yatağan) özel yasal düzenleme getiriliyor.

“Doğaya ve Yaşama Yönelik Saldırıdır”

Açıklamada, yasa teklifinin yalnızca çevreye değil, aynı zamanda geçimlik tarıma, kırsal ekonomiye, halk sağlığına, bilimsel özerkliğe ve toplumsal adalete yönelik de ciddi bir tehdit oluşturduğu vurgulandı. Teklifin Türkiye’nin taraf olduğu çevre sözleşmeleriyle de çeliştiğine dikkat çekildi.

Örgütler, açıklamalarında şu ifadelere yer verdi:

“Doğa meta değildir. Mera, zeytinlik ve orman yaşam alanıdır. Bilimsel kurumlar, meslek örgütleri ve halk karar süreçlerinin dışında bırakılamaz. Kamusal kararlar; kamu yararına, ekolojik dengeye ve sosyal adalete dayanmalıdır.”

Kamuoyuna Çağrı: Bu Yasaya Sessiz Kalmayın

DİSK, KESK, TMMOB ve TTB ortak açıklamalarında, “Bu yasa geri çekilmelidir. Yaşamı savunmak için geç kalmadık” diyerek tüm kamuoyunu bu yıkım yasasına karşı birlikte ses çıkarmaya çağırdı.


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.