TÜRK-İŞ’in Türkiye genelindeki kamu iş yerlerinde gerçekleşen eylem sürecinin ardından Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) ve Maden Tetkik Arama (MTA) Kurumu’nda örgütlü Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) toplandı, işçilerle birlikte çalıştıkları müesseselere 500 metre kala servislerinden inerek alkışlarla ve sloganlarla yürüyüş gerçekleştirildi. Daha sonra işyerleri önünde ortak basın bildirisi okundu.

Türkiye geneli 600 bin kamu işçisini ilgilendiren kamu çerçevesinde hükümetin temsilen masada yer alan TÜHİS’in b irinci altı ay yüzde 16, birinci yılın ikinci altı ayı için yüzde 8, ikinci yıl birinci altı ayı yüzde 7, ikinci yılın ikinci altı ayı ise yüzde 5 ücret, işverenleri temsil etmeyen TÜRK-İŞ tarafından ‘kabul edilmez’ bulundu. Bunun üzerine Genel Maden İşçileri Sendikası Genel Başkanı Hakan Yeşil’in de bulunduğu ve TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay’ın düzenlediği kamu koordineli kuruluş Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ile bir görüşme gerçekleştirildi. Ayrıca Hazine ve Maliye Bakanlığı önünde 5 bin işçinin katılmasıyla bir basın teşkilatı düzenlendi.

Sloganlarla Yürüdüler

TÜRK-İŞ, kamu iş yerlerinde 5 haftalık eylem planını açıkladı. İlk eylem olarak kamu iş yerlerinde çalışanlar, iş yerlerine 500 metre kala servislerinden inip parçaların iş yerlerine girdi. GMİS’in örgütlü olduğu TTK’ya bağlı müesseseler ve MTA’ya bağlı iş yerlerinde sabah saatlerinde işçi eylemleri gerçekleştirildi. İşçiler, ‘Şimşek işçisinin işçinin cebinden çek’, ‘Zafer direnen işçinin olacak’, ‘Yaşasın örgütlü mücadelemiz’, ‘İşte madenci işte sendika’ sloganları attı.

TTK Üzülmez Müessese Müdürlüğü’nde GMİS Genel Teşkilatlandırma ve Eğitim Sekreteri Tayfun Demir, Karadon Müessesesi Gelik İşletmesi’nde Karadon Şube Başkanı Kemalettin Karataş, Kilimli İşletmesi’nde Karadon Şube Sekreteri Murat Sarı, Kozlu Müessesesi’nde Kozlu Şube Mali Sekreteri Ümit Yıldızhan, Armutçuk Müessesesi’nde Armutçuk Şube Başkanı Şanver Turan, Amasra Müessesesi’nde Amasra Şube Başkanı Ümit Çınar, Maden Makineleri Fabrikası’nda Merkez Servisleri Şube Başkanı Aysel Kocabaş, MTA Genel Merkezi’nde ise MTA Şube Başkanı Tarkan Bor, TÜRK-İŞ’in hazırladığı ve Türkiye’de ki tüm yerlerinde okunan ortak basın bildirisini okudu. GMİS, TÜRK-İŞ liderliğinde faaliyetlerin süreceğini açıkladı.

 Ortak basın bildirisi:

“Bugün burada kamuda çalışan işler olarak, 2025-2026 yılını kapsayan Toplu İş Sözleşmesi sürecimizde, hükümet tarafından sunulan kabul edilemez tekliflere karşı, tepkimizi hep birlikte dilemek için toplanmış bulunuyoruz. Burada iş yerlerimizin önünde hükümetin açık ve net çağrımızdır:Kamu Toplu İş Sözleşme süreci biz İşçiler, sosyal diyaloga dayalı, şeffaf ve çözüm odaklı bir yaklaşımla İstedik. Ama ne yazık ki siz, işçinin sabrını sınadınız.Üç ay boyunca tek bir teklif getirmediniz.Uyardık: “Geçim şartları her geçen gün zorlaşıyor” dedik, görmezden gelmediniz.Sabırla çözümü bekledik.Sonunda ise zar zor, lütufmuş gibi bir teklif sundunuz. Bu teklifiniz, bırakın kabul etmeyi, emeğimizi yok saymaktır!Bu nedenle, ürünleriniz burada, dile bile getirmeyeceğiz…Ne siz o teklifi vermiş olun, nede biz duymuşsunuz!Maaşlarımızla bir ayı değil, bir haftayı bile çıkaramıyoruz. Kiralar uçmuş, faturalar gelirken ellerimiz titriyor. Uykularımız kaçıyor. Çocuklarımızın beslenmesini, kitap defteri masrafını karşılayamıyoruz. Geçim kaçakçılığı bugün kamu işçisinin en yakıcı sorunu haline geldi.Zordayız Geçiniyoruz!Hazine ve Maliye Bakanı kulaklarını tıkamış, halktan, emekçiden kopmuş, öğrendiğini okuyor. Geçinemiyoruz dedik zordayız dedik telafi ettik anlattık uyardık yine uyarıyoruz:

Biz bu ülkenin üretim gücüyüz,binlerce çalışan kamu işçisiyiz, yokluk geldiğinden alın teriyle çalışan işçilerin kamu çalışan temel çalışanlarıdır. Gece gündüz demeden her koşulda çalışan biz emekçiler sayesinde kamu düzeni aksatılmadan sürmektedir.Şu anda gerçek çok iyi bilinmelidir bu mesele yalnızca kamu işçisinin meselesi değil herkesin meselesidir.Kamuoyunun da bu adaletsizliğe ve aksayacak olan kamu hizmetlerine sessiz kalmayacağı bilinmelidir.Emekçiyi oyalamak kazançları içinde bekletmek sosyal barışa zarar vermek.Biz kesintiye uğramaya oyalanmaya belirsizliğe tahammülü kalmamıştır.

EMEKÇİ ÜSTÜNE DÜŞEN GÖREVİNİ YAPMIŞTIR, YAPMAYADA DEVAM ETMEKTEDİR! ALIN TERİNİ DÖKEREK ÜLKESİNE MİLLETİNE DEĞER KATMAKTADIR.

Bizi yönetenlerde sosyal hayatın devamını yerine getirmelidir. Hükümet en kısa zamanda süreç daha fazla uzatmadan, işçinin emekçisinin parasını vermeli adil ve kabul edilebilir bir çözümle sonlandırılmalıdır.

–          Bu böyle gitmez!

– Siz duymazdan gelirseniz, biz duyurmayı biliriz!

– Masa susarsa, meydanlar konuşur!

– Bu işin sonu greve kadar gider!

Artık yeter! Sadaka değil, hakkımızı istiyoruz.

Onurlu bir yaşam, adil bir ücret, güvenceli bir gelecek istiyoruz.

Bugün buradayız, iş yerlerimizin önünde bildirilerimizi okuyoruz.

Yarın öyle olacak!

Geçmiyoruz, susmuyoruz, geri adım atmıyoruz!

Erişmekten gelen gücümüzü kullanır, gereğini geliştirir!

–          Yaşasın örgütlü mücadelemiz!

–          Yaşasın emekçinin onurlu direnişi!

–          Yaşasın TÜRK-İŞ! ”


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.