Çaycuma’nın kültür, sanat, spor ve eğitim yaşamına damgasını vurmuş isimlerden biri kuşkusuz Nilgün Çelik’tir. Öğretmenlikten tiyatroya, halkoyunlarından maratona, gençlik kamplarından toplumsal projelere uzanan çok yönlü yaşamıyla tanınan Çelik, aynı zamanda ilçenin “ilk kadın” unvanlarıyla da hafızalara kazınmış bir öncüdür. Susma Gazetesi Çaycuma Temsilcisi Talip Oruç, bu dolu dolu yaşam öyküsünü, ilham verici anıları ve deneyimleriyle birlikte Nilgün Çelik’ten dinledi.

Susma: Nilgün Çelik kimdir? Kendinizi tanıtır mısınız?
Nilgün Çelik: 2 Mayıs 1955 Çaycuma doğumluyum. 17 Haziran 1967 yılında Mimar Sinan İlkokulunu, 1970 yılında Çaycuma Ortaokulunu, 1971-1972 Eğitim Öğretim Yılında Kastamonu Kız İlk Öğretmen Okulunu, 5 Temmuz 1973 tarihinde Ankara Yüksek Öğretmen Okulunu, 21 Eylül 1976 tarihinde Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Beden Eğitimi Öğretmenliği Bölümünü bitirdim.
Eğitimim bu kadarla sınırlı değil. Devamı var yani!
25 Haziran 1993 tarihinde bir yıl süren MEB Devlet Memurları Yabancı Diller İngilizce kursunu, 29 Eylül 1995 tarihinde Eskişehir Anadolu Üniversitesi Lisans Tamamlama Bölümünü, devamında da 15 Ağustos 2016 tarihinde ikinci üniversite olarak Açık Öğretim Kültürel Miras ve Turizm bölümünü bitirdim.
1977 yılı aralık ayında Çaycuma Lisesinde Beden Eğitimi Öğretmeni olarak göreve başladım. Öğretmenliğin yanı sıra müdür yardımcısı, müdür ve müdür başyardımcısı olarak da görev yaptım.
1978 yılında evlendim ve bir yıl sonra tek çocuğum olan Tansu’yu dünyaya getirdim.
1990 yılında Çaycuma Halk Eğitimi Merkezine Müdür Yardımcısı olarak atandım ve 2010 yılına kadar burada görev yaptım.
2010 yılında Çaycuma TSO Fen Lisesine Müdür Yardımcısı olarak atandım ve buradaki görevim 2017 yılına kadar sürdü. Aynı yıl bu okuldan emekli oldum. Ancak öğretmenlikten kopamadım. 2018 yılında Çaycuma Kolejinde Müdür olarak görev aldım.

Susma: Halkoyunları çalışmalarınız nasıl başladı ve hangi aşamalardan geçti?
Nilgün Çelik: Aslında çok yönlü bir sanatçı ve eğitimci olduğumu söyleyerek başlamam gerekir. Bir yanıyla halkoyunları araştırmacısıyken diğer yandan tiyatrodan spora, sosyal sorumluluk projelerinden toplumsal konulara dek uzun bir yaşam çeşitliliği ve serüveni var yaşam çizgimde.
Günümüzden kırk beş yıl önce yani 1980 yılında, Çaycuma köylerinde; “Kadın giyimi ve halkoyunları” araştırma çalışmalarına başladım. Devamında, 1986 yılında, Kültür Bakanlığı Halkoyunu Kostümleri Araştırma Çalışmaları yapan ekiple birlikte araştırma çalışmalarına katıldım. Bu alanda yaptığım çalışmaların konu alındığı “Çaycuma Bölgesi Kadın Giyimi Araştırması” kitap dosyası basılmayı beklemektedir.
2000 yılında, Başbakanlık Giysi Uzmanlık Seminerinde “Öğretim Görevlisi” olarak görev yaptım. Bu eğitim sürecinde Çaycuma kadın giyimini tanıttım.
Bölgemizde yapılan ilk halk oyunları araştırmalarına da imza attığımı söylemeden geçmemeliyim. Aman Of, Döktür Muazzez, Maça Kızı, Tombalacık Halime’m, Biriciksin ve Çaycuma Güzelleri türküleriyle oynanan halkoyunlarının derlemesini yaptım. Beş derlemenin üçü günümüz halkoyunları sunumlarında etkin olarak oynanmaktadır. Bu araştırmalarından Aman Of oyunu Kültür Bakanlığı Arşivine alınmıştır.
Halkoyunlarına bu kadar emek verince elbette ki ülkenin çeşitli yerlerinde ve bölgemizde yapılan halkoyunları yarışmalarında Seçici Kurul Üyesi olarak da görev aldım. Kırk beş yıldır, halkoyunlarının çeşitli dallarında çalışmalar yapmakta olup, yurt içi ve yurtdışı yarışma ve etkinliklerde ülkemizi temsil ettim.
Polonya, Macaristan, Almanya, Romanya ve Tataristan’da ülkemizi temsil ederek, tanıtım faaliyetlerinde bulundum.
Halen, gönüllü olarak Devrek ve Çaycuma’da Halkoyunları Öğretmeni olarak görev yapmaktayım.
2022-2023 yıllarında Kent Konseyi ve Çaycuma Belediyesi Halkoyunları Topluluğu organizasyonunda, “Köy Köy Dolaşıyoruz; Kültürümüzü Tanıtıyoruz Projesi” kapsamında, on köyde halkoyunları ve halk kültürü programları yaptık.
Susma: Uzun yıllar “Gençlik Kampları”nda görev yaptınız. Gençlik Kamplarıyla ilgili neler söylersiniz?
Nilgün Çelik: Ne diyeyim, Nilgün Çelik’ten söz edip de yaz kamplarından söz etmemek olur mu? Elbette olmaz. Dolu dolu geçen Eğitim Öğretim yılının ardından gençleri sosyal yaşama adapte etmek ve onların ufkunu açmak gibi bir görev edindim kendime. Gençlik Kampları bu amaçla başladı.
1976 yılından başlayarak, Milli Eğitim Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, TC Başbakanlık ve Kızılay’ın ulusal ve uluslar arası gençlik kamplarında Eğitim Şefi ve Koordinatör olarak görev yaptım. Her yıl, Çaycuma’dan gruplar halinde gençlerin bu kamplardan yararlanmasını sağladım.
Susma: Toplumsal faaliyetler alanında neler yaptınız?
Nilgün Çelik: 2001 yılında kurulan Çaycuma Özel Eğitim ve Rehberliğe Muhtaç Çocukları Koruma Derneğinin kurucu üyesi olarak toplumsal faaliyetlere katıldım.
2010-2016 yılları arasında iki dönem Çaycuma Kızılay Şubesi Başkanlığı yaptım.
Çaycuma Kent Konseyi oluşumunun çalışmalarına katıldım. İki dönem Kent Konseyi Yürütme Kurulu Üyeliği görevini yaptım.
Çaycuma’nın ilk yerel radyolarından Radyoaktif Radyosu bünyesinde yayıncılık görevi yaptım. Yerel dilde reklâm metinleri yazıp seslendirdim.
Susma: Çok yönlü kişiliğinizin önemli bir ayağı olan ÇASAT’tan söz etmeden olmaz sanırım. Nilgün Çelik ve ÇASAT nasıl bir sahne bağlantısı oluşturur?
Nilgün Çelik: Elbette ki tiyatroculuğuma ayrı bir parantez açmak gerekir. Çaycuma’nın ilk tiyatro kurumu olan ve 1998 yılında kurulan Çaycuma Sanat Tiyatrosu “ÇASAT”ın iki kurucusundan biri olduğumu söylemeliyim. Yaklaşık olarak on dört yıl ÇASAT Oyuncusu ve Yönetmen olarak tiyatro yaptım.
Başarılarımı Karılarıma Borçluyum, Bir Ulusun Türküsü, Göç, Çatıdaki Çatlak, Başbakıcı, Aşk Grevi, Kanaviçe, Kadınlık Bizde Kalsın, Rumuz Goncagül, Troya Geçilmez, Nalınlar ve Kadının Fendi oyunlarında rol aldım. Ayrıca, tek kişilik kısa oyunlar yazıp oynadım. Bu süreçte, başka amatör ve profesyonel tiyatrolara oyuncular verdik. Oyuncularımızın epey bir kısmı Gülbeyaz adlı televizyon dizisinde rol aldı. Tiyatro ekibiyle birlikte, Zonguldak, Bartın, Karabük, Safranbolu, Bolu, Kocaeli, Yenice, Devrek, Gökçebey, Saltukova, Filyos turnelerine katıldım.
Bir süre ara verdiğimiz ÇASAT tiyatro çalışmalarına, önümüzdeki dönemde yeniden başlayıp sahne almayı düşünüyoruz.
Susma: Atletizm ve Nilgün Çelik! Neler söylemek istersiniz?
Nilgün Çelik: Çok uzun yıllardır sabah koşuları yaparım. Düzenli bir atletizm uygulayıcısı olduğumu söyleyebilirim. Uzun ve kısa mesafeli koşularda yarışmacı olarak yer aldım. Bu alanda birçok birinciliğim, kupa ve madalyalarım bulunmakta.
Maraton serüvenim 2015 yılında başlar. Ülkenin çeşitli yerlerinde yapılan yarışmalarla bugüne dek gelir. Bu alanda, Çaycuma’nın ilk ve tek maraton koşan kadın sporcusu unvanı bendedir. En son, 16 Şubat 2025 tarihinde, Trabzon Yarı Maratonunda 21 kilometre koştum. 65-69 Yaş Kategorisinde birincilik kupa ve madalyasını kazandım.
Susma: Sosyal ve gönüllülük esaslı projelerde hep yer aldınız. Bu konuyu biraz açar mısınız?
Nilgün Çelik: 2019 yılı Aralık ayında, Çaycuma Belediyesi, Ziraat Odası ve Çaycuma Halkoyunları Topluluğuyla birlikte fidan dikimi ve ağaçlandırma çalışmalarına katılarak dört yüz elli meyve fidanın toprakla buluşmasına öncülük ettim.
2010 yılında Çaycuma Kızılay Şube Başkanıyken, 800 fıstık çamı fidanını toprakla buluşturarak fıstık çamı ormanı oluşturulmasına da öncülük ettim. Albuzlar düğün salonu karşısındaki bu fıstık çamı alanını gösteren tabelayı Karayolları Müdürlüğü -nedense- kaldırdı. Bunu da anlayamadım!
Çaycuma Kent Konseyi ve Çaycuma ADD etkinliği olarak 2024 yılı Nisan ayında; “Kentimin Turistiyim”, 2024 yılı Şubat ayında; “Zamansız Kadınlar” ve 2023 yılı Aralık ayında; “Dünya Engelliler Günü Programı” etkinliklerini yaptım.
Susma: İşçi kadınları ve ev kadınlarını sosyal yaşama katmak için düşünceleriniz var mı?
Nilgün Çelik: Tüm kadınları ayırmadan sosyal yaşamın içine katmaya çalışıyorum.Yetişkinler halkoyunları çalışmaları bahsettiğim projeler ,2025 8 Mart Dünya Kadınlar gününde yaptığımız programda 50 kadın görev aldı.
Susma: Nilgün Çelik deyince Çaycumalıların aklına hep ilkler gelir! Öncülük ettiğiniz ilkler nelerdir?
Açık söylemek gerekirse, benim gibi hareketli bir yaşam olur da ilklere imza atmamak olur mu? Olmaz elbet. Neredeyse yapıp ettiğim her alanda Çaycuma’nın ilklerini yapan kişi olmak bana nasip oldu!
Çaycuma’da düzenli ve sürekli olarak 1965 yılından beri bisiklete binen ilk kadın olduğumu söyleyebilirim. Çaycuma’da ilk motosiklet ve ilk araba kullanan kadın da benim (1968). Çaycuma’nın ilk kadın Beden Eğitimi Öğretmeniyim. Çaycuma’da ilk aerobik kursunu veren kişi olmak da bana düştü.
Çaycuma ve Zonguldak’ın tek kadın maratoncusu olarak anılmak beni mutlu eder.
Altmış yaşında Zonguldak Sportif Havacılık Spor kulübünde yamaç paraşütü eğitimi alarak, tek başına uçuşlar yaptım.
Yine Zonguldak Dalgıç Kulübünde Scuba Eğitimi alarak Türkiye’nin çeşitli yerlerinde dalışlar gerçekleştirdim.
Mart 2023’te faaliyete başlayan Çaycuma Bisiklet Spor Kulübü kurucularından birisiyim.
Çaycuma’da geleneksel hale gelen yol koşusunu öneren ve başlatan kişiyim.
Ayrıca, turizm alanında düzenli ve devamlı gezi organizasyonlarını yapıyorum. Yaptığım organizasyonla yüzlerce kişiyi hem ülke içinde hem de yurtdışında gezilere götürüp, insanların ufkunu açan bir eğitimci olmaya çalıştım.
Susma: Ödüller sizin için ne anlam taşıyor? Ödüllerinizden söz etsek…
Nilgün Çelik: Çalışma hayatım boyunca, sayısız teşekkür, takdir, başarı belgesi, plâket, madalya ve kupa aldım. Ödüllerin içinde en anlamlısının Zonguldak Kültür Eğitim Vakfı ZOKEV’in 2019 yılında verdiği Kültür Araştırmaları Ödülü olduğunu söyleyebilirim.
Susma: Pekiyi, bu hareketli ve oldukça başarılı yaşamınızda sizi kıran, üzen, rahatsız eden neler oldu diye sorsak?
Nilgün Çelik: Bilinmesini istediğim için söylemek isterim ki, bu toprakların en büyük talihsizliği, hiçbir başarının cezasız bırakılmamasıdır! İyi, doğru ve güzelin izinde yürüyen toplumcu insanlara çelme takmak için bekleyen kötüler her zaman var olmuştur.
Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlığı tarafından Bölgeler Arası Halkoyunları Seçici Kurul Üyesi olarak görevli olduğum bir dönemde, ki o yıl on, on iki takdir, teşekkür aldığım halde, kurum amiri tarafından düşük not verilerek mağdur edildim. Çok can sıkıcı bir süreç sonunda aklandım. Ancak bu emek tanımazlık beni çok incitti!
ÇASAT’ın başarılı oyunlarından biri olan Troya Geçilmez oyunu provaları için salonunu kullandığımız bir okulumuzun spor salonu kapısına geldiğimizde kapı kilidinin değiştirildiğini gördük. O akşam bizlere yaşatılan stresi uzun zaman üzerimizden atamamış, ısrarlı telefon görüşmeleri sonunda salonu yeniden kullanabilmiştik.
Bu ve buna benzer örnekler daha var ama bunları dillendirmek kimseye bir şey kazandırmaz.
Felsefenin temel ilkesi olan iyi, doğru ve güzelin izinde 70 yaşına girdim. Bu yaşıma dek sürdürdüğüm eğitim, kültür, sanat, spor, halkbilim çalışmalarıyla toplumsal konulara öncelik verirken kendimi ihmal ettiğimi görüyorum. Gerçi öğretmenler hiçbir zaman emekli olmaz ama artık kendimi emekli etmek ve yaşayamadığım çocukluğuma geri dönmek istiyorum!
Susma: Nilgün Hocam, sizinle gurur duyuyoruz. Bu güzel söyleşi için çok teşekkür ederiz.
Nilgün Çelik: İlginiz ve duyarlılığınız için ben de sizlere çok teşekkür ederim. Sağ olun, sağlıcakla kalın.


sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
