Sporda yaşanan dinamik kadro hareketleri siyasette neden yaşanmaz?

Yıllardır dikkat ederim; ister Süper Lig’de, ister amatör kümede olsun, yeni sezon başlarken hummalı bir hazırlık başlar. Önce takımı yönetecek hoca aranır, ardından sıra transferlere gelir. Sağ kanat, kaleci, orta saha, golcü derken kadro tamamlanır. Sezon başlar, ilk maçlarda tablo netleşir. Beklenen performans gelmezse teknik direktör gider, yerine yenisi gelir. Birkaç futbolcu gönderilir, yenileri takviye edilir. Takım yoluna devam eder. Amaç bellidir: ligde kalmak ya da şampiyon olmak.

Geçtiğimiz hafta Zonguldakspor’da yaşanan süreç bunun tipik örneği. Sezon başlamadan imza attırılan teknik direktör Cafer Elek, üst üste gelen beraberlikler ve kötü futbol sonrası istifa etmek zorunda kaldı. Yönetim vakit kaybetmeden yeni hocayı buldu: Can Güven. O da “Amasyaspor’u yenerek çıkışa geçeceğiz” dedi. Futbolda işler böyle yürür; hata yapan bedelini öder, kulüp hızla yeni bir çıkış yolu arar.

Şimdi dönelim siyasete.

Siyaset de tıpkı futbol gibi iddia işidir. Ancak nedense siyasette aynı dinamizmi göremeyiz. Defalarca başarısız olanlar aynı koltuklarda yıllarca oturur. Ya da “geri çekildim” deyip aslında vekâlet verdikleri kişilerle sahnede kalmaya devam ederler. Başarı getirmeyen bir anlayış yıllarca sürdürülür, yeni isimlere şans tanınmaz.Oysa siyaset de tıpkı futbol gibi yenilenme, değişim ve iddia gerektirir. Eğer bir teknik direktör dört maçta güven kaybediyorsa ve istifa ediyorsa, neden bir siyasetçi defalarca seçim kaybetmesine rağmen aynı görevde kalabiliyor? Bu sorunun yanıtını düşünmek, belki de siyasetin en acil ihtiyaçlarından biridir.

CHP’de Koltuklar ve Gerçek Örgüt Sorunu

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) de kongre sürecinde ilçe kongrelerini tamamladı.Geçtiğimiz hafta sonuçlanan seçimlerde kimi ilçelerde (Çaycuma, Alaplı, Gökçebey, Kozlu ve Devrek) mevcut başkanlar koltuklarını koruyarak yeni dönemde görevlerine devam ediyor. Merkez İlçe, Kilimli ve Ereğli’de ise değişim yaşandı.

Değişimin yaşandığı bu üç ilçeye ayrı ayrı bakmak gerek.

Merkez İlçe’de Osman Zaimoğlu döneminin en çok eleştirilen yanı, sağ siyasetten (Doğru Yol) gelen kökeniydi. Ancak asıl belirleyici olan kurduğu ittifak ilişkileri oldu. Delege seçimlerinde tabanda kaybeden Zaimoğlu, çalışkanlığına rağmen enerjisini yanlış yönlendirdi ve sonuçta koltuğu bıraktı.Ereğli’de Ali Kocamanoğlu ile Merkez İlçe’de Osman Zaimoğlu’nun ortak özelliği, örgütsel ve politik kadrolar yerine aşırı özgüvenle, çatışmacı bir tarzla örgütü yönetmeleriydi. Bu çatışma hem yönetim içinde, hem il örgütüyle, hem de yerel yönetimlerle sürekli gerilim üretti. Demokratik, şeffaf ve katılımcı bir anlayış yerine iradi, aceleci ve sert tutumlar öne çıktı.Kilimli’de ise tablo farklıydı. Şükrü Velioğlu yapısı gereği daha sakin ve ılımlıydı. Ancak özellikle AKP’li belediyeye karşı muhalefet örgütlenmesinde pasif kaldı. İl örgütünün gücünü beldelere taşıyamadı. Bugün hâlâ belde örgütlerinin eksikliği ortadayken, değişim şaşırtıcı olmadı. Yine de kongrede sergilediği hoşgörülü ve samimi tavır, diğer ilçe başkanlarına örnek olacak bir tutumdu.

Yıllardır bu köşeden yazıyorum: CHP’de adı “örgüt” olan ama gerçekte “vekalet” üzerinden şekillenen anlayış değişmedikçe, partinin sağlıklı bir sosyal demokrat yapıya evrilmesi zor görünüyor. Çünkü örgüt ya milletvekillerinin ya da güçlü belediye başkanlarının hegemonyasıyla kurulup bozuluyor. Bu iki otorite geri çekilmedikçe, örgüt gerçekten örgüt olamıyor. Ve gelen gideni aratıyor.

KGD’deki Yolculuğumuz ve Yeni Görev

Bildiğiniz gibi geçtiğimiz Nisan ayında KGD’de yapılan seçim sonrası ekibimle göreve geldik. O günden bu yana, gerek meslektaşlarımızın gerekse kent kamuoyunun olumlu ilgisiyle çalışmalarımızı sürdürüyoruz.Yıllardır unutulmaya yüz tutmuş olan KGD’nin adı yeniden kent gündemine girdi. Bu noktaya gelmemizde emeği olan herkese teşekkür ediyorum.

Yeni bir gelişmeyi de paylaşmak isterim: Karadeniz Gazeteciler Federasyonu, önceki gün kongresini gerçekleştirdi. Mevcut Başkanımız Erdoğan Erişen, oy birliği ile yeniden başkan seçildi; kendisini tebrik ettim.Önümüzdeki Türkiye Gazeteciler Federasyonu seçimlerinde hem Karadeniz’i hem de Zonguldak’taki meslektaşlarımızı temsilen üst kurulda görev alacağım. Bu, KGD’yi daha güçlü kılmak adına önemli bir sorumluluk.Beni bu göreve layık gören delegelere teşekkür ediyorum.

Sağlıcakla


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.