(internetten alıntı)
“Küresel ısınmanın son dönem oranları(1994-2024) uzun vadeli ortalama oranlardan(1901-2024) daha yüksektir. Son 30 yılda Kuzey Yarım küredeki birçok yer her 10 yılda 1 derece Fahrenheit veya daha fazla ısınmıştır. Farklıklar en çok Artestik’te belirgindir. Buz ve kar yağışının azalmasıyla birlikte Arstik, gelen güneş ışığının daha az yansıtmakta ve bu sera gazı kaynaklı ısınma oranını artırmaktadır. NOAA Climate gov, NOAA Ulusal Çevresel Bilgi Merkezleri tarafından sağlanan verilere dayanmaktadır. Yani dünyada en yüksek ısınma Kuzey Yarı Kürede görülmektedir.
İnsan faaliyetleri, özellikle sera gazı emisyonları yoluyla küresel ısınmaya açıkça neden olmuş ve Küresel sıcaklığı 2011-2020 yılları arasında 1850-1900 derecesinin 1,1C’ üzerine çıkarmıştır.
SERA GAZININ NEDENLERİ – (Enerji kaynaklı)
1- Elektrik üretimi ve ısınma kaynaklı sera gazı= %31.
2- Ulaşım kaynaklı sera gazı= % 15.
3- İmalat ve inşaat kaynaklı sera gazı= % 12,4.
4- Diğer yakıt yanmaları kaynaklı sera gazı % 8,4.
5- Kaçak emisyonlar kaynaklı sera gazı= %5,2.
Sera gazı kaynakları nelerdir?
Fosil yakıt kullanımı, sanayi üretimi, araç trafiği, tarım faaliyetleri ve ormansızlaştırma atmosfere sera gazı konusunda ana kaynaklardır. Sera gazı atmosferde birikerek, güneş ışınlarını yakalayarak ve dünyanın yüzeyine doğru geri yansıtarak atmosferde kalmasını sağlar.
En büyük sera gazı kaynağı nedir?
Ormanların yok edilmesi gibi arazi kullanım değişikliği 1870-2022 yılları arasında kümülatif emisyonların yaklaşık %31’ine kömür, %32’sine petrol, %24’üne gaz ve %10’una diğer maddeler neden oldu.
Sera gazı : azot oksit, metan, karbondioksit ve su buharı.”
Dünyada 2 milyara yakın araç var, Türkiye’de 32 milyon. Dünya nüfusuna göre ortalamanın yüzde 50 üzerinde bir araç varlığı var Türkiye’nin…!
Dünyadaki ulaştırma araçları dâhil metallerin güneş ışınlarını biriktirme kapasitesi ve çevredeki ısının artmasına etkisi var mıdır? Araştırılmalı.
Dünyadaki kara taşıt araç sayısı dünya nüfusunun yüzde 10’unu geçmemelidir.
Yani aşırı elektrik tüketimi, ulaşım araçlarının fazlalığı, kalitesiz üretim ve tüketimi çoğaltması, lüks inşaatlar, lüks diğer tüketimin yarattığı sera gazları. Ucuz diye satılan kalitesiz ürünlerin tüketim ve üretimi 3, 5 hatta 8 kat artırması. Ekonomik büyüme hırsının üretim ve tüketimi artırması, havanın, suyun toprağın aşırı kullanmayla kirlenmesi. Savaşların doğanın bozulmasındaki yeri. GDO’lu ürünlerin üretimde yarattığı aşırı tüketimdeki kirlenme…
Kalitesiz üretim ve tüketimin zararları: aşırı işçilik, aşırı hammadde, aşırı elektrik ve aşırı diğer enerji ve madde tüketimine neden olmaktadır.
Ucuz metaların kalitedeki yeri her zaman sorgulanır. Her zaman bir ürün alırken önce kalitesine bakmalı sonra fiyatına…
Diğer ve ilk sorun ise kalite standartlarıdır ve bunu devlet çok iyi şekilde belirlemeli ve takip etmelidir tüm ürünlerde…
Vatandaşların ucuz ve kalitesiz ürünlere yönelmesinin temel nedeni gelir düzeyi ile paralel yürür. Bu son yıl ve önceki üç-beş yıla kadar emekli maaşları ve asgari ücret bu konuda çok sıkıntı yaratmazken bugün sıkıntı doruğa çıkmış ve işletmeler bile olağanüstü hızla kapanmaya başlamıştır.
Kapitalizmin havanın, suyun ve toprağın büyük zarar görmesindeki yeri işte budur. Para hırsı, kâr hırsı öldürüyor doğayı ve insanlığı.
Başka ve temel sorunların birisi de ekonomik büyüme felsefesi ve hırsıdır. Bu hırs, yani milli gelirin artırılması isteğinde de ölçüler parayla olduğundan emeğe ve doğaya büyük zarar vermekte, kilitlemektedir.
Amaç öncelikle ekonomik kalkınma değil bilimsel eğitimi güçlendirerek evrenbilimi bir yaşam tarzı haline getirmektir.
Kapitalizmin esas aracı olan silah yükü, savaş yıkımlarıdır. Silah üretimi insanlığa ve doğaya bir yükken silahların kullanımıyla insan kayıplarını ve çevreye verdiği zararları da asla unutmamak gerekir.
Silah olmasaydı savaş da olmazdı, sınıflı toplum da kapitalizm de…!

sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
