EMEK Partisi (EMEP) Zonguldak İl Başkanı Ateş Türeli, Türkiye Taşkömürü Kurumu’na (TTK) bağlı Karadon, Kozlu ve Üzülmez müesseselerinde yapılan denetimlerin ardından ortaya çıkan tabloya sert tepki gösterdi. Türeli, havalandırma, su tahliyesi ve insan nakli gibi hayati sistemlerde “yedek enerji kaynağı bulunmadığı” gerekçesiyle verilen iş durdurma kararlarının, maden işçilerinin can güvenliğinin nasıl göz göre göre tehlikeye atıldığını ortaya koyduğunu söyledi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişlerinin hazırladığı raporların bir “teknik eksiklik” değil, doğrudan bir yaşam hakkı ihlali anlamına geldiğini belirten Türeli, bu koşullarda üretimin sürdürülmesinin “cinayete davetiye” olduğunu ifade etti.

“Kaza değil, cinayet hazırlığı”

TTK Genel Müdürlüğü’nün, Mayıs 2025’ten bu yana bilinen eksiklikleri gidermek yerine “yorum farkı” diyerek geçiştirmesini sert sözlerle eleştiren Türeli, yer altındaki binlerce işçinin hayatını koruyan havalandırma sistemlerinin durmasının bir yorum değil, grizu patlamalarına, zehirlenmelere ve toplu ölümlere kapı aralayacak bir ihmal olduğunu vurguladı. Türeli, Amasra, Soma ve Ermenek facialarının da aynı “bir şey olmaz” anlayışının ürünü olduğunu hatırlattı.

“Sorumlular hesap vermeli”

EMEP İl Başkanı Ateş Türeli, 2025 yılından bu yana yapılan uyarıları dikkate almayan ve iş güvenliği önlemlerini bürokratik bir ayrıntı gibi gören TTK yönetimi ile ilgili bakanlık yetkililerinin derhal soruşturulması gerektiğini belirtti.

“Önce güvenlik, sonra üretim”

TTK’nın stratejik bir kurum olduğunu kabul ettiklerini ancak hiçbir kömür rezervinin bir maden işçisinin yaşamından daha değerli olamayacağını vurgulayan Türeli, eksiklikler sahada ve tam teşekküllü biçimde giderilmeden işçilerin çalışmaya zorlanmasının suç olduğunu söyledi.

“Denetim işçide ve mühendis odalarında olmalı”

Gerçek bir denetimin ancak işçilerin, sendikanın, Maden Mühendisleri Odası’nın ve yetkili meslek örgütlerinin sürece doğrudan dahil olduğu bir mekanizmayla mümkün olabileceğini belirten Türeli, madenlerde denetimin masa başında değil üretim alanlarında yapılması gerektiğini ifade etti.

İş durdurma kararının bir engel değil, işçinin yaşam hakkını korumaya dönük bir girişim olduğunu söyleyen Türeli, hükümeti ve TTK yönetimini “yorum” yapmayı bırakıp madenleri uluslararası güvenlik standartlarına ve bilimsel kurallara uygun hale getirmeye çağırdı.

Türeli açıklamasını, “Bu ihmallerin hesabı sorulacaktır” sözleriyle tamamladı.


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.