Jeoloji Yüksek Mühendisi, Jeoloji Mühendisleri Odası Zonguldak İli Temsilcisi ve A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı Ali Baltaş, Türkiye Taşkömürü Kurumu’nun (TTK) Kozlu, Karadon ve Üzülmez Müesseselerinde mevzuattaki eksiklikler gerekçesiyle üretimin durdurulmasına yönelik hazırlanan müfettiş raporları üzerine sosyal medya hesabından kapsamlı bir değerlendirme yaptı.
Baltaş, açıklamasında üretimin durdurulmasının teknik gerekçelerini ilgili kişi ve kurumlara bıraktığını belirterek, “Taşkömürü Havzasında üretim neden devam ettirilmeli?” sorusunu kendi mesleki bakış açısıyla yanıtladığını ifade etti.
“Taşkömürü günümüz koşullarında vazgeçilmez bir enerji kaynağıdır”
Baltaş, günümüz teknolojisiyle fosil yakıtlardan ya da doğal kaynaklardan çevreye zarar vermeden enerji üretmenin mümkün olmadığını vurgulayarak, taşkömürünün dünyada yaygın bulunan, depolanması ve taşınması güvenli bir fosil enerji kaynağı olduğunu belirtti. Temiz kömür teknolojilerindeki gelişmeler sayesinde çevresel etkilerin azaltılabildiğini ifade eden Baltaş, rezervlerin bolluğu, kullanım çeşitliliği ve depolama kolaylığı nedeniyle taşkömürünün yakın gelecekte vazgeçilmez olduğunu kaydetti.
Artan dünya nüfusu ve ülkelerin kalkınma çabaları nedeniyle enerji ihtiyacının hızla arttığını belirten Baltaş, elektrik üretimi ve çelik sanayisindeki kritik rolü nedeniyle taşkömürünün hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerin enerji planlamalarında önemini koruduğunu ifade etti.
“Türkiye’nin taşkömürüne ihtiyacı sürecek”
Baltaş, Türkiye’nin mevcut ve gelecekteki tüketim değerleri dikkate alındığında yeterli taşkömürü varlığına sahip olduğunu belirterek, son yıllarda uluslararası piyasalarda artan talep ve yükselen fiyatların yerli üretimin önemini bir kez daha ortaya koyduğunu vurguladı. Türkiye’de demir-çelik sektörünün gelişmiş olduğunu hatırlatan Baltaş, TTK’nın yerli üretimle ülkenin taşkömürü ihtiyacının yalnızca küçük bir bölümünü karşılayabildiğini, bu nedenle kömüre olan ihtiyacın görünür gelecekte de süreceğini söyledi.
“Havzada büyük bir metan gazı potansiyeli var”
Zonguldak Taşkömürü Havzası’nda kömür damarlarında ve bitişik kumtaşlarında metan gazı biriktiğinin bilimsel çalışmalar ve acı deneyimlerle bilindiğini ifade eden Baltaş, metan gazının kalorifik değerinin 9.000–9.500 kcal/m³ olduğunu ve doğal gazla eşdeğer enerji üretebildiğini belirtti. Havzanın kömürün yanı sıra büyük bir metan gazı potansiyeline sahip olduğunu kaydeden Baltaş, uygun yöntemlerle metan gazının üretilebileceğini ve bunun yeraltı madenciliğinde iş güvenliğini artıracağını vurguladı.
Baltaş ayrıca, kömür ocaklarından atmosfere salınan metanın karbondioksite göre küresel ısınmayı 21 kat daha fazla artırdığını hatırlatarak, metan gazının yakalanıp enerji olarak değerlendirilmesinin hem küresel ısınmanın önlenmesine hem de hava kirliliğinin azaltılmasına katkı sağlayacağını ifade etti.
“Özel ocaklar TTK standartlarına ulaşamıyor”
TTK imtiyaz sahasında faaliyet gösteren özel ocakların, yüzeye daha yakın alanlarda üretim yapmalarına rağmen büyük yatırımlar gerektiren yeraltı işletmeciliğinde yeterli yatırımı yapamadıklarını belirten Baltaş, özel sektörün işçi sağlığı ve iş güvenliği açısından TTK standartlarına henüz ulaşamadığını, bunun da sık sık acı sonuçlara yol açtığını dile getirdi.
“Yerli üretim döviz kaybını azaltır”
Baltaş, dünya genelinde yeraltı kömür işletmeciliğinin zarar ettiği için sübvanse edildiğini belirterek, Zonguldak’taki işsizlik ve Türkiye’nin kömür ve metan ihtiyacı dikkate alındığında yerli rezervlerin öneminin daha iyi anlaşılacağını söyledi. Havzada üretilecek kömür ve metan miktarının artmasının dışa bağımlılığı azaltacağını ve döviz kaybını önleyeceğini ifade eden Baltaş, üretimden doğan zararın Türk Lirası ile sübvanse edilerek vergi yoluyla yeniden hazineye döneceğini kaydetti.
“TTK daha bilimsel ve modern bir yapıya kavuşmalı”
Baltaş, havzada giderek daha derin kotlardan yapılacak üretimin daha bilimsel ve modern yöntemlerle sürdürülmesi gerektiğini vurgulayarak, mevcut organizasyon yapısıyla TTK’nın bunu gerçekleştirmekte zorlandığını ifade etti. Yerli kaynaklardan kömür ve gaz üretmek için kurumun ciddi bir dönüşüme ihtiyaç duyduğunu söyledi.
“Zonguldaklı madencilerin ülkeye katkısı büyük”
Yeraltı madenciliğinin gelişiminde Zonguldaklı madencilerin önemli bir rol oynadığını belirten Baltaş, maden kazaları ve afetlerde ilk müdahalelerin büyük ölçüde bu deneyimli iş gücü tarafından yapıldığını hatırlattı.
“Kömürden vazgeçmek, metan gazından da vazgeçmek demektir”
Cumhuriyetin ilk yıllarından bu yana bölge halkının ülkenin sanayileşmesine büyük katkı sağladığını ifade eden Baltaş, bugün madenciliğin daraltılması nedeniyle yöre insanının işsizlik ve terk edilmişlik duygusu yaşadığını dile getirdi.
Baltaş, Zonguldak’ta kömür madenciliğinden vazgeçilmesini önermenin, aynı zamanda havzanın önemli bir yerli enerji kaynağı olan kömür kökenli metan gazından da vazgeçilmesi anlamına geleceğini vurgulayarak, dışa bağımlılığın yüksek olduğu enerji alanında doğa ve çevreyle uyumlu, bilimsel ve yeni bir organizasyon yapısıyla havzadaki fosil yakıt potansiyelinden yararlanmanın zorunlu olduğunu belirtti.

sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
