Bahaddin Arı

Gazetecilik takviminde 10 Ocak, yıllardır tartışmalı bir gün. Kimi için bir “kutlama”, kimi için ise mesleğin içine sürüklendiği güvencesizlik, düşük ücret, baskı ve itibarsızlaştırmanın hatırlatıldığı sembolik bir tarih. Ben ikinci gruba daha yakınım. Çünkü bugün Türkiye’de gazeteci olmak, yalnızca haber yazmak değil; aynı zamanda ekonomik, siyasi ve kurumsal kuşatma altında ayakta kalmaya çalışmak anlamına geliyor.

Tam da bu yüzden, Karaelmas Gazeteciler Derneği (KGD) olarak bu 10 Ocak’ta alışılmışın dışında bir şey yapmayı tercih ettik. Mesaj yayımlamakla yetinmek yerine, meslektaşlarımızı eşleri ve çocuklarıyla birlikte Karabük İl sınırları içinde yer alan Keltepe Kayak Merkezi’ne götürdük. Yaklaşık 65–70 kişilik bir grupla, bir günlüğüne de olsa manşetlerden, krizlerden, haber kovalamacalarından uzaklaştık. Karda oynayan çocukların kahkahaları, objektiflere yansıyan kareler ve meslektaşların yüzlerindeki rahatlama, bu mesleğin ne kadar yorgun olduğunu hepimize yeniden gösterdi.

KGD yönetimi olarak göreve geleli yaklaşık bir yıl oldu; Nisan ayında bir yılımızı dolduracağız. Seçim sürecinde sürekli şunu söyledik: Meslektaşlarımız arasında güveni, kaynaşmayı ve dayanışmayı büyüteceğiz. Kamuoyunun basına olan güvenini yeniden tesis etmek, ancak gazetecilerin kendi içinde güçlü, ilkeli ve örgütlü olmasıyla mümkündür. Geride bıraktığımız süreçte panellerden eğitimlere, toplantılardan dayanışma etkinliklerine kadar bu çizgiyi hayata geçirmeye çalıştık. Keltepe gezisi de bu anlayışın somut bir parçası oldu.

Bugün gazeteciler ağır çalışma koşulları altında, çoğu zaman iş güvencesi olmadan, düşük ücretlerle ve yüksek baskı altında çalışıyor. Haber peşinde koşarken kendi hayatlarımızı, ailelerimizi, sağlığımızı erteliyoruz. 10 Ocak’ı bir günlüğüne de olsa bu gerçeklikten nefes alınabilecek bir dayanışma alanına çevirmek istedik. Meslektaşlarımızın aileleriyle birlikte bir araya gelmesi, gazeteciliğin yalnızca bireysel değil kolektif bir emek olduğunu da bir kez daha hatırlattı.

Keltepe’de geçirdiğimiz o birkaç saat belki sorunlarımızı çözmedi, ama çok önemli bir şeyi gösterdi: Yalnız değiliz. Bir aradayız. Dayanışma, bu mesleğin en güçlü sigortasıdır. 10 Ocak’ı gerçek anlamına yaklaştıran da tam olarak budur.

Bu buluşma kendiliğinden olmadı. Keltepe gezisinin her ayrıntısında, Karaelmas Gazeteciler Derneği Yönetim Kurulu’ndaki arkadaşlarımın emeği, zamanı ve gönüllü çabası var. Ulaşımdan organizasyona, katılımcı listesinden koordinasyona kadar her adımda meslektaşlarımız için elini taşın altına koyan bir yönetim kurulu vardı. Bu nedenle bu gezi, yalnızca bir etkinlik değil; kolektif bir emeğin ürünüdür.

Aynı zamanda bu dayanışma buluşmasının gerçekleşmesini mümkün kılan bir başka güç de destekçilerimizdi. Ulaşımın sağlanmasından yiyecek ikramlarına, tesisin sunduğu kolaylıklardan organizasyonun mali yükünün hafifletilmesine kadar katkı sunan tüm sponsorlar ve dayanışmacılar, bu günün gerçek ortaklarıdır. Onların katkısı, gazeteciliğin hâlâ toplumda bir karşılığı ve değeri olduğunu da gösterdi.

Bu nedenle Keltepe’de atılan her kahkaha, çekilen her fotoğraf ve kurulan her sohbet, yalnızca KGD’nin değil; bu dayanışma zincirine omuz veren herkesin payıdır. Biz bu mesleği yalnızca kalemle değil, birbirimize tutunarak ayakta tutuyoruz. Ve tam da bu yüzden, bu gezi bir organizasyondan öte, gerçek bir dayanışma fotoğrafı olarak hafızalarımızda yerini aldı. Gazeteciliği ayakta tutan manşetler değil, birbirine omuz veren gazetecilerdir. Sağlıcakla


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.