Redaktörün önsözü:

Yapay zekâ uygulamaları dünyayı hallaç pamuğu gibi atmaya henüz başladığı için ülkemizde etkisi henüz fazlaca hissedilmiyor. Ancak, eğer zaten yaşamadıysak, çok uzak olmayan bir gelecekte, yığınsal işten çıkarmalarla, işkolunun küçülmesi gibi durumlarla karşılaşacağız.

Bu röportajda da söylendiği üzere, otomasyon, işçi çıkarmak demek. Burjuvazi, işçilerdeki tepkiyi yumuşatmak üzere, “üzülmeyin yeni ve daha fazla iş olanakları çıkacak” diyor, ama kendisi de gelişmelerin nereye varacağını bilmiyor. “Burjuva ağızlara hiç güvenmemeli” sözü boşuna söylenmemiştir.

Gelişmelere işçiler açısından bakarsak, kapitalizm altındaki her teknik ilerlemenin kaderi işçi çıkartılmasıdır. Kapitalist yaptığı hiçbir şeyi işçileri insanlığı düşünerek yapmaz. Kapitalistin attığı her adımın amacı maliyeti düşürmek ve kârı azamileştirmektir. Dolayısıyla ilk olarak işçi çıkartma yoluna gider. Bunu hiç unutmamalıyız.

İşçi sınıfı teknik ilerlemeye değil, bunun kâr amacına endekslenmesine karşıdır. Sendikası eliyle sermaye sahibini, yani işvereni, işçilere yeni meslekler öğretmeye, yeni beceriler edindirmeye zorlamak onun vazgeçilmez bir görevidir.

Hem yeni becerileri kazanacağız hem de yönetmeyi öğreneceğiz. Sonra da toplumsal olarak gereksizleşen sermayenin elinden yönetimi devralıp BİZ YÖNETECEĞİZ.

Demek ki, görevimiz çok yönlüdür: Hem dünya pazarındaki gelişmeleri izleyeceğiz hem yeni meslekler öğrenip yeni beceriler kazanacağız, hem de ne yapıp yapıp yönetmeyi öğreneceğiz. Üreten biziz yöneten de biz olacağız.

***

İnşaattan nitelikli iş gücüne, elektrikçilerden tesisatçılara, mekanik işlere kadar her şey… Kurmak zorunda olduğumuz tüm yapay zekâ fabrikalarını desteklemek için çok sayıda vasıflı işçiye ihtiyacımız olacak.

Fabrikalarda ve sahadaki işlerde makinelerle birlikte çalışabilecek kişilere olan talep oldukça yüksek. Peki ama yapay zekâ çağında “iyi iş” ne anlama geliyor?

Ben Isabel Berwick. Financial Times’ın Working It programını yönetiyorum; yönetim, liderlik ve işyerleri üzerine konuşuyor, sunumlar yapıyor ve yazıyorum. Bu seride, “iş”in geleceğine dair en yakıcı meseleleri ele alacak ve üst düzey yöneticilerle, işi nasıl daha iyi hale getirdiklerini konuşacağım.

***

İnsan ilişkilerinde bir sihir, herkes açısından insani bir bağ vardır. Yapay zekâ ve teknolojik dönüşüm ise, çalışma dünyasının geleneksel hiyerarşilerini ve statülerini altüst ediyor. Şimdiye kadar yapay zekânın beyaz yakalı, bürokratik ve profesyonel işler üzerindeki olası etkilerine büyük ilgi gösterildi. Ancak artık odak, sahada çalışan ve ama yaptığı iş masa başı olmayanlara kayıyor.

Gerçek ihtimal şu ki, bugün “beyaz yakalı” dediğimiz bazı işler, yapay zekâ ve diğer teknolojiler nedeniyle ortadan kalkacak, ya da metalaşıp sıradanlaşacak. Buna karşılık, bakım – onarım hizmeti gibi bugün “mavi yakalı” sayılan işler, tesisatçılık, elektrikçilik, zanaatkârlık gibi ve çıraklık tipi meslekler çok daha fazla değerlenecek.

Öncelikle yeni veri merkezlerinin (data centres) kurulması gerekiyor. Bunun için çok sayıda insana ihtiyaç var. Bu da veri merkezi inşa eden bir ekonomi için doğrudan ve olumlu bir gelişmedir.

Son on yıllarda yüksek öğretimi yaygınlaştırma politikaları, üniversite mezunu arayan işlere aşırı odaklanılmasına yol açtı. Bu durum vasıflı mavi yakalı işlere yönelen insan sayısında ciddi bir açık yarattı. Oysa günümüzde, özellikle dijital gelecek için yapılan devasa altyapı yatırımlarıyla birlikte, vasıflı teknik elemanlara, zanaatkârlara büyük bir ihtiyaç doğdu. Önümüzdeki beş yıl içinde dünya genelinde 2 binden fazla yeni veri merkezi kurulmasının planlandığı hesaba katılırsa, 450 binden fazla yeni teknisyen ve mühendise ihtiyaç duyulması bekleniyor.

Avrupa’nın en büyük veri merkezlerinden biri olan Equinix Paris’i, bu yüksek korumalı güvenlikli alanı, özel bir izinle ziyaret ederek gezdim.

“İnternetten, buluttan söz ederken çoğu zaman her şeyin sanal olduğunu düşünüyoruz. Ama aslında hiç de sanal değil. Tamamen bir altyapı meselesi. Binalardan oluşuyor. Ve bunu organize eden insanlar var.”

Equinix’in dünya genelinde, bilgilerin küresel olarak iletilmesini sağlayan veri depolama aygıtlarını, sunucuları ve ağ kablolarını barındırdığı ve bakımını yaptığı 273 veri merkezi bulunuyor. Veri merkezleri genellikle, çok az insanla işletilen devasa depolar olarak hayal ediliyor. Peki gerçekte ne?

“Veri merkezini, bir havaalanı merkezi, bir fabrika ve bir lojistik platformunun birleşimi gibi düşünebilirsiniz. Yani, insan, mal ve canlı ekipman akışının cereyan ettiği son derece hareketli bir ortamdır. İnternet artık bir kamu hizmetine dönüştüğü için, herhangi bir olay nedeniyle bu akışın kesintiye uğramaması için veri merkezlerinde çok katmanlı bir altyapı kuruyoruz. Müşteriler ve kullanıcılar bunu talep ediyor.”

Burada çalışanlar açısından bakarsak, ne tür işler var ve tesisler büyüdükçe bu işler nasıl gelişiyor?

“Yetkinlikler tasarımcılarla ve inşaatçılarla başlıyor. Elektrik, mekanik ve dijital mimarlık alanlarında uzman kişilere ihtiyaç var. Ardından bu yapılar inşa ediliyor ve kuruluşu izleyen 40 yıl boyunca kullanılıyor. Sonra, tesisin bakımını yapan ekipler devreye giriyor; önleyici bakım, düzeltici bakım ve hatta öngörücü bakım. Bu çalışmalar haftanın yedi günü, gün 24 saat sürüyor.”

Yani tesisatçı, elektrikçi, marangoz gibi geleneksel becerilere de ihtiyaç var.

“Kesinlikle. Bunlar veri merkezi sektöründe vazgeçilmez yetkinlikler olmaya devam edecek. Önemli mesele, temel becerilerin nasıl bir araya getirileceği ve teknolojinin gelişme hızıyla, temposuyla nasıl uyumlulaştırılacağıdır.”

Bu olağanüstü teknolojik dönüşümün henüz başındayız. Sizce veri merkezi endüstrisi ne kadar büyüyebilir?

“Kısa cevap şu: Yalnızca fikir versin diye söylüyorum. Önümüzdeki beş yıl içinde, son 27 yılda oluşturduğumuz kapasiteye eşdeğer büyüklükte bir ek kapasite yaratmayı hedefliyoruz.”

Equinix, veri merkezi becerilerine yönelik hızla artan talebi karşılamak için uzmanlaşmaya yönelik bir çıraklık / stajerlik programı yürütüyor. Bir stajyer anlatıyor:

“Şu anda gerçek müşteri fiber kablolarını görüyorsunuz. Bu bağlantıların ardında, dijital hizmet sunuculardan (servers) aktif hizmet alan müşteriler var. Her bir çıkışın arkasında belli bir sunucuya giden kablolar bulunuyor. Yanlış bağlantı yaparsanız, bilgiyi yanlış sunucuya gönderir ve birbirleriyle bilgi paylaşmak istemeyen iki müşteri arasında bağlantı kurarsınız.”

İnsanlara yaptığınız işten bahsettiğinizde, böyle bir işi düşünüyorlar mı?

“Günümüzde insanlar bu tür işleri gerçekten düşünmeye başladı. Çünkü yapay zekâlı bir geleceğe doğru ilerliyoruz ve yapay zekâ veri merkezlerinde barındırılıyor. Gelecekte yapay zekâya ihtiyaç duyulacağını düşünürsek, açıktır ki, veri merkezi mühendislerine, teknisyenlerine ve menecerlerine, yani veri merkezinde çalışabilecek herkese her zamankinden daha fazla gerek duyulacak.”

Teknolojik dönüşüm, masa başı olmayan işlerde çalışanlar için, dizüstü bilgisayarla çalışanlardan daha hızlı ve daha derin bir sarsıntı yaratabilir. Adecco Group, 37 binden fazla çalışanla yaptığı araştırmada, işin geleceğine dair beklentileri inceledi. Bu konuda şirketin şef yöneticisi (CEO) Denis Machuel ile bu bulguları konuşuyoruz:

“Çalışanlar öncelikle yaptıkları işin amacını, anlamını ve ne kadar faydalı olduklarını bilmek istiyor. İkinci olarak ise, yapay zekâ devrimiyle birlikte kendilerine ne olacağını merak ediyorlar. Dört yıl içinde becerilerin yüzde 30’unun geçersiz hale gelmesi bekleniyor. İnsanların sürekli öğrenmeye hazır olması gerekiyor.”

Sizce vasıflı teknik eleman işlerine her zaman talep olacak mı?

“Evet. İnanıyoruz ki,.. robotlar herkesin yerine geçmeyecek. İşlerin bir kısmını devralacaklar ama tüm rolleri değil. Uzun süredir yeterince değer görmeyen bu uzmanlıkların, becerilerin kalıcı olacağına inanıyoruz.”

Gelecekte ücret dengelerinin tersine döndüğünü, geleneksel beyaz yakalı profesyonel meslek rolünün aşındığını ve ailelerin çocuklarının teknik elemanlık mesleklerine yönelmesini istediğini görebilir miyiz?

“Bunu şimdiden görmekteyiz. Avrupa’nın birçok ülkesinde örneğin bir elektrikçi, yapay zekâ nedeniyle işi riske girebilecek olan beyaz yakalı bir masabaşı profesyonelinden daha fazla kazanabiliyor. Yer değiştirme sürecinin başladığını gözlemleyebiliyoruz. Sürecin ne kadar ilerleyeceğini bugünden tahmin etmek zor ama… Beyaz yakalı beceriler çoğu Avrupa ülkesinde- İsviçre ve Almanya gibi çıraklık/stajyerlik ve meslek eğitiminin güçlü olduğu ülkeler hariç- uzun süre küçümsendi…”

Kaç mesleğin ortadan kalkacağı üzerine bir spekülasyon yapabilir misiniz? İçinde 500 işçi çalışan büyük bir fabrikayı alalım örnek olarak, önümüzdeki 10 yıl içinde burada kaç işçi, kaç insan kalacak?

“Bunu modellemek zor. Ama, mikro ölçekte düşünüldüğünde, otomasyon demek esasen daha az işçi demektir. Yeni tip becerilere ihtiyaç var. Hâlâ masasız işçilere, mavi yakalılara ihtiyaç duyuluyor. Artık onlara yeni yakalılar diyoruz, çünkü hem geleneksel mavi yakalı özelliğe sahipler, hem de ihtiyaç duyulan yeni becerilere. Mikro ölçekte, muhtemelen daha az işçi göreceğiz.

“Ama makro perspektiften bakılınca, bu süreç yeni işler yaratıyor. Her ne kadar, bir depo tesisinde daha az işçi gerekiyorsa da başka işler ortaya çıkıyor. Örneğin bu makinelerin üretimi, ya da bakımı, tamiri… Tarih gösteriyor ki her teknolojik devrim, süreç içinde, yok ettiği kadar, hatta daha fazla iş yaratmıştır.”

Denis Machuel, vasıflı işgücü açığını kapatmak için mavi yakalı işlerdeki yaşlı çalışanların daha uzun süre çalışması ve yapay zekâ ve robotlar fiziksel işlerde yardımcı olurken, şirketlerin gençleri teşvik etmesi gerektiğini vurguluyor.

“Gençlerin mavi yakalı işlere bakışının muazzam ölçüde değiştiğini görüyoruz. Üniversite maliyetleri arttıkça, okumak ve üniversite diploması almak için yüzbinlerce dolarlık borç yükü altına girmek borçlanmak zorlaşıyor. Bugün öyle bir noktadayız ki, gençler TikTok’ta “elektrikçi olmak nasıl bir şey?” ya da “teknisyen, klima cihazı tamircisi nasıl olunur?” diye arama yapıyor. Beş yıl önce bunu hayal bile edemezdik.”

Birçok genç için şirketlerde çalışma düzeni, cazibesini yitirdi. İş bulmak zaten zor, bulsan bile aşırı çalışma saatleri, ya da her an işten çıkartılma korkusu… Uluslararası Çalışma Örgütü’nün son bir çalışmasına göre, yapay zekâya karşı en az kırılgan sektörlerden biri zanaatkârlık, teknik elemanlık. İngiltere’nin York Minster Katedrali’nde yeni kuşak taş ustalarının yetiştirildiği merkezi ziyaret ediyoruz. Bir gence soruyoruz:

Gençler, taş ustalığı gibi geleneksel mesleklere daha mı ilgi duyuyor sizce? Duyuyoruz ki, Z kuşağı, ele emeğiyle çalıştıkları, bir amacı olduğunu düşündükleri işlere meylediyor. Ortaya somut bir şey çıkıyor. Şirketlerde bu duyguyu her zaman yaşayamıyorsunuz. Sizin de düşünceniz bu muydu, ya da arkadaşlarınız böyle mi düşünüyor?

“Herhangi bir projeyi başından sonuna dek götürünce sorumluk hissediyorsunuz ve sonunda bir şeye eriştiğinizi düşünüyorsunuz. Şirketlerde çalışan başkalarından, oralarda her zaman önemli birşey yaptığınızı hissetme olanağına her zaman sahip olunmadığını işitiyorsunuz… Toplantılara ya da bir sona ulaşmayan şeylere takılıp kalabiliyorsunuz…”

Beyaz yakalı tabir edilen çok sayıda işin ortadan kalktığını görüyoruz. İnsanlar kariyerlerinin geleceğinden endişe ediyorlar. Kendi kariyerinizi, nasıl görüyorsunuz? Dengeli bir işiniz var diye mi düşünüyorsunuz?

“Taş ustalığı gibi mesleklerin kaybolmayacağını, hep gerekli olacağını düşünüyorum. Başka beceriler için de böyle. El emeğiyle üretmek, bu ortamda tatmin edici ve yaratıcı. Ayrıca işle bağlı olarak güçlü bir toplumsal bağ kurmanızı da öngörüyor. Başka işler böyle olmayabiliyor. Her gün uygun bir amacı, anlamı olan bir işe başlamak…

Freya gibi çıraklar, yüzlerce yıllık becerileri yaşatıyor ve York Minster katedrali gibi tarihsel siteleri ayakta tutmaya yardım ediyorlar. Alex McCallion buradaki işlerin başında. Soruyoruz:

Geleceğin mesleklerini düşünürken, burada, orta çağdan kalma bir katedralde gençleri eğittiğinizi görüyoruz. Bunları hangi mesleklerde eğitiyorsunuz?

“Taş ustalığı, ayrıca elektrikçilerimiz var, tesisatçılarımız, kurşun kaplamacılarımız. Marangozlarımız, kilisenin bahçesine bakan hayranlık uyandıran bahçevan timimiz var… Bu kompleks sitenin gerekli kıldığı zanaatkarlarımız var.”

Görüldüğü kadarıyla yapay zekâ (YZ) epeyce beyaz yakalı işi devralacak. Sizce, sizin sektörde işlerin gelecek perspektifi nedir?

“Biz teknolojiyi kendi işimize destek olacak şekilde kullanıyoruz. Teknoloji işleri yok etmiyor; onları destekliyor ve geliştiriyor. Örneğin biz fotogrametriden, üç boyutlu (3D) modellemeden, tarama tekniklerinden yararlanmaktayız. Esasen, teknolojinin bize taşyapıdaki muhtemel sorunları keşfetmede yardım etmesini bekliyoruz. Yani onu kendimize yararlı olacak şekilde kullanma potansiyeli var. Bu binayı inşa eden Ortaçağ ustaları da kendi dönemlerinin teknolojisini zorlamıştı. Aynı geleneği sürdürüyoruz.”

“Ekranlara bağımlılaşmış bir dünyada zanaat işleri doğal bir çekiciliğe sahip. Telefonla ya da elektronik tabletle çalışırken ya da bilgisayar ekranına kilitlenmişken ellerimizle çalışmıyoruz. Bir tür medyaya bağımlılık hali yani.  Dolayısıyla, ekran önünde yetişmiş genç kuşak için bu aletleri pratik olarak kapatmak ve elleri, kalbi ve zihni aynı anda çalıştırmak, ona odaklanma fikri, cazipleşiyor. Bu, hobi ya da meslek olarak gençler için çok cazip.”

Bir istihdam uzmanı anlatıyor:

“Ancak gerçekçi olmak gerekiyor. Gelecekte mesleğini profesyonel olarak sürdürebilecek çok fazla zanaat işçisi olmayacak.”

“Mavi yakalı endüstri sektörlerinde yeni olanakların doğacağı yönündeki heyecanlanmaya karşı şu önemli bir uyarı yapılmalı: Geçtiğimiz yıl mavi yakalıların istihdamı gerçekten yavaşladığı gibi, işten çıkarmaların, tensikatların çoğu mavi yakalı sektörlerde oldu. Amerika’da şirketler dünyasında herhangi bir işe girmek yeterince zor ve moral bozucu bir durumdur, ama, istatistiksel olarak istihdamın çoğu da burada gerçekleşmektedir. Ancak, istihdamın çoğu bugün tecrübeli ve yüksek düzeyde çalışanlara gitmektedir.”

“Ekonomi kötüye gittiğinde hangi endüstriler önce yavaşlıyor diye düşünüldüğünde, ilk darbeyi yiyenlerin ulaşım sektörü, depolama işleri, lojistik olduğunu, inşaat işleri olduğunu görüyoruz. Banka borçlanma faizleri epeyce zamandır yüksek olduğundan, az sayıda yeni konut yapılıyor. Yani inşaat sektöründe, onunla bağlı mesleklerde daha az işçi çalışıyor. Tüketicinin harcamaları sıkıntılı, dolayısıyla bölgedeki Amazon depo-dağıtım tesisinde çalışacak işçi sayısı potansiyel olarak daha az.”

“Bence anlamlı bir iş arayışı eğilimi söz konusu, özellikle genç insanlar belirgin fırsatların olduğu yönünde konuşmalar yapıyorlar. Ancak burada gençleri, mesleki teknik eğitimi bitirir bitirmez altı sıfırlı gelir elde edeceklerinin garanti olacağı fikrine karşı uyarmak istiyorum. Bugünkü iş ortamının gerçeği bu değil.”

İnsanların eskiden bizim olan işleri artık robotların yaptığı ortamlarda makinelere gözkulak olacakları bir gelecek tehlikesi var. Ama aynı zamanda, teknolojik dönüşüm hızlanırken, giderek artan sayıda insanın anlamlı işlere yönelmesi mümkündür.

***

NOT: Bu metni Financial Times sitesindeki Working It videosundan Selman I. Hilan çevirdi. Orijinal videoya aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz:  https://www.ft.com/video/c65e9aec-9aa9-420a-be65-49e9126b76fb

Yazı https://emarvakfi.net/ sayfasından alınmıştır


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.