ZONGULDAK – Türkiye Taşkömürü Kurumu’nda (TTK) bazı müesseselerde üretimin durdurulmasıyla sonuçlanan iş güvenliği denetimleri, sadece teknik bir sorun değil; mevzuat, yönetim ve kamusal sorumluluk alanında derin bir krizi açığa çıkardı. TMMOB Maden Mühendisleri Odası Zonguldak Şubesi, sürecin şeffaf yürütülmediğini, alınan kararların ise madencilerin can güvenliği kadar kurumsal yönetim sorunlarını da görünür kıldığını açıkladı.
Maden Mühendisleri Odası’na göre, 9 Ocak 2026 tarihinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişlerinin denetimleri sonucu verilen iş durdurma kararları, işçilerin yaşamını korumayı hedefliyor. Ancak bu kararların arkasındaki mevzuat dili, uygulama biçimi ve karar alma süreçleri, yıllardır biriken yapısal sorunları da açığa çıkarıyor.
“Sorun müfettiş değil, mevzuat ve yönetim”
Oda tarafından yapılan değerlendirmede, TTK’nın aynı ocaklarında Mayıs 2025’te de benzer eksiklikler tespit edildiği, ancak bu kararların “yorum farklılığı” gerekçesiyle askıya alındığı hatırlatıldı. Aradan yaklaşık sekiz ay geçmesine rağmen o tarihte tespit edilen eksikliklerin ne ölçüde giderildiğinin kamuoyuna açıklanmadığına dikkat çekildi.
Enerji Bakanlığı, Çalışma Bakanlığı, TTK ve GMİS arasında yapılan görüşmeler sonucunda o dönemde iş durdurma kararının kaldırıldığı belirtilirken, bu sürecin nasıl ve hangi koşullarla işletildiğinin bilinmediği vurgulandı. Odaya göre sorun, tek tek müfettişlerin tutumundan değil; “işin acil durdurulması”na ilişkin mevzuatın hem belirsiz hem de sektörü felç edici biçimde uygulanmasından kaynaklanıyor.
Mevzuat masaya yatırıldı, 6 toplantı yapıldı
TMMOB Maden Mühendisleri Odası Zonguldak Şubesi, 23 Haziran 2025 tarihli kararı doğrultusunda üniversite, sendika, TTK, baro, ticaret ve sanayi odası temsilcileri ile birlikte bir “Mevzuat Komisyonu” kurulduğunu ve bugüne kadar 6 toplantı yapıldığını açıkladı. Amaç, iş güvenliğini esas alan ancak üretimi tümüyle durma noktasına getirmeyen bir yasal çerçevenin oluşturulması.
Odaya göre bugün yaşanan kriz, bu mevzuat değişikliği ihtiyacının ne kadar yakıcı olduğunu bir kez daha gösterdi.
“Üretim durduğunda sadece kömür değil, hayatlar da askıya alınıyor”
Açıklamada, üretimin durmasının yalnızca teknik bir sonuç olmadığı; maden işçileri açısından gelir kaybı, belirsizlik, sosyal ve psikolojik yıkım anlamına geldiği vurgulandı. Bu nedenle TTK ve devletin, denetim süreçlerinde ortaya çıkan geçici durdurmalarda işçilere yönelik gelir desteği, sosyal ve psikolojik destek ile teknik eğitim programlarını devreye sokması gerektiği belirtildi.
“Amaç kapatmak değil, güvenli üretim”
Maden Mühendisleri Odası, iş durdurma kararlarının temel amacının üretimi engellemek değil, üretimi güvenli hale getirmek olduğunu vurguladı. TTK yönetiminin mühendislik, iş güvenliği ve üretim birimleri arasında eşgüdüm sağlayarak müfettiş raporlarında yer alan eksiklikleri hızla gidermesi gerektiği ifade edildi.
Ayrıca, “işin acil durdurulmasını gerektiren durumlar” başlığında yer alan bazı maddelerin hukuki ve teknik açıdan yeniden değerlendirilmesi gerektiği; aksi halde hem kurumun itibarı hem de denetimlerin meşruiyetinin zarar göreceği kaydedildi.
2016 yönetmeliği ve ‘günah keçisi’ eleştirisi
Açıklamada, 2016 yılında yürürlüğe giren “İşin Acil Durdurulmasını Gerektiren Durumlar” düzenlemesine de dikkat çekildi. Odaya göre bu mevzuat, maden facialarından sonra gerçek sorumlular yerine çoğu zaman mühendislerin “günah keçisi” ilan edilmesine yol açan bir adalet sorununu da beraberinde getiriyor. Bu durumun, Çalışma Bakanlığı müfettişlerinin algılarını ve kararlarını da etkilediği vurgulandı.
Şeffaflık çağrısı: Denetim raporları açıklansın
TMMOB Maden Mühendisleri Odası, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu tarafından hazırlanan ve basına yansıyan denetim raporlarının tüm teknik yönleriyle kamuoyuna açıklanması çağrısı yaptı. Odaya göre kamu güvenliği, kapalı kapılar ardında değil, şeffaf bilgi paylaşımıyla sağlanabilir.
“Zonguldak’ta madencilik, insan hayatını önceleyen bir anlayışla yürütülmeli”
Oda, yüz yılı aşkın madencilik birikimine sahip Zonguldak havzasında, tartışmayı kişiler ve kurumlar arasında bir çatışmaya dönüştüren dil yerine; bilimsel, kamucu ve çözüm odaklı bir yaklaşımın esas alınması gerektiğini vurguladı.
Meslek örgütlerinin, sendikaların ve akademik çevrelerin sürece dâhil edilmesinin, hem güvenli üretim hem de kamusal denetim açısından zorunlu olduğu ifade edildi.
“Teknik bilgimizi kamu yararına sunmaya hazırız”
Maden Mühendisleri Odası, sahip olduğu teknik bilgi ve uzmanlığı kamunun hizmetine sunmaya hazır olduğunu belirterek, asıl önceliklerinin madencilerin sağlığı, güvenliği ve Zonguldak’ın madencilik kültürünün geleceğe taşınması olduğunu kaydetti.

sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
