AKP’nin basın toplantısı güvence verdi, ancak kritik başlıklar yanıtsız kaldı
Türkiye Taşkömürü Kurumu’nda (TTK) Kozlu, Karadon ve Üzülmez müesseselerinde iş güvenliği gerekçesiyle üretimin durdurulması, yalnızca teknik bir denetim süreci değil; Zonguldak’ın ekonomik, sosyal ve siyasal geleceğini doğrudan ilgilendiren bir kırılma anına dönüştü. Bu tablo karşısında Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Zonguldak İl Başkanı Mustafa Çağlayan ve bölge milletvekilleri, kamuoyuna “TTK kapanmayacak” mesajı vermek üzere basın toplantısı düzenledi.
Ancak toplantıda verilen yanıtlar, Susma Gazetesi’nde günlerdir gündeme taşınan yapısal, teknik ve siyasi soruların ne ölçüde karşılandığı sorusunu da beraberinde getirdi.
Mevzuat sorunu kabul edildi, çözüm takvimi açıklanmadı
Basın toplantısında en dikkat çekici ifadelerden biri, milletvekili Ahmet Çolakoğlu’nun Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı arasında mevzuat yorum farklılığı bulunduğunu kabul etmesi oldu. Bu açıklama, Maden Mühendisleri Odası’nın “sorun müfettiş değil, mevzuat ve yönetim” tespitini dolaylı olarak doğrular nitelikteydi.
Ancak mevzuatın ne zaman, nasıl ve kim tarafından netleştirileceğine dair somut bir yol haritası paylaşılmadı. “Bilirkişi heyeti kurulacak” ifadesi, sürecin varlığını kabul etse de belirsizliği ortadan kaldırmadı.
İş güvenliği vurgusu var, üretime dönüş planı yok
AKP’li yöneticiler, üretimin durdurulmasını “önce insan, önce can güvenliği” ilkesiyle savundu. Milletvekili Muammer Avcı’nın mart ayında yeni güvenlik teknolojilerinin devreye gireceğini açıklaması dikkat çekti. Ancak hangi ocakta hangi eksikliklerin giderildiği, üretimin hangi aşamada ve hangi tarihte yeniden başlayacağı soruları yanıtsız kaldı.
Bu durum, iş güvenliği ile üretimin karşı karşıya getirildiği bir denklemde, geçiş sürecinin planlanmadığı eleştirilerini güçlendirdi.
Hasan Gemici’nin siyasi sorumluluk eleştirisi karşılıksız kaldı
Eski Devlet Bakanı Hasan Gemici’nin “TTK için sonun başlangıcı mı?” sorusuyla yaptığı sert değerlendirme, basın toplantısında doğrudan muhatap alınmadı. AKP’li isimler, geçmiş siyasi tercihler, ihmal iddiaları ya da kurumun bugünkü hale gelmesindeki sorumluluklara dair herhangi bir değerlendirme yapmadı.
“TTK kapanmayacak” vurgusu güçlü bir siyasi mesaj olarak öne çıksa da, nasıl güçlendirileceği sorusu yanıtsız kaldı.
Teknik bilim ve uzman görüşleri hâlâ masada değil
Eski TTK Genel Müdürü Rıfat Dağdelen’in “ocakların kapatılıp sonra açılmasının madencilik bilimine aykırı olduğu” yönündeki uyarıları da toplantıda karşılık bulmadı. Uzman görüşlerine atıf yapılmasına rağmen, hangi bilimsel kriterlerle hareket edileceği netleştirilmedi.
Bu tablo, teknik bilginin karar süreçlerine ne ölçüde dahil edildiği sorusunu canlı tutuyor.
Şeffaflık beklentisi karşılanmadı
Susma Gazetesi’nin 14 Ocak tarihli manşetinde gündeme getirdiği en temel başlıklardan biri, kamuoyunun bilgilendirilmemesiydi. Basın toplantısında denetim raporları, maliyet tabloları, süre planları ya da teknik veriler paylaşılmadı. Uzun siyasi konuşmalar yapıldı, ancak sayısal ve somut bilgi kamuoyuna sunulmadı.
Sonuç: Güvence var, cevap yok
AKP’nin basın toplantısı, TTK’nın kapatılmayacağı yönünde güçlü bir siyasi irade beyanı ortaya koydu. Ancak Susma Gazetesi’nin gündeme taşıdığı mevzuat krizi, teknik planlama, uzman görüşleri, şeffaflık ve siyasi sorumluluk başlıklarının büyük bölümü hâlâ yanıt bekliyor.
TTK’da üretimin neden durduğu kadar, nasıl ve ne zaman yeniden başlayacağı sorusu da Zonguldak kamuoyunun önünde durmaya devam ediyor.

sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
