Memur-Sen’e bağlı Enerji Bir-Sen Zonguldak Şube Başkanı Sedat Güngör, Türkiye Taşkömürü Kurumu’nda (TTK) Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettiş raporları doğrultusunda dört müessesede üretimin durdurulmasına ilişkin yazılı bir basın açıklaması yaptı. Güngör, yaşanan sürecin teknik ve geçici bir iş güvenliği mevzuatı sorunu olduğunu vurgularken, TTK’nin asıl sorununun yıllardır çözülemeyen sistemsel ve yapısal problemler olduğunu ifade etti.
Dört müessesede üretim durduruldu
Güngör, açıklamasında son bir hafta içerisinde TTK’ya bağlı Kozlu, Karadon ve Üzülmez müesseselerinin ardından Armutçuk Müessesesi’nde de üretimin durdurulduğunu, kararın fiilen uygulanmaya başlandığını hatırlattı. Söz konusu kararların Çalışma Bakanlığı müfettiş raporları doğrultusunda alındığını belirten Güngör, TTK yönetiminin ise bu kararlara ilişkin itirazını yargıya taşıdığını ifade etti.
Yargı süreci devam eden bir konuda aceleci ve polemikçi açıklamalardan kaçındıklarını belirten Güngör, bu nedenle bugüne kadar kamuoyuna herhangi bir değerlendirme yapmadıklarını dile getirdi.
“İyi niyetli olanlar kadar art niyetli çevreler de devrede”
Süreç boyunca kamuoyunda yapılan değerlendirmeleri dikkatle takip ettiklerini belirten Güngör, iyi niyetli ve sağduyulu yaklaşımların yanında, TTK’yi ve kurum çalışanlarını hedef alan, itibarsızlaştırmaya yönelik söylemlerin de yeniden ortaya çıktığını söyledi.
Bu çevrelerin geçmişte yaşanan her kriz döneminde benzer refleksler gösterdiğini ifade eden Güngör, çözüm üretmek yerine kişileri ve kurumu hedef alan bu anlayışın, olası yeni sorunlarda da aynı tutumu sürdüreceğinin açık olduğunu kaydetti.
“İş güvenliği, iş verimliliği ve iş barışı vazgeçilmezimiz”
Enerji Bir-Sen olarak kurumları ve kurum çalışanlarını her koşulda önemsediklerini vurgulayan Güngör, sendikanın temel yaklaşımını şu üç ilke üzerinden tanımladı:
İş güvenliği, iş verimliliği ve iş barışı.
Bu üç başlığın sendika açısından vazgeçilmez olduğunu belirten Güngör, TTK gibi 150 yılı aşan üretim geleneğine sahip bir kurumun itibarsızlaştırılmasının ya da kapatılmasının asla kabul edilemeyeceğini söyledi.
“Sorun geçici, üretim yeniden başlayacak”
Güngör, bugün yaşanan krizin, mevcut iş güvenliği mevzuatından kaynaklanan ve daha önce sorun olarak görülmeyen ancak bugün geçici bir sorun haline gelen teknik bir durum olduğunu belirtti. Bu sorunun aşılacağına ve TTK’nin kısa süre içerisinde yeniden üretime geçeceğine olan inancının tam olduğunu ifade etti.
Ancak bu sürecin kurumda yıllardır derinleşen bir başka sorunu yeniden görünür kıldığını vurgulayan Güngör, TTK’nin sürekli olarak “zarar eden bir kurum” algısıyla anılmasının çalışanların moral ve motivasyonunu ciddi biçimde düşürdüğünü söyledi.
“TTK’nin temel sorunu sistem ve yapı meselesidir”
Güngör, yaklaşık 10–15 yıldır her platformda dile getirdiği görüşünü bir kez daha yineleyerek, TTK’nin öncelikli sorununun sistemsel ve yapısal olduğunu ifade etti. Bu sorunun çözümünün, devletin TTK’yi yeniden kurgulaması ve kurumu yeni bir yapıyla ele almasıyla mümkün olabileceğini söyledi.
Amaçlarının TTK’yi zarar eden bir kurum olmaktan çıkararak, zararı minimize edilmiş, geleceğe güvenle taşınabilen, çalışanların ve yönetenlerin aidiyet duyduğu bir yapıya kavuşturmak olduğunu belirten Güngör, TTK’nin “üreten, okul olan ve ekol yaratan” bir kurum olarak yoluna devam etmesi gerektiğini dile getirdi.
“Tüm taraflar bir masa etrafında toplanmalı”
Güngör, önümüzdeki süreçte devletin, fosil yakıtların geleceğini de dikkate alarak TTK ve taşkömürü politikalarına ilişkin net bir vizyon ortaya koyması gerektiğini söyledi. Bu vizyon doğrultusunda Çalışma Bakanlığı koordinasyonunda; Hazine ve Maliye Bakanlığı, TTK yönetimi, işçi ve yetkili memur sendikaları ile TMMOB’nin bir masa etrafında toplanmasını önerdi.
Kurumun yapısı, işlevi ve geleceğinin tüm boyutlarıyla tartışılması gerektiğini ifade eden Güngör, bu süreci “tüm tarafların katılımıyla yürütülecek bir kozmik oda çalışması” olarak tanımladı.
“Mahallenin delisi denildi ama ısrarla söylüyoruz”
Bu önerileri yıllardır dile getirmelerine rağmen çeşitli çevrelerden alaycı ve küçümseyici tepkiler aldıklarını belirten Güngör, buna rağmen görüşlerinde ısrarcı olduklarını söyledi. TTK’nin, derin taşkömürü işletmeciliğinde öncü bir kuruluş olarak Türkiye ve Zonguldak ekonomisine uzun yıllar katma değer sunmaya devam edeceğine olan inancını dile getirdi.
“Dedikodu ve magazin diliyle bu kriz aşılmaz”
Enerji Bir-Sen olarak sorumluluklarının farkında olduklarını vurgulayan Güngör, amaçlarının “üzüm yemek” olduğunu, kurumu yıpratmak ya da bağcıyı dövmek gibi bir niyetlerinin olmadığını ifade etti. Yargıya taşınmış bir konu üzerinden dedikodu ve magazin diliyle yapılan haberleri doğru bulmadıklarını belirtti.
“Kurum kapalı kaldıkça risk artıyor”
Açıklamasının sonunda Güngör, TTK’de yaşanan bugünkü sorunun geçmişteki ve gelecekteki sorunlar gibi sistemsel ve yapısal nedenlerden kaynaklandığını vurguladı. Bu yapı değişmediği sürece aynı sorunların tekrar edeceğini belirten Güngör, üretimin durmasının ocak içi riskleri artırdığına ve sosyal maliyetlerin onarılmaz boyutlara ulaşabileceğine dikkat çekti.
Güngör, tüm taraflara çağrıda bulunarak, bu krizin bir fırsata dönüştürülmesi ve TTK’nin, çalışanların ve kentin moral ile motivasyonunu yükseltecek ortak ve yapıcı bir iradenin ortaya konulması gerektiğini ifade etti.

sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
