ZONGULDAK / DEVREK – Zonguldak’ın Devrek ilçesine bağlı Yağmurcu Köyü’nde yüzlerce yurttaş, vahşi madencilik faaliyetleri ile hidroelektrik santrali (HES) projelerine karşı bir araya gelerek protesto eylemi gerçekleştirdi. Okyanus Enerji A.Ş. tarafından Yağmurca, Adatepe ve çevredeki dört köyü etkileyecek şekilde planlanan HES projesine karşı düzenlenen eylemde, “Derelerimizi, sularımızı, toprağımızı vermiyoruz” sloganı öne çıktı.
Yağmurcu Köyü meydanında 25 Ocak’ta yapılan eyleme; CHP, Sol Parti, EMEK Partisi, Yeniden Refah Partisi ve İyi Parti’nin yerel örgütleri ile Zonguldak Demokrasi Platformu, Batı Karadeniz Çevre Gönüllüleri Platformu ve platform bileşenleri olan Zonguldak, Çaycuma, Ereğli ve Devrek Çevre Gönüllüleri destek verdi.

Devrek’te Ekolojik Tehditler Artıyor
Devrek ilçesi ve çevre köyleri, son yıllarda art arda gelen ekolojik tehditlerle mücadele ediyor. Ahmedoğlu Köyü ve çevresindeki ormanlık alanda Mavra Madencilik Şirketi’ne Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) tarafından verilen altın arama ruhsatı, daha önce de bölge halkının tepkisine neden olmuş, köylüler doğal yaşamın ve su kaynaklarının yok olacağı gerekçesiyle çeşitli protestolar düzenlemişti.
Benzer bir süreç, Devrek’e bağlı Çay Değirmeni Beldesi’nde yaşandı. Halkın tüm itirazlarına rağmen kurulan HES’in ekosisteme ve su kaynaklarına kalıcı zararlar verdiği belirtilirken, bu deneyimin bölge halkını yeni projelere karşı daha duyarlı hale getirdiği ifade edildi.
İptal Edilen Proje Yeniden Gündemde
Son olarak Okyanus Enerji A.Ş. tarafından Yağmurcu ve Adatepe köyleri ile çevredeki dört köyü kapsayan HES projesi yeniden gündeme geldi. İki yıl önce halkın itirazları sonucunda iptal edilen proje, şirkete ait bazı değişikliklerle tekrar Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) sürecine sokuldu. 5 Ocak’ta düzenlenen “Halkın Katılımı Toplantısı” ise köylülerin yoğun protestosuna sahne olmuştu.
Eylemde sık sık, “Yağmurcu Köyü, Adatepe Köyü ve çevre köyler Okyanus Enerji A.Ş.’ye verilecek bir yer değildir. Köyümüzü, sularımızı, toprağımızı vermiyoruz” sloganları atıldı.
“Talebimiz Açık ve Tartışmaya Kapalıdır”
Köy adına konuşan Çaner Gökçe, bölge halkının duruşunun net olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:
“Bugün buradan açıkça ifade ediyoruz: Bizim duruşumuz nettir. Bölge halkı HES istemiyor. Bizim amacımız polemik yaratmak, siyaset yapmak değildir. Tek bir amacımız vardır: Sesimizin duyulmasıdır.
Bölge halkının ilgili kurumlardan ve yetkili mercilerden tek bir talebi vardır; Yağmurcu Köyü ve çevresinde planlanan HES raporunun iptal edilmesi, bu rapora dayanak olan HES projesinin ve ÇED sürecinin tamamen iptal edilmesidir.
Yağmurca Köyü, konumu itibariyle herhangi bir köyle kıyaslanamaz. Bu köyde turizm hâlâ canlıdır. Bölgenin sosyal, ekonomik ve doğal yapısı bu projeyi kaldıracak nitelikte değildir. Açıkça söylüyoruz: Yağmurca Köyü, Okyanus Enerji A.Ş.’ye verilecek bir köy değildir.”

“HES’çilere Verecek Suyumuz Yok”
Adatepe Köy Muhtarı Dursun Doruköz ise Çay Değirmeni HES örneğini hatırlatarak, yaşanan tahribata dikkat çekti:
“Bu bizim yaşamımız, yaşam alanlarımız, toprağımız, sularımız, anılarımız, hatıralarımız. Bizim HES’çilere verecek suyumuz, toprağımız yok.”
Ertuğrul: “Yaşam Alanlarımızı Savunan Köylerimizin Yanındayız”
Eyleme katılan CHP Zonguldak Milletvekili Eylem Ertuğrul, Batı Karadeniz’in çevre ve doğa düşmanı projelerin hedefi haline getirildiğini belirterek şunları söyledi:
“Batı Karadeniz bölgesi vahşi madenciliğin ve çevre düşmanı projelerin hedefi haline dönüştü. Bölgemizde ekosisteme ve doğal yaşama zarar veren kirli sanayi her geçen gün artıyor.
Termik santrallerin, demir-çelik fabrikalarının yarattığı hava ve su kirliliği had safhada. Bizler Meclis’te vahşi madencilik ve çevre düşmanı yasalara karşı büyük bir mücadele yürütüyoruz.
Doğal yaşamın çok güçlü olduğu bu bölgede ekolojik zinciri kıracak, sularımızı ticarileştirecek projelere halkımızla birlikte karşıyız. Yaşam alanlarımızı savunan köylerimizin yanındayız ve bu projenin engellenmesi için mücadelede birlikte olacağız.”
Bilimsel ve Teknik Uyarılar
Zonguldak Çevre Gönüllüsü Yusuf İkram Tuna, HES projesinin Devrek özelinde yaratacağı zararları içeren bir sunum yaptı. Tuna, projenin endemik türleri yok edeceğini, içme suyu kaynaklarının bulunduğu derelerin yeni bir kirlenme sürecine gireceğini bilimsel verilerle anlattı.
Devrek Çevre Gönüllüsü Faik Mekik ise konuşmasına, “Doğanın talanına, şirketin yalanına hayır” sözleriyle başladı. Mekik, projenin fay hattına yakın bir bölgede planlandığını, zeminin gevşek ve heyelan riski taşıdığını belirterek, olası bir depremde ciddi can ve mal kayıpları yaşanabileceği uyarısında bulundu.
“Bu Mücadele Ortaklaşmalıdır”
Batı Karadeniz Çevre Gönüllüleri Platformu adına konuşan Çetin Yılmaz, mücadelenin bölgesel bir karakter taşıdığına dikkat çekti:
“HES ve vahşi madencilik karşıtı mücadele, Zonguldak ve tüm Batı Karadeniz’de yaşayan köylülerin ortak mücadelesi haline gelmelidir. Küre Dağları’ndan Bolu Yedigöller’e kadar uzanan geniş bir ormanlık alan MAPEG tarafından IV. Grup maden sahası olarak belirlendi.
Derelerimize, sularımıza el konuluyor, HES projeleri sürüyor, orman ve ağaç katliamı için izinler veriliyor. OSB’lerin büyük bölümü içme suyu havzaları üzerine kurulu ve arıtma tesisleri yok. Bölge vahşi bir kirlenme sürecine sürükleniyor. Bu talana karşı ortak mücadele yaşamsaldır.”
“Mücadele Sürecek”
Toplantının sonunda, bölge halkından söz almak isteyen yurttaşlar kürsüye çıkarak HES projesine neden karşı olduklarını anlattı. Eylem boyunca sık sık “Dereler özgürdür, özgür akacak” sloganları atılırken, köylüler mücadeleyi sürdürme kararlılıklarını dile getirdi.(Susma/Devrek)

sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
