İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi
“10 Aralık 1948 günü Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nca kabul edilen ve 48 oyla kabul edilen, Türkiye’nin de olumlu oy verdiği bildirgeyi Dış İşleri Bakanlığı 1948’de kabul edilen İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’ni “İnsan hakları anayasası” olarak tanımlar.
Bildirgeye uymanın zorunlu olmadığı belirtilse de 77 yıl sonra uymanın zorunlu olması gerektiği şartlar doğmuştur ve insanlığın çok ihtiyacı vardır.
Madde 1- Bütün insanlar hür, haysiyet ve haklar bakımından eşit doğarlar. Akıl ve vicdan sahiplerine karşı kardeşlik zihniyeti ile hareket etmelidirler.
Madde 2- Herkes, ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasi veya diğer herhangi bir akide, milli veya içtimai menşe, servet, doğuş veya herhangi diğer fark gözetilmeksizin işbu Beyannamede ilan olunan tekmil haklardan ve bütün hürriyetlerden istifade edebilir.
Bundan başka bağımsız memleket uyruğu olsun, vesayet altında bulunan, gayri muhtar veya sair bir egemenlik kayıtlamasına tabi ülke uyruğu olsun, bir şahıs hakkında, uyruğu bulunduğu memleket veya ülkenin siyasi, hukuki veya milletlerarası statüsü hiçbir ayrılık gözetilmeyecektir.
Madde 3- Yaşamak, hürriyet ve kişi emniyeti her ferdin hakkıdır.
Madde 4- Hiç kimse kölelik veya kulluk altında bulundurulamaz; kölelik veya köle ticareti her türlü şekliyle yasaktır.
Madde 5- Hiç kimse işkenceye, zalimane, gayriinsani, haysiyet kırıcı cezalara veya muamelelere tabi tutulamaz. “Ülkemizde 2017 yılından beri Anayasada güçler ayrılığı imha edildiğinden hukuksal ve adalet olarak büyük sıkıntılar yaşanmaktadır. Yasalar önünde eşitlik ilkesi çiğnenmekte insanlar keyfi olarak tutuklanmakta ve gereksiz yere hapishanelerde tutulmaktadır, Buna en bariz örnek muhalefet partileri belediye başkan ve çalışanlarıdır. Bu durum toplumdaki psikolojik mutsuzluğun en büyük kaynağıdır.”
Madde 6- Herkesin, nerede olursa olsun, yasa önünde bir kişi olarak tanınma hakkı vardır.
Madde 7- Herkes yasa önünde eşittir ve ayırım gözetilmeksizin yasa tarafından eşit korunmaya hakkı vardır. Herkes, bu bildirgeye aykırı herhangi bir ayırımcılığa ve ayrımcı kışkırtmalara karşı korunma hakkına sahiptir. “ Ama ülkemizde bu kural da yok sayılmakta, keyfi ve bencilce uygulamalar hayata geçirilmektedir. Ülkemizde güçler ayrılığı yeniden geldiğinde hayata geçebilecektir.”
Madde 8- Herkesin anayasa ya da yasayla tanınmış temel haklarını ihlal eden eylemlere karşı yetkili ulusal mahkemeler eliyle etkin bir yargı yolundan yararlanma hakkı vardır. “Ülkemizde AKP, güçler birliği egemenliğinden gidince hayata geçecektir.”
Madde 9- Hiç kimse keyfi olarak yakalanamaz, tutuklanamaz ve sürgün edilemez. “Ülkemize AKP devlet egemeni olduğundan yürürlükten kalkmıştır.”
Madde 10- Herkesin, hak ve yükümlülüklerinin belirlenmesinde ve kendisine herhangi bir suç isnadında bağımsız ve yansız bir mahkeme tarafından tam eşitlikle, hakça ve kamuya açık olarak yargılanmaya hakkı vardır. “Ülkemizde bu madde de AKP egemenliği ile yürürlükten kalkmıştır.”
Toplumsal ekonomik sorunlarımız:
1- Emekli maaşı: En düşük emekli maaşı 2002 yılında 257 YTL. 2020 yılı başında 1.500TL. 2021’de 2.327 TL. 2022’de 2.500 TL. 2023’de 5.500 TL. 2024 yılı ocak ayında 10.000 TL. 2025 te 14.469 TL olmuş. 2026 yılı ocak ayında 20.000 TL.
2- Enflasyon ise 2020 yüzde (LEGABANK) 2020’de 14,60, 2021’de 36,08, 2022’de 64,27, 2023’de 64,77, 2024’de 44,38, 2025’te 30,89.
3- Asgari ücret 2020 yılı başı (2002 de 184 YTL) 2020’de 2324,71 TL. 2021’de 2.825,9 TL, 2022’de 4.253,40 TL, 2023 de 8.506,80 TL, 2024’de 17.002,12 TL, 2025’de, 22.104,67 TL. 2026’da 28.075 TL.
4- Dolar döviz kurları 2020-2026 yılı başları 2020’de 5,85 TL, 2021’de 6,92 TL, 2022’de 13,19 TL, 2023’de 18,70 TL, 2024’de 29,44 TL, 2025’de 35,25 TL ve 2026’da 42,85 TL. Enflasyona göre olması gereken 46,66 TL. Gerçek enflasyona göre ise 60 TL. olmalıydı.
5- 2020 yılı ve sonrası kapanan şirket ve esnaf, tüccar sayısı: 2020 yılı kapanan gerçek kişi işletme 24.136, kapanan şirket 15,366, kooperatif 583. 2021’de kapanan şirket sayısı 16.222, 2022’de 23.170, 2023’de 25.883, 2024’te 31.416, 2025’te 33.270 olarak hesaplandı. Bu dönemde 607.694 şirket faaliyete geçerken 129.961 şirket kapandı. Yani kapanan bir şirket yerine 5 şirket açıldı. 2021-2025 dönemi kapanan esnaf sayısı 606.845. Sadece 2025 yılında açılan esnaf sayısı 323.480, 2025’te kapanan esnaf sayısı 120.423. Yıllar itibariyle 2021-2025 dönemi açılan esnaf 287.550 – 333.235 – 313.774 – 287.624 – 323.480. toplam 1.545.663. kapanan esnaf 101.750 – 125.598 – 139.069 – 120.005 – 120.423. toplam 606.845. Demek ki 5 yılda 1.545.663 esnaf açılmış, 606.845 esnaf kapanmış. Oranı yüzde 39,26.
Ekonominin sıkıntıya girmesinin en büyük nedeni, gelir dağılımında büyük eşitsizlikler olmuş ve yüzde 1 nüfusun zenginlerin servet payı yüzde 40’ta yüzde 56’ya kadar çıkmıştır. Çalışanların ücretlerinde yüzde 50 kayıp olduğundan aylık 60 bin lira alması gereken asgari ücretliler 28 bin 75 liraya mahkûm edilmiştir. Neden?
Diğer yandan aynı şekilde en az 60 bin lira maaş alması gereken emekli 20 bin liraya mahkûm edilmiştir. Neden?
Enflasyon oranları üçte bir oranında düşük gösterilmektedir. Neden?
Döviz kurları en az enflasyon kadar artması gerekirken yüzde 35 oranında düşük tutulmakta ve bu da ithalatı teşvik etmekte, ihracatı engellemektedir. Sonuçta en büyük iş kollarından tekstil ve ayakkabı sanayi büyük darbe yemiş, işyerleri kapatılmış veya Mısır gibi ülkelere taşınmıştır. Demir-çelik bile sarsılmış, sıkıntı çektiklerini ifade etmişlerdir.
Esnaf ve tüccarlar arasında ise kurulanlara göre yüzde 40 civarında kapanmalar yaşanmakta, şirketler arasında ise yüzde 20 kapanmalar olmuştur.
Halkımız bunca sosyal, ekonomik krizleri neden yaşıyor, acıları neden yaşıyor ve neden aç kalıyor, bırakılıyor? Neden? Bilen var mı?

sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
