Sosyal demokrat belediyelerin, düşük gelirli vatandaşların beslenmelerine katkı sağlamak amacıyla açmış oldukları kent lokantaları iki ucu keskin bıçak gibidir.
Bu lokantalar sadece yoksulluk sınırının altında geliri olanlara hizmet veriyorsa bir sorun oluşturmaz.
Ama girişte sınırlama olmayan, isteyen herkesin yararlanabildiği bu lokantalar; hâliyle işçi çalıştıran, vergi veren ve yüksek kira ödemek zorunda olan ticari lokantalar aleyhine haksız rekabete neden olmaktadır.
Kent lokantaları nedeniyle müşteri kaybına uğrayan ticari lokantalar, zarara uğrama kaygısıyla ya işçi çıkarma ya da kapanma yoluna gidebilirler.
Bu da birçok insanın işinden ve aşından olması demektir.
Peki, ne yapmalı ki kent lokantalarının yaratacağı haksız rekabet giderilebilsin ya da minimuma indirilebilsin?
Bence belediyeler veya muhtarlıklarca, siyasi görüş ayrımı yapmadan, belli bir gelir seviyesinin altında geliri olanlar tespit edilip; onlara kent lokantalarında, diğer kamuya ait işletmelerde ve araçlarda geçerli olmak üzere birer kart verilebilir.
Sabit geliri olmayanlara ücretsiz, ek geliri olanlara ise iki misli fiyat uygulanabilir.
Aksi takdirde belediyeler, kent lokantaları sebebiyle ticari lokanta sahiplerinin ve çalışanlarının antipatisine maruz kalacaklardır.

sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
