Gökgöl Vadisi’nde Anıt Ağaçlar, Kurumsal Sessizlik ve Jeopark Gerçeği
ZONGULDAK – Mağaracı ve turizmci Engin Zaman, Gökgöl Vadisi’nde 1000 yaşını aşan porsuk ağaçlarının korunması için yıllardır resmi kurumlara başvuru yaptığını, ancak sonuç alamayınca kendi imkânlarıyla anıt ağaç tabelası yerleştirdiğini açıkladı. Zaman’ın bu bireysel girişimi, Zonguldak’ta doğa koruma ve turizm politikalarının kağıt üzerindeki hedeflerle sahadaki karşılığı arasındaki farkı bir kez daha görünür kıldı.

Gökgöl Vadisi’nde çok sayıda yaşlı porsuk ağacının bulunduğunu belirten Zaman, alanın bütüncül biçimde koruma altına alınması gerektiğini vurguladı. Zonguldak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ile Milli Parklar İl Müdürlüğü başta olmak üzere ilgili kurumlara yaklaşık dört yıldır dilekçeler verdiğini ifade eden Zaman, bugüne kadar somut bir adım atılmadığını söyledi.
Yetkililerin sessizliği karşısında inisiyatif aldığını belirten Zaman, “Başka ağaçlar kesilmesin, zarar görmesin diye kendi imkanlarımla gidip anıt ağaç tabelası koydum. Amacım bu eşsiz doğal mirasın fark edilmesini ve korunmasını sağlamak” dedi. Zaman, Gökgöl Vadisi’nin yalnızca doğal değil, aynı zamanda bilimsel ve turistik açıdan da büyük bir değer taşıdığına dikkat çekerek, alanın kalıcı koruma statüsüne kavuşturulması çağrısında bulundu.
Zonguldak Doğası Kâğıt Üzerinde Değerli, Sahada Sahipsiz
Engin Zaman’ın bireysel çabası, Zonguldak’ın sahip olduğu doğal ve jeolojik mirasla ilgili daha geniş bir tartışmayı da gündeme getiriyor. Göreceli olarak küçük bir il olmasına rağmen Zonguldak; mağaraları, kanyonları, obrukları, taşkömürü yatakları ve eşsiz ekosistemleriyle bilimsel açıdan Türkiye’nin en önemli alanları arasında yer alıyor. Özellikle yarasa popülasyonları ve Sofular Mağarası’nda elde edilen, Ortadoğu’nun son 10 bin yıllık iklim verilerini ortaya koyan çalışmalar, kentin dünya ölçeğinde tanınmasını sağlayabilecek nitelikte.
Bu zenginliklerin korunması ve turizm yoluyla kent yaşamına dahil edilmesi amacıyla, Zonguldak Turizm Altyapı Hizmet Birliği (ZONTAB) tarafından “Zonguldak Kömür Jeoparkı” projesi hayata geçirildi. İl sınırlarının tamamını kapsayan ve deniz alanını da içeren proje, taşkömürü mirası, mağaralar, antik kentler ve endüstriyel mirası bütüncül bir yaklaşımla ele almayı hedefliyor. Proje kapsamında Gökgöl Mağarası, Sofular Mağarası, Filyos Kalesi, Cehennemağzı Mağaraları gibi alanlar öncelikli değerler arasında sayılıyor.
Jeopark Varken Neden Bir Porsuk Ağacı Bireysel Çabayla Korunuyor?
Ancak sahadaki tablo, projelerin amaçlarıyla örtüşmüyor. Jeopark’ın temel hedefleri arasında doğal ve kültürel mirasın korunması, yerel halkın sürece katılımı ve bilimsel değerlerin gelecek kuşaklara aktarılması yer alırken; Gökgöl Vadisi’ndeki 1000 yıllık porsuk ağaçlarının korunması bireysel bir çabaya kalmış durumda.
Engin Zaman’ın tabelası, yalnızca bir doğa duyarlılığı örneği değil; aynı zamanda kurumsal yapıların konfor alanlarını terk etmekteki isteksizliğine dair güçlü bir sembol haline gelmiş durumda. Kentte yıllardır mağaracılık, doğa araştırmaları ve turizm alanında bireysel ve akademik çalışmalarıyla katkı sunan isimlerin uyarıları çoğu zaman görmezden gelinirken, büyük projeler kamu kaynaklarıyla yürütülüyor ancak sahaya aynı kararlılıkla yansımıyor.
Haber Yorum: Koruma Tabelayla Değil, Ortak Akılla Olur
Engin Zaman örneği, Zonguldak’ta doğa koruma ve turizm politikalarının yeniden düşünülmesi gerektiğini gösteriyor. Kentin geleceği, yalnızca kurumsal projelerle değil; bu alanda yıllardır emek veren bireylerin bilgi ve deneyimlerinin ciddiyetle dikkate alınmasıyla şekillenebilir.
Aksi halde, jeopark gibi iddialı projeler; kentin doğasına, ekonomisine ve kültürel belleğine katkı sunmaktan çok, var olan konfor alanlarını koruyan yapılara dönüşme riskiyle karşı karşıya kalacaktır. Gökgöl Vadisi’ndeki porsuk ağaçları ise bu çelişkinin sessiz tanıkları olmaya devam edecektir.


sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
