İktidar, uzun süredir tartışma konusu olan “yeni ve sivil anayasa” başlığını kurumsal bir metinle yeniden gündeme taşıyor. AKP Anayasa Komisyonu’nun hazırladığı ve anayasa yapımına ilişkin tespit ile önerileri içeren rapor, önümüzdeki günlerde “siyaset belgesi” adıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a sunulacak. Raporda, yeni anayasa ihtiyacının gerekçelendirilmesinin yanı sıra muhalefetin itirazları da mercek altına alınıyor.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın verdiği bilgilere göre, AKP Anayasa Komisyonu tarafından hazırlanan raporun ana başlığını “neden yeni ve sivil anayasa” oluşturuyor. Raporda, neden yeni bir anayasaya ihtiyaç duyulduğu, toplumun ve siyasi partilerin beklentilerinin neler olduğu ile sade ve anlaşılır bir anayasanın nasıl olması gerektiği gibi sorulara yanıt aranıyor.

Hazırlanan metinde, toplumun ve siyasi partilerin yeni ve sivil bir anayasa fikrine yaklaşımı da değerlendiriliyor. Raporda, yeni anayasa talebine yönelik desteklerin yanı sıra itiraz gerekçeleri de analiz edilirken, özellikle muhalefet partilerinin Meclis’te yeni bir anayasa yapılmasına karşı duruşu ele alınıyor. CHP’nin sivil bir anayasa talebinin bulunduğu ancak iktidarın mevcut uygulamalarının anayasa ile çeliştiği yönündeki eleştirilerine de yanıt üretilmeye çalışıldığı ifade ediliyor.

Komisyonun çalışma sürecinde, seçim sistemleri, yargı yetkileri, dünya anayasa tarihi ile denge ve denetleme mekanizmaları gibi başlıklar masaya yatırıldı. Bu kapsamda, “dünyadaki seçim sistemleri” başlığı altında Ali İhsan Yavuz’un, “anayasada yargı” konusunda Özlem Zengin’in, “denge-denetleme mekanizmaları” üzerine Serap Yazıcı Özbudun’un ve “anayasa nasıl yapılmalı?” başlığı altında Hayati Yazıcı’nın hazırladığı çalışma ve sunumlardan yararlanıldı.

AKP Anayasa Komisyonu tarafından kaleme alınan siyaset belgesinde, toplumun yeni ve sivil bir anayasadan beklentileri de maddeler halinde sıralandı. Belgede, yeni anayasanın sade ve anlaşılır bir dille yazılması gerektiği vurgulanırken, demokratik temellerin güçlendirilmesi, toplumsal uzlaşı ve barışın sağlanması, insan hakları ile temel özgürlüklerin güvence altına alınması ve ekonomik istikrarın desteklenmesi öne çıkan başlıklar arasında yer aldı.

Raporda ayrıca, farklı toplumsal grupların, etnik kökenlerin ve görüşlerin temsil edilmesini sağlayacak bir anayasanın, toplumsal uzlaşıyı ve kamusal barışı güçlendireceği savunuldu. Hukukun üstünlüğü ve bağımsız yargının güvence altına alınmasının, keyfi uygulamaları sınırlandıracağı belirtilirken, evrensel insan hakları ile temel özgürlüklerin daha kapsamlı biçimde tanımlanmasının bireysel hakların korunmasına katkı sunacağı ifade edildi.

Siyaset belgesinde, sivil bir anayasanın yalnızca seçme ve seçilme hakkını değil, siyasal düşünce ve ifade özgürlüğünü de kapsaması gerektiği vurgulanırken, toplumsal dinamikler değiştikçe anayasanın da bu değişime uyum sağlayabilecek esnek bir yapıda olması gerektiği değerlendirmesine yer verildi.


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.