Zonguldak’ın Gelik beldesinde özel bir şirkete ait maden ocağında meydana gelen göçükte iki madencinin yaşamını yitirmesinin ardından KESK Zonguldak Şubeler Platformu tarafından yapılan basın toplantısı gerçekleşti. Toplantıda yapılan açıklamada, özelleştirme ve taşeronlaştırma politikaları sert sözlerle eleştirildi. Açıklamada, “Hiçbir kâr oranı bir işçinin canından daha değerli değildir” denildi.

Platform adına konuşan Özgür Erkal, yaşamını yitiren madencilere rahmet, ailelerine ve maden emekçilerine başsağlığı dileyerek sözlerine başladı. Hayatını kaybeden işçilerden birinin emekli olmasına rağmen aldığı maaşla geçinemediği için yeniden yeraltında çalışmak zorunda kaldığını vurgulayan Erkal, bunun bireysel bir dramdan öte ağır bir sosyal ve ekonomik tabloyu ortaya koyduğunu belirtti. “Yıllarını yerin metrelerce altında geçirmiş bir emekçinin insanca yaşayacak gelire sahip olamaması kabul edilemez” diyen Erkal, geçim sıkıntısının emekçileri yeniden ölüm riskiyle karşı karşıya bıraktığını ifade etti.
Kazanın yaşandığı ocağın özel bir şirket tarafından işletildiğine dikkat çeken Erkal, yeraltı madenciliğinde yaygınlaşan taşeronlaşmanın işçi sağlığı ve güvenliğini ikinci plana ittiğini söyledi. Taşeron sisteminin güvencesiz çalışma, denetimsizlik ve üretim baskısını beraberinde getirdiğini belirten Erkal, “Bu düzenin bedelini maden işçileri canlarıyla ödüyor” dedi. Madenlerin en küçük ihmalde dahi telafisi olmayan sonuçlar doğurabildiğini ifade eden Erkal, özel şirketler ve taşeron zinciriyle parçalanmış işletme yapılarında sorumluluğun dağıldığını, hesap verilebilirliğin zayıfladığını ve denetimlerin etkisizleştiğini savundu.
Açıklamada, yaşanan facianın kamusal işletme ve güçlü denetimin önemini bir kez daha ortaya koyduğu belirtilerek, işçi sağlığı ve güvenliğinin bir maliyet kalemi değil, vazgeçilmez bir hak olduğu vurgulandı. “Hiçbir üretim hedefi, hiçbir kâr oranı bir işçinin canından daha değerli değildir” denilen açıklamada, kazanın yalnızca işletme bazında ele alınamayacağı, yıllardır sürdürülen özelleştirme ve taşeronlaştırma politikalarının kamusal denetimi zayıflattığı ifade edildi.
“Madenler kader değildir, iş cinayetleri fıtrat değildir” diyen Platform, bu ölümlerin önlenebilir olduğuna dikkat çekerek etkin ve bağımsız denetim sağlanmadığı sürece benzer acıların yaşanmaya devam edeceği uyarısında bulundu. Açıklamada, olayın tüm yönleriyle şeffaf biçimde soruşturulması, asli işveren ve varsa taşeronlar dâhil olmak üzere tüm sorumluların ortaya çıkarılması ve gerekli yaptırımların uygulanması talep edildi.
sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
