16 Ocak’ta Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Mega Endüstri Bölgeleri Master Planı”, Türkiye’nin üretim coğrafyasını yeniden şekillendirmeyi hedefliyor. Mehmet Fatih Kacır tarafından duyurulan plana göre 13 ilde, toplam 59 bin hektarlık alanda 16 yeni mega endüstri bölgesi kurulacak. Bu alanların mevcut OSB’lerden 16 kat büyük olması ve planlı sanayi alanlarına yüzde 37 ilave kapasite getirmesi, meselenin ölçeğini gösteriyor.

Ancak bu yeni sanayi kuşağında Batı Karadeniz yok. Daha açık söyleyelim: 170 yıllık madencilik ve ağır sanayi hafızasına sahip Zonguldak yok.

Zonguldak neden dışarıda?

Listeye bakıldığında Konya Ereğli’den Karaman’a, Niğde Bor’dan Hassa’ya kadar geniş bir hat boyunca yeni yatırım alanları oluşturuluyor. Ama Türkiye’nin taşkömürü üretim merkezi, demir-çelik hinterlandı, doğal gaz lojistiğinin yeni üssü Filyos’u barındıran Zonguldak kapsam dışı.

Bu noktada kamuoyunun sorması gereken soru açık:

  • İktidar bloğu milletvekilleri bu süreçte ne yaptı?
  • Kent bürokrasisi Ankara nezdinde nasıl bir girişimde bulundu?
  • Zonguldak’ın sanayi, enerji ve lojistik avantajları neden bu plana entegre edilmedi?

Bu sorular henüz yanıt bulmuş değil.

İş dünyası dinamik ama sonuç yok

Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası (ZTSO) Başkanı Metin Demir ve ekibi son dönemde özellikle Almanya temaslarıyla dikkat çekti. Essen’de enerji, girişimcilik, inovasyon ve kültürel iş birlikleri başlıklarında yoğun temaslar yürütüldü. Essen Büyükşehir Belediyesi ile görüşmeler yapıldı, BRYCK Startup Alliance ziyaret edildi, Avrupa’daki Türk iş dünyasıyla yatırım masaları kuruldu.

Enerji dönüşümü, 2053 net-sıfır hedefi, Filyos Vadisi, veri merkezleri, doğal gaz ekonomisi… Söylem düzeyinde güçlü bir vizyon çiziliyor.

Ancak kritik soru şu:
Bu uluslararası temaslar, 16 yeni mega endüstri bölgesi karar süreciyle neden örtüşmedi?

ZTSO’nun dinamik ve girişimci yaklaşımı, Ankara’da mega endüstri bölgesi statüsü kazandıracak bir siyasal ve stratejik baskıya dönüşemedi. Bu da iş dünyasının tek başına yeterli olamayacağını; siyasi iradenin devreye girmediği yerde sonuç alınamadığını gösteriyor.

Siyaset sınıfta mı kaldı?

İktidar cephesinin sessizliği kadar dikkat çeken bir başka husus da muhalefetin tutumu. Parlamento’da grubu bulunan partiler bu devasa planı Zonguldak özelinde neredeyse hiç tartışmadı.

Kentin ekonomik stratejisi hâlâ büyük ölçüde Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) ekseninde okunuyor. Oysa yeni sanayi politikası; mega ölçekli, entegre, lojistik bağlantılı ve yüksek katma değerli üretim merkezleri kurmayı hedefliyor.

Zonguldak’ın enerji altyapısı, liman avantajı, doğal gaz üssü olma potansiyeli ve ağır sanayi geçmişi; tam da bu modelle örtüşebilecek nitelikteyken, kentin bu vizyonun dışında kalması stratejik bir eksikliktir.

Bu durum iki ihtimali akla getiriyor:
Ya geleceğin ekonomik dönüşümü doğru okunamadı,
ya da okundu ama Ankara’da yeterince savunulamadı.

Büyük vizyon yerine gündelik polemik

Böylesi devasa ekonomik modeller için mücadele etmeyen bir siyaset doğal olarak kent merkezine sıkışır. Üst geçidi kim yapmalı, Lavuar alanında ne olacak, ekmek kaç liraya satıldı… Elbette bunlar önemlidir. Ancak sadece bu başlıklara sıkışan bir gündem, Zonguldak’ı bölgesel bir üretim üssü yapmaz.

Mega endüstri bölgesi statüsü; altyapıdan finansmana, yatırım teşviklerinden uluslararası sermaye akışına kadar çok boyutlu bir sıçrama anlamına geliyor. Bu fırsatın dışında kalmak, sadece bugünü değil önümüzdeki 30 yılı da etkiler.

Henüz geç değil

Plan 16 Ocak’ta yürürlüğe girdi. Ancak mevzuat süreçleri statik değildir. Ek maddeler, yeni fazlar, genişleme kararları mümkündür.

Neden Batı Karadeniz 17. mega endüstri bölgesi olmasın?

Filyos limanı, doğal gaz işleme kapasitesi, demir-çelik hinterlandı, lojistik avantaj ve enerji altyapısı bir araya getirildiğinde Zonguldak; Anadolu’nun ortasında kurgulanan yeni sanayi kuşağının Karadeniz kapısı olabilir.

Bunun için:

  • İktidar milletvekillerinin kamuoyunu açık biçimde bilgilendirmesi,
  • Muhalefetin meseleyi Meclis gündemine taşıması,
  • İş dünyasının teknik raporlarla süreci desteklemesi,
  • Kent bürokrasisinin Ankara nezdinde ısrarlı bir diplomasi yürütmesi gerekiyor.

Aksi halde Zonguldak, enerji dönüşümünü konuşan ama büyük sanayi dönüşümünde masada olmayan bir şehir olarak kalma riskiyle karşı karşıya.

Sanayi haritası değişiyor.
Soru şu: Zonguldak bu haritada yer almak için mücadele edecek mi? (Ekonomi Servisi)


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.