Zonguldak’ın Çaycuma ilçesinde, Çaycuma Çevre Gönüllüleri adına basın açıklamasını Ali Karatay yaptı. Türkiye genelinde eş zamanlı gerçekleştirilen açıklamada, bağımsız gazeteci, belgeselci ve çevre aktivisti Hakan Tosun’un öldürülmesine ve faillerin cezasız bırakılmasına tepki gösterildi.

Açıklamada, “Hakan Tosun’un katillerinin cezasız kalmasına, olası azmettiricilerinin gölgelerde saklanmasına izin vermeyeceğiz” denildi.

“Bu Bir İnsan Cinayeti ve Ardından Bir Hukuk Cinayetidir”

Çevre Gönüllüleri tarafından yapılan açıklamada, Hakan Tosun’un 10 Ekim 2025 gecesi İstanbul Esenkent’te bir elektrik direğinin dibinde otururken motosikletli bir grubun saldırısına uğradığı hatırlatıldı.

Açıklamaya göre Tosun, sekiz dakika süren ilk saldırıda ağır darbelere maruz kaldı. Ayağa kalktığını gören saldırganların dört–beş dakika sonra yeniden olay yerine dönerek Tosun’a ölümcül darbeler vurduğu belirtildi. İkinci saldırıdan yaklaşık 10 dakika sonra gelen ambulansla hastaneye kaldırılan Tosun’un beyin ölümünün gerçekleştiği ve entübe edildiği ifade edildi.

Çevre Gönüllüleri, “Buraya kadar yaşananlar bir insan cinayetidir. Ancak sonrasında yaşananlar bir hukuk cinayetidir” değerlendirmesinde bulundu.

“Deliller Toplandı, Tutuklama Yok”

Açıklamada, saldırganların yakınlarının, Tosun hastaneye kaldırılırken çevredeki esnaftan kamera kayıtlarını topladığı öne sürüldü. Delillerin bu şekilde ortadan kaldırılmaya çalışıldığı belirtilirken, söz konusu kişilerin tutuklanmadığı vurgulandı.

Dosyada görevli polislerin, Tosun’un yakınlarına 27 saat boyunca bilgi vermediği ve delillerin etkin biçimde toplanmadığı iddia edildi.

Ayrıca kamera kayıtlarında saldırganları olay yerine getirip götürdüğü görülen motosikletli üçüncü kişinin sanık yerine tanık olarak dosyada yer aldığı belirtilerek, bu durumun “hukukun katli” olduğu ifade edildi.

“Adam Öldürme Değil, Yaralama Suçlaması”

Çevre Gönüllüleri, davanın savcısının sanıklar hakkında “kasten öldürme” yerine “yaralama” suçlamasıyla dava açtığını ileri sürdü. Savcının, Tosun’un saldırganlara küfrettiğini ve saldırdığını iddia ederek haksız tahrik indirimi talep ettiğinin öne sürüldüğü açıklamada, bu yaklaşımın kamu vicdanını yaraladığı kaydedildi.

Açıklamada, saldırının sıradan bir mahalle kavgası olmadığı, Tosun’un gazetecilik ve çevre mücadelesi faaliyetleri nedeniyle hedef alınmış olabileceği savunuldu. Tosun’un katıldığı ve haberleştirdiği çevre direnişleri nedeniyle bazı çevrelerin rahatsız olmuş olabileceği ileri sürüldü.

“Mücadelemizden Geri Durmayacağız”

Çaycuma Çevre Gönüllüleri açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Eğer bu cinayet, çevre direnişçilerine gözdağı vermek için işlendi ise mesaj alınmıştır. Hakan Tosun’un kavgası kavgamızdır. Çevre ve halk düşmanlarıyla mücadelemizden asla geri durmayacağız. İşlenen tüm çevre suçlarının hesabını soracağız.”

Açıklama, “Hakan Tosun’un katillerinin ve olası azmettiricilerinin peşini bırakmayacağız. Hak ettikleri cezayı alana kadar susmayacağız” sözleriyle sona erdi.


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.