Birleşik Kamu-İş’e bağlı Eğitim-İş Zonguldak Şube Başkanı Kamuran Çataklı, İstanbul’da bir lisede yaşanan bıçaklı saldırının ardından yazılı basın açıklaması yaptı. Çataklı, öğretmen ve öğrencilerin can güvenliğinin sağlanamadığı bir eğitim sisteminin kabul edilemeyeceğini vurguladı.

“Bir öğretmenimizi okulda kaybettik”
İstanbul’un Çekmeköy ilçesinde bulunan Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde yaşanan saldırıya dikkat çeken Çataklı, uzun süredir okula devam etmediği belirtilen 11. sınıf öğrencisinin bıçakla okula girerek iki öğretmeni ve bir öğrenciyi hedef aldığını hatırlattı. Saldırıda 44 yaşındaki bir öğretmenin hayatını kaybettiğini, yaralıların bulunduğunu belirten Çataklı, “Vicdanımız sızlıyor, aklımız kabul etmiyor” dedi.
Öğrenci hakkında daha önce rehberlik görüşmeleri yapıldığını, tutanakların tutulduğunu ve uyarıların gerçekleştirildiğini aktaran Çataklı, öğrencinin kısa süre önce çocuk psikiyatrisi kliniğinde tedavi sürecinin bulunduğunun da bilindiğini ifade etti. Buna rağmen gerekli önlemlerin alınmadığını savunan Çataklı, yaşananların açık bir ihmal ve yönetim sorunu olduğunu, sorumluluğun öğretmenlere ve okul yönetimine yüklenemeyeceğini kaydetti.
“Münferit değil, politik tercihlerin sonucu”
Yaşanan saldırının münferit bir olay ya da basit bir güvenlik sorunu olarak değerlendirilemeyeceğini belirten Çataklı, şiddet sarmalının bireysel suçlara indirgenemeyeceğini söyledi.
Eğitimin kamusal bir hak olmaktan çıkarılıp piyasalaştırıldığını, öğretmenin itibarsızlaştırıldığını ve okulların siyasal-ideolojik alanlara dönüştürüldüğünü savunan Çataklı, mevcut tabloyu uzun yıllardır sürdürülen eğitim politikalarının sonucu olarak nitelendirdi. Bir kamu çalışanının görev yaptığı yerde devlet tarafından korunamamasının kamu otoritesinin zayıfladığını gösterdiğini ifade etti.
“Güvenlik zafiyeti açıkça ortada”
Açıklamada, alışveriş merkezlerine dahi kesici-delici aletlerle girilemezken okullara silah ya da bıçakla girilebilmesinin ciddi bir güvenlik ve denetim zaafiyeti olduğuna dikkat çekildi. Bunun yalnızca teknik bir güvenlik sorunu değil, kamusal eğitimi “maliyet kalemi” olarak gören anlayışın sonucu olduğu savunuldu.
Milli Eğitim Bakanlığı’nın önceliğinin öğrencilerin ve öğretmenlerin can güvenliği olması gerektiğini belirten Çataklı, laiklik, bilim ve meslek onurunun hiçe sayıldığı bir ortamda şiddetin sıradanlaştığını ileri sürdü.
“Mücadeleye devam edeceğiz”
Eğitim-İş olarak eğitim kurumlarının bilimin ve özgürlüğün mekânı olması gerektiğini vurgulayan Çataklı, öğrencilerin ve eğitim emekçilerinin can güvenliği sağlanıncaya kadar denetimsizliğe ve liyakatsizliğe karşı mücadeleyi sürdüreceklerini ifade etti.
Çataklı, hayatını kaybeden öğretmene rahmet, ailesine ve öğrencilerine başsağlığı; yaralılara ise acil şifa dileklerini ileterek, “Öğretmenin ve öğrencinin can güvenliğini sağlayamayan bir eğitim sistemi kabul edilemez” dedi.

sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
